E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

IAEE Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu: "Önümüzdeki Yıl Enerji Sektörünün, Türkiye'de Eşi Benzeri Olmayan Bir Dünya Konferansı ile Karşılaşacağı Ortada"

IAEE Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu: "Önümüzdeki Yıl Enerji Sektörünün, Türkiye'de Eşi Benzeri Olmayan Bir Dünya Konferansı ile Karşılaşacağı Ortada"

16 Aralık 2014 Salı | SÖYLEŞİ
1.207 kez okundu

Bu yıl, 38’incisi gerçekleşecek olan IAEE 2015 Antalya’da düzenlenecek. Uluslararası bir organizasyon olan IAEE’nin, bu yıl daha fazla katılımcı ile buluşması bekleniyor. Bunun nedeni ise, Dünya Konferansı’nın düzenlendiği bölgede o yıl bölgesel konferans yapılmaması. IAEE 2015 nedeniyle önümüzdeki yıl IAEE’nin Avrupa Konferansı da Asya Konferansı da yapılmayacak. Bu da katılımcı sayısını iyice yükselten bir unsur olarak görülüyor. Büyük kitlelerle buluşmaya hazırlanan IAEE 2015 hakkında merak ettiklerimizi ilk seçilmiş başkan olan IAEE Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu’na sorduk.

IAEE 2015 için beklentileriniz nelerdir? Enerji sektörünün konferansa olan ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

IAEE 2015 için yurt dışından gelecek katılımcı sayısının 500’ün üzerinde olmasını bekliyoruz. Geçmiş konferanslardaki katılım seviyelerine bakarak bu sayıyı muhafazakar bir beklenti olarak telaffuz edebilirim. Yurt içi katılımla birlikte fiziksel imkanlarımızı zorlayacak rekor seviyede bir talep bekliyorum. Fiziksel imkanlarımızı zorlayacak derken kapasitemizin üstünde kayıt almayacağımızı, daha önce IAEE konferanslarında yaşandığı gibi kapasitemiz dolduğunda kayıtları durduracağımızı belirtmek isterim.

Yurt dışından katılacakların IAEE üyelerinin bulunduğu her yerden, yani 100’ü aşkın ülkeden, gelmesi beklenebilir. Bölgesel dağılıma baktığımızda IAEE üyelerinin üçte birinin Asya, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu, üçte birinin Kuzey Amerika ve üçte birinin de Avrupa’da ikamet ettiği görülmektedir. IAEE 2015 için de buna paralel bir bölgesel dağılım bekliyoruz. Katılımcıların mesleki dağılımı da yine IAEE içerisinde üye dağılımına benzer olacaktır. Buna bakarsak %27 şirketler, %20 akademik, %19 öğrenci, %13 kamu, %7 uluslararası kuruluşlar ve geri kalanı da finansal kuruluşlar, basın ve diğer olmak üzere bir dağılım görüyoruz.

Program olarak bakıldığında çok cazip, çünkü herkese hitap eden oturumlarımız olacak. Yaklaşık on paralel oturum dışında her gün sadece iki oturumun olduğu, özel davetli üst düzey ‘dual plenary’ oturumlarımız olacak. Bunların hem konu olarak, hemde katılımcının mesleki ve coğrafi orijini açısından dengeli olmasına özen gösteriyoruz. Paralel oturumların içerisinde standart prosedür dahilinde özet gönderenlerin yanısıra üç çeşit özel oturumlarımız olacak. Bunlardan ilki akademik katılımcılara yönelik. Bilimsel derinliği olan “Discussant Session” olarak adlandırdığımız ve katılımcıların üniversite kökenli olduğu, sunulacak makalelerin de bunları önceden okuyup çalışarak gelmiş bir moderatörün soruları etrarafında tartışılacağı oturumlarımız olacak. İkinci tür özel oturumlarımız iş dünyasına daha çok hitap eder nitelikte. Bunlarda amaç aynı konuda farklı görüşleri buluşturmak ve tartıştırmak. “Collaborative Conversation” dediğimiz bu oturumlarda mutlaka özel sektör temsilcisi ve kamu sektörü temsilcisi bulunacak. Üçüncü katılımcı akademik de olabilir, uluslararası kuruluş ve/veya bağımsız kuruluş kökenli de olabilir. Üçüncü tür oturumlarımız ise bize gelen oturum düzenleme taleplerin Program Komitesi tarafından değerlendirildikten sonra kabul edilmesi sonrasında oluşan davetli oturumlardan oluşmaktadır. Ancak şunu belirtmek isterim ki; konferansımızda sunulacak tüm bildiriler, davetli bile olsa, en az üç hakemin değerlendirmesinden geçerek elde edilen puan sonucuna göre kabul veya red ediliyor olacak. Bu değerlendirmeleri yapan hakem heyetimiz uluslararası alanda konusunda ünlü, çok yetkin ve seçici kişilerden oluşmakta. Dolayısıyla yapılacak sunumların içeriği itibarı ile kalite düzeyi yüksek bir konferans olacaktır.

Son olarak da konferansın sosyal yönünü çok önemsediğimizi belirtmek isterim. Katılımcıların birbirleriyle konferans pogramı çerçevesindeki profesyonel tartışma ortamı dışında da iletişim kuracakları sosyal ortamlar yaratmaya özen gösteriyoruz. Örneğin konferans öncesinde düzenlediğimiz Golf ve çeşitli spor dallarına ilişkin turnuvalarımız var. Amfitiyatroda özel tören ve gösteri programı içeren bir gecemiz var. Bir diğer gecede plajda özel barbekülü, sürprizli parti düzenliyoruz. Bunların hepsi konferansın bir parçası, ilave ücret ödemeden herkesin davetli olduğu etkinlikler. Tüm sosyal etkinliklerimizde sınırsız yiyecek-içecek ikramımız olacak. Bütün bu söylediklerim ışığında önümüzdeki yıl enerji sektörünün Türkiye’de hem sosyal olarak hem de sunumlar, tartışmalar olarak çok zengin, eşi benzeri olmayan bir Dünya konferansı ile karşılaşacağı ortada. Sponsorluk paketlerine olan talepten ilgi düzeyinin memnuniyet verici düzeyde yüksek olduğunu söyleyebilirim. 13 Ekim 2014 tarihi itibarı ile sözleşmesi imzalanmış sponsorlarımız olarak en üst seviye olan Platin kategoride İgdaş ve Tüpraş , Altın kategorisinde OMV Petrol Ofis, ve Bereket Enerji, Gümüş kategorisinde ise DB Tarımsal Enerji, Demirer Holding, İzaydaş, TSKB, Limak Enerji, Opet, Polat Enerji, Zorlu Enerji, Accenture bulunmaktadır. Recydia Şirketi de emisyon sponsorumuz, yani sıfır emisyon olarak tasarlanan konferansımızın hazırlık aşamasından son gününe kadar katılımcıların seyahatleri de dahil olmak üzere ortaya çıkacak emisyonların başka yollarla kompanse edilmesinde bize gerekli desteği sağlayacak.

Geçtiğimiz yıllarda yapılmış konferanslarınızı göz önünde bulundurursak, gelişim hangi yönde gerçekleşiyor?

Ben, bu yıl Başkan seçilene kadar, IAEE’de dört yıldır konferanslardan sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüm. Halen de yürütüyorum çünkü seçimlerde kazandığım Başkanlık görevini 1 Ocak 2015’de Seçilmiş Başkan olarak devralacağım. Konferanslardan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak son dört yıldır tüm IAEE konferanslarının planlama ve program komitelerinde yer aldım, katılımcı anket sonuçlarını değerlendirdim. Anketlerde gerek içeriğe gerekse organizasyona ilişkin geri dönüşümler son derece olumlu, yani katılımcıları tatmin ve memnun ediyoruz. Bunun da meyvasını alıyoruz, zira sürekli artan bir ilgi ile karşı karşıyayız, her yıl yeni bir rekor kırıyoruz. Örneğin bu sene New York’da gerçekleştirilen IAEE 2014 Konferansı’nda yeni bir katılımcı rekoru kırıldı. Örneğin Stockholm’de gerçekleştirilen IAEE 2011 Konferansı’mızın başlamasına iki ay kala yoğun talep karşısında salon kapasitelerine ilişkin fiziki kısıtlar nedeniyle kayıtları kapatmak zorunda kaldık. Perth’de gerçekleştirilen IAEE 2012 ve Daegu’da gerçekleştirilen IAEE 2013 konferanslarımız da rekor üstüne rekor kırdı. Şimdi sıra Antalya’da ve yeni bir katılımcı rekoru kıracağımızdan oldukça eminim. Çünkü Dünya Konferansı’nın Türkiye’de düzenlenmesi nedeniyle bölgesel konferanslarımız da iptal oldu. IAEE’de her yıl Dünya Konferansı’nın yanısıra Avrupa, Asya, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Afrika olmak üzere bölgesel uluslararası konferanslar da düzenleniyor. Ancak şöyle bir kuralımız var: Dünya Konferansı’nın düzenlendiği bölgede o yıl bölgesel konferans yapılmaz. IAEE 2015 nedeniyle önümüzdeki yıl IAEE’nin Avrupa Konferansı da Asya Konferansı da yapılmayacak. Bu da katılımcı sayısını iyice yükselten bir unsur olacak.

IAEE 2015’i ülkemiz açısından değerlendirirsek, sizce ne gibi faydaları olacak?

Her şeyden önce dünyanın dört bir yanından beklediğimiz 500’ü aşkın profesyonel katılımcının Türkiye’ye gelmesi ülkemizin bilim, kültür ve turizm merkezi olma potansiyelini öne çıkaracak. Bu konferansta ağırlıklı olarak Türkiye’yi yakından ilgilendiren konular ele alınıyor ve bunlar enerji ekonomisinde dünyanın önder kişileri tarafından değerlendiriliyor olacağından enerji sektörünün sağlıklı gelişimi için çok değerli bilgi ortaya çıkacak. Ülkemiz için enerjinin tüm yönleriyle ekonomik açıdan doğru değerlendirmesi, bilgi birikimi ile uygulama ve yönetmeliklerin, enerji ve çevre politikalarının ekonomik yönde sağlam temellere dayalı olarak geliştirilmesi için eşi bulunmaz bir fırsat sunacak. Bunların dışında ülkemiz enerji sektörü çalışanları için benzer alanda yurtdışında çalışan profesyonellerle bağlantı kurma fırsatı sunacak. Bu fırsat benzer alanda ama farklı kökende profesyonelleri içerdiğinden çok özel bir değer taşıyor. IAEE topluluğu nobel ödüllü bilim adamlarından CEO’lara, Enerji Bakanlarından Kurul Başkanlarına kadar üst düzey profesyonellerin en iyilerini kamu, iş dünyası ve akademi olmak üzere tüm yelpazede biraraya getirdiğinden müthiş bir sinerji fırsatı oluşturuyor.

 

Bunun dışında Türkiye için çok önemli konulara konferansımızda çok özel yer veriyor olacağız. Örneğin düşük karbon ekonomisine geçiş fırsatlarının ekonomik analizinin yapıldığı, yenilenebilir ve çevreci yeni enerji teknolojilerin ekonomik potansiyelinin değerlendirildiği plenary oturumlarımız olacak. Açılış Oturumunun konusu da İklim Değişikliği olacak. Biliyorsunuz 2015 yılı sonunda Paris’te yapılacak olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansında Kyoto Protokolü sonrası bağlayıcılığı olan yeni bir uluslararası anlaşmanın imzaya açılması sözkonusu ve Türkiye’nin de karbon salımlarının azaltılmasına ilişkin yükümlülük alması bekleniyor. Bununla ilgili farklı kamu kurumlarında farklı görüş ve değerlendirmeler mevcut. IAEE 2015 küresel bir bakış açısıyla ve enerji ekonomisi açısından doğru değerlendirilmesine olanak tanıyacak kapıyı aralıyor olacak. Arkasında konunun en etkili, en bilgili isimleriyle birlikte. Örneğin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Başkanı Rajendra Pachauri IAEE Başkanlığı da yapmış bir isimdir ve IAEE 2015’in Program Komitesi üyesidir. İklim müzakerelerinde Türkiye’nin pozisyonunu tayin eden yöneticiler konferansımızda ekonomik bakış açısıyla en güncel bilgi ve değerlendirmeleri edinme fırsatı bulacaklar. Türkiye için enerjide stratejik önem taşıyan bir başka konu petrol ve gaz taşımacılığı, jeopolitik hususlar. Bunlar üzerine de yine çok özel Plenary oturumlarımız olacak, önemli bölgesel aktörleri ile birlikte. Diğer önemli konularımız arasında hep gündemde olan gaz kontratları, fiyatlar ve piyasa oluşumu var. Benzer şekilde elektrik piyasaları, güvenilirlik, fiyat oluşumu, regülasyon ve dağıtım konuları önemli konularımız arasında. ABD’deki kaya gazı ve petrolünün küresel enerji piyasalarını nasıl etkileyeceğini bölgesel konferanslarımızda hep konuşuyoruz ve Antalya’da hepsini toparlayan bir Plenary oturumumuz olacak. Enerji sektörünün her kesimini ilgilendiren bütün bu konularda en güncel araştırma sonuçlarını ve değerlendirmeleri dünyaca ünlü önder uzmanlarından, teorisyenlerinden ve uygulayıcılarından dinlemek ve daha iyi anlamak için ülkemiz enerji profesyonellerine sunulan fırsattır IAEE 2015.

 

Son olarak eklemek istediklerinizi aktarabilir misiniz?

Konferansla ilgili çok önemli bir konu da vereceğimiz ödüller. Öğrencilere yönelik olarak “Best Paper Award” ve “Best Poster Award” ödüllerimizin yanısıra basın mensuplarına yönelik olarak “Journalism Award” ve mesleğe katkıyı onore ettiğimiz “Outstanding Contribution to the Profession Award” ödülleri veriyoruz. Hepsinin IAEE düzeyinde belirlenen komiteleri, ayrıntılı değerlendirme süreci var. Bunlara ek olarak bu yıl ilk olarak kurumsal düzeyde iş dünyasına ve STK’lara da hitp edecek yeni bir ödül vereceğiz: “Energy Development, Growth and Sustainability Award”. Enerjide Kalkınma, Büyüme ve Sürdürülebilirlik (EKSB) ödülümüzün alt başlığını “Kırsal Bölgelerde Temiz Enerjinin Erişim ve Kullanımını Artırmaya Yönelik Sosyal Sorumluluk Girişimleri” olarak belirledik. Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de kırsal kesimde enerjiye erişim, enerjinin uygun teknolojilerle tüketilmesi ve çevrenin ve tüketicilerin sağlığının korunması önemli bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, 2015 Konferansımızda bu alanda bir ödül vermeyi planladık.

Konferans bünyesinde kurduğumuz EKBS Ödül Komitesi, enerji kıtlığını azaltan ve geleneksel enerji kaynaklarının daha sürdürülebilir biçimde kullanılmasını ön plana çıkartan veya uygun teknolojilerin geliştirilmesini ve yaygınlaştırılması sağlayan ve temiz enerji konusunda farkındalık yaratan ulusal ve uluslararası ölçekteki girişimleri inceleyecek ve yukarıdaki koşulları sağlayan bütün girişimleri, son kullanıcıya hangi türde fayda (pişirme, ısıtma, aydınlatma, iletişim, mekanik güç, ulaşım, vb.) sağladığına bakılmaksızın değerlendirmeye alacak. Kurumlar EKBS ödülü için başvurularını 19 Aralık 2014 tarihine kadar  www.iaee2015.org adresinden yapabilirler ve daha fazla bilgi edinebilirler. 


 


İlginizi çekebilir...

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay: "Büyük Bir Potansiyele Sahibiz"

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay, Türkiye'de çatıların güneş enerjisi üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguluy...
19 Temmuz 2019 Cuma

"Arıtma Tesislerinde Dijital Devrim Yaşanacak"

Endüstriyel arıtma tesislerde dijitalleşme ve Endüstri 4.0 konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Artemis Arıtım Kurucu Ortağı Yüksek Çevre Mühen...
23 Mayıs 2019 Perşembe

"Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Daha Çok Yatırım Yapmalıyız"

Biyogaz, doğalgaz, singaz, çöp gazı ve diğer spesifik gazlarla çalışan yüksek verimli gaz motorları ile enerji sektöründe faaliyet yürüten Alternatif ...
23 Mayıs 2019 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.