Enerji Kimlik Belgesi Son Tarih Uzatıldı ve Yalıtım Uygulamaları İçin Asgari Sözleşme Örneği Yayınlandı

Enerji Kimlik Belgesi Son Tarih Uzatıldı ve Yalıtım Uygulamaları İçin Asgari Sözleşme Örneği Yayınlandı

29 Mayıs 2017 Pazartesi / 14:34 | ENERJİ VERİMLİLİĞİ | Yorumlar

Bilindiği üzere mevcut binalar için Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu için 10 yıl süre tanınmış ve bu süre 2 Mayıs 2017 tarihinde sona erecekti. Bu tarihten sonra göre alım-satım ve kiralama işlemlerinde Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi gerekecek, Enerji Kimlik Belgesi olmayan binalarda bu işlemler yapılamayacaktı.

Fakat bu 10 yıllık süreçte mevcut binaların çok az bir kısmı Enerji Kimlik Belgesini aldı. Bunun nedeni, gerekli bilgilendirme ve duyurular yapılamadığı için mevcut bina yönetimlerinin büyük çoğunluğunun uygulamadan haberi olmaması ya da haberi olmasına rağmen son tarihi beklemesiydi.

2 Mayıs tarihine günler kala çeşitli basın-yayın organlarında konunun haberi yapıldığında Enerji Kimlik Belgesi talepleri artmaya başladı. Fakat Türkiye genelinde mevcut bina adedinin yaklaşık 10 milyon adet olması ve Enerji Kimlik Belgesi düzenlemeye yetkili firma sayısının azlığı nedeniyle oluşacak talebin karşılanamayacağı düşünüldü ve son bir hafta kala “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” nde değişiklikler yapıldı.“Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik” 28 Nisan 2017 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik değişikliği ile beraber özellikle Enerji Kimlik Belgesi ve Isı Yalıtım Uygulamalarında önemli güncellemeler yapıldı.

ENERJI KIMLIK BELGESI IÇIN SON TARIH 2020 YILINA UZATILDI

Söz konusu güncellemelerin özeti aşağıdaki gibidir.

• Enerji kimlik belgesinin tapu daireleri tarafından alım satım işlemlerinde

istenmesi, 1 Ocak 2020 yılına ertelenmiştir.

• Enerji kimlik belgesi verilmesi çalışmaları bakanlık tarafından denetlenecek ve düzenleyen firmaların yetkilerini kötüye kullandıkları ya da asılsız belge düzenledikleri tespit edilirse yetkileri askıya alınacak ve soruşturma açılacaktır.

• İlgili şartları sağlayan SMM firmaları da mevcut binalarda EKB düzenleyebilecektir. Şartlar aşağıdaki gibidir.

o EKB uzmanı bulundurması,

o Etüt proje uzmanı bulundurması,

o Türkak kalibrasyonlu Termal kamera bulundurması vb.

Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğunun tüm mevcut binalar için 2020 yılına ertelenmesi ilk bakışta doğru bir karar gibi görülmektedir. Çünkü yaklaşık 10 milyon adet mevcut binanın Enerji Kimlik Belgesi talebi mevcut yetkili firmalar ile karşılanamayacağı düşünülerek süre uzatımı gerekli görülmüştür. Fakat gerekli bilgilendirme ve teşvik yapılmadığı sürece 2020 yılında da aynı durumun ortaya çıkacağı aşikârdır. Süre uzatımı yerine kademeli bir geçiş öngörülseydi (örneğin 2018 yılından sonra büyük şehir belediye sınırları içindeki binalarda, 2019 yılından sonra tüm belediye sınırları içindeki binalarda, 2020 yılına kadar belediye sınırları dışındaki binalarda zorunluluğun getirilmesi vb.) daha etkin ve sorunsuz bir geçiş sağlanmış olacaktı.

Mevcut binalarda Enerji Kimlik Belgesi düzenleme yetkisinin SMM firmalarına da açılması ilk bakışta yapılacak işin kalitesinin düşeceği endişesi vermektedir. Fakat yetki almak isteyen SMM firmalarının Etüt Proje Uzmanı bulundurması şartı ve yapılacak çalışmaların bakanlık tarafından denetleneceğinin, asılsız belge düzenleme ya da yetkiyi kötüye kullanım tespiti halinde yetkinin askıya alınması maddesi bu endişeleri kaldırmaktadır. Yalıtım uygulayıcı firmalarına uygulama sonunda Enerji Kimlik Belgesi düzenleme ve termal kamera ölçümü yapma zorunluluğu getirildi. Yalıtım sektörü için önemli konu ise, yalıtım uygulamalarında kullanılacak asgari sözleşme örneği tanımlanmış olmasıdır. Böylece bundan sonra yapılacak yalıtım uygulamalarında asgari sözleşme şartları kanunen yer almalıdır.

Yalıtım sözleşmelerinde yer alması gereken maddelere göre;

• TS-825 standardı ekinde yer alan veya ulusal teknik onay kuruluşlarından onay almış malzemeler kullanılması,

• Isı yalıtım uygulama kılavuzu veya üretici firma standartlarına göre uygulama yapılması,

• Uygulanacak malzemelerin CE ya da G uygunluğu olması, (burada sanırız ısı yalıtım boyası, sıvası vb. malzemelerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır)

• Yalıtım uygulaması sonrasında Enerji Kimlik Belgesinin de uygulayıcı firma tarafından verilmesinin zorunlu hale getirilmesi,

• Yalıtım uygulamasının sonunda termal kamera veya U değeri ölçer cihazlarla uygulamanın belgelendirilmesi, (bu madde tartışma yaratacaktır çünkü yaz aylarında yapılacak uygulamalarda bu ölçümler alınamayacaktır.)

• Müşterinin uygulayıcıya gerekli elektrik su ihtiyacını karşılaması,

• Uygulayıcının “Isı Yalıtımcısı” yeterlilik belgesi olması,

• Uygulayıcının her türlü iş sağlığı ve güvenliği tedbirini alması,

• Uygulayıcının moloz ve atıkları belediyenin gösterdiği yere taşıması,

• Uygulayıcının nakliye ve imalatın her aşamasından sorumlu olması,

• 5 yıl garanti süresinin olmasıdır.

Söz konusu maddeler incelendiğinde yalıtım uygulamalarında uygun olmayan malzemelerin kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlandığı görülmektedir. Ayrıca uygulayıcı firmaya çeşitli sorumluluklar getirilmekte ve anlaşmazlıkların önüne geçilmesinin amaçlandığı da görülmektedir. Fakat yalıtım uygulamasının sonunda termal kamera ölçümü ve U değeri ölçer cihazlarla uygulamanın belgelendirmesi daha çok tartışma yaratacak gibi görülmektedir. Çünkü söz konusu ölçümler belli mevsim şartlarında, özellikle kış mevsiminde yapılabilmektedir. Yalıtım uygulamalarının çoğunluğunun yaz aylarında yapıldığı düşünüldüğünde bu ölçümlerin yapılamaması tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açabilir.