E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

IEA Başekonomisti Dr. Fatih Birol: “Türkiye’nin Önünde Üç Yol Var; Enerji Verimliliği, Yenilenebilir

IEA Başekonomisti Dr. Fatih Birol: “Türkiye’nin Önünde Üç Yol Var; Enerji Verimliliği, Yenilenebilir

8 Mayıs 2012 Salı | SÖYLEŞİ
92. Sayı (MART 2012)
173 kez okundu

   Türkiye’nin enerji sektörünün bugününü nasıl değerlendirirsiniz, yarını hakkındaki öngörüleriniz nelerdir?

Türkiye ekonomisi ve nüfusu hızlı büyüyen ülkelerden biri. Ekonominin büyümesi çok güzel bir şey ama bu büyümenin anahtarı enerji. Demek oluyor ki ekonominin büyümesi için enerjiye ihtiyaç var.Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda da enerji talebi hızla artacak. Tabii buradaki soru işareti, bu talebi hangi kaynaklardan ve hangi fiyatla karşılayacağımızdır. Bu sorunun yanıtını bulmak için çok detaylı ve uzun vadeli bir enerji planlaması yapmak gerekiyor.

 

Türkiye için önemli olduğunu düşündüğüm birkaç nokta söyleyebilirsem eğer, ilk önce hem sanayi sektöründe hem de evlerde kullanılan elektronik eşyalarda ve beyaz eşyalarda, taşıtlarda, enerjinin çok daha fazla verimli kullanılması lazım. İkincisi, yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok önem verilmesi lazım. Özellikle de rüzgar, güneş, hidrolik ve jeotermal enerjiye. Son olarak da, ben nükleer enerjinin Türkiye’nin enerji kaynaklarının bir parçası olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü enerji üretme yöntemlerimizin arasında bulunacağı için en azından dışa olan bağımızı bir nebze olsun azaltabilir ve bu konuda güzel bir adım olabilir. Öte yandan ben, nereden bakarsak bakalım, Türkiye’nin enerji ithalat faturalarının, arz açığının çok önemli bir parçası olmaya devam edeceğini görüyorum. Önümüzdeki yıllarda da petrol ve doğalgaz faturalarının Türkiye ekonomisi için ciddi bir baş ağrısı olacağını düşünüyorum.

Cari açık çok fazla ve elbette ki bu açık enerji ile bağlantılı. Bu açığı kapatabilmek için sizce ilk etapta atılabilecek somut adımlar nelerdir?

Yenilenebilir enerji kaynaklarından etkin bir biçimde faydalanmak, hem güneşe hem rüzgara hem de hidroelektriğe çok iyi bakmak ve hepsini maksimum seviyede değerlendirmek lazım. Ancak bu kaynakların proje bazında değerlendirilmesi lazım. Yani bu projelerin ne kadar yardıma ihtiyacı var, iyi tespit edilmeli. Bazı projelere başında destek verirsin sonraları kendisini düze çıkarır, bazı projeler ise tüm hayatı boyunca destek ister. Kendini kolay kurtaracak, ekonomik hayatı olan projelere özellikle rüzgarda ve güneşte yer vermek lazım.

 

Yerli katkı da bu alanda çok önemli, şu anda baktığımızda Çin vb. ülkelerin ürünleriyle üretim yapmak son derece zorlaşıyor. O bakımdan bu alanda yerli üreticilere destek olunması gerekiyor.

 

Türkiye’nin nükleer enerjiye geçişini nasıl değerlendirirsiniz?

Nükleer enerji Türkiye için elzemdir. Türkiye mutlaka nükleer enerjiye geçmeli. Hem ekonomik açıdan hem enerji arz güvenliği açısından hem de çevre açısından bu çok önemli.

 

Ancak burada hangi partner ülkelerle hangi şartlar altında çalışacağımızı ince eleyip sık dokumamız, çok iyi tespit etmemiz lazım. Türkiye nükleer projelere başlarken, ekonomik jeopolitik ve güvelik açısından neyin faydalı olacağını iyi incelemeli.

 

Türkiye’deki enerji verimliliği çalışmalarını nasıl görüyorsunuz, bu çalışmalar nasıl yönlendirilmeli?

Bu fenomen sadece Türkiye’de olan bir şey değil. Bir çok politikacı, bir çok sanayici, enerji verimliliğinin önemini anlıyor ve bu konuda bir şey yapılması gerektiğini biliyor.

 

Ancak dünyadaki enerji kullanımlarına bakıldığında durum tam tersine işliyor. Kötü olan durum devam etmiyor daha da kötüye, kötünün kötüsüne gidiyor. Bunun için yapılması gerekenlerin ilki, çok ciddi kurallar ve yönetmelikler geliştirmek. Kanuni yaptırımı olan düzenlemeler lazım. Enerji verimliliği çalışmaları gönüllülüğe bırakılacak bir konu değil.

 

Zorunluluklar her sektör için getirilmeli. Ayrıca politikacıların ve hükümetin enerji verimliliğini teşvik eden finansal düzenlemeler yapmaları lazım. İnsanlar enerjiyi az ve verimli kullandıkları zaman finansal bir getiri elde edeceklerine inandırmak lazım. Bu çerçevenin mutlaka sunulması lazım. Bu konu böyle panellerle, konuşarak çözülebilecek bir konu değil.

 

Türkiye kendisini Uluslararası İklim Görüşmelerinde nasıl konumlandırılmalı?

‘Türkiye birçok alanda lider ülkelerden biri olma yolunda gidiyor’ gibi bir iddia var. Eğer bu iddiadaysak, diğer konulardaki önderliğimizi, çevre konusunda da göstermeliyiz. Bu konuda gereken neyse yapılmalı ve önemli adımlar atılmalı.   


 


İlginizi çekebilir...

Friterm Enerji Sistemleri Satış Şefi Sinan Aydın: "Friterm Dünyanın Önde Gelen Üreticilerinden Birisi"

Friterm'in özellikle kuru soğutucu üretimi ile ülkemiz sınırlarını aşarak, dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi haline geldiğini ifade eden ...
22 Kasım 2019 Cuma

"Türkiye'de Lider Yenilenebilir Enerji Şirketi Olmayı Hedefliyoruz"

Enerji sektöründeki onuncu yılını kutlayan Borusan EnBW Enerji'nin Genel Müdürü Mehmet Acarla ile firmanın kurulduğu günden bu yana hataya geçirdi...
26 Eylül 2019 Perşembe

"Atıksu Atık Değil Önemli Bir Kaynaktır"

Türkiye'de yılda 5 milyar ton atıksuyun deşarj edildiğini ve bu miktarın 3 Sapanca Gölü'ne eşit seviyede olduğunu ifade eden Artemis Arıtım Ku...
26 Eylül 2019 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.