E-DERGİ
Enerji ve Çevre Dünyası 137.Sayı

 


E-Dergi Oku

"Güneş ve Rüzgarda Çok Başarılı İki İhale Yaptık"


12 Ekim 2017 Perşembe / 11:03 | HABERLER | Yorumlar


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 8. Türkiye Enerji Zirvesi özel oturumunda moderatörlerin sorularını yanıtladı. TÜPRAŞ'ın İzmir'deki rafineri patlamasında hayatını kaybeden işçilerin ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Albayrak, TÜPRAŞ ailesine de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Albayrak, Akkuyu Nükleer Santrali'nin inşaat izni çalışmalarının devam ettiğini, gerekli başvurular ve güvenlik süreçlerinin çok detaylı incelendiğini söyledi.  Çalışmalarda en ufak bir riskin bile göz ardı edilmediğini vurgulayan Albayrak, Türkiye'nin nükleer teknolojide yeni bir ülke olduğunu ve bu teknolojinin kalıcı bir şekilde yerelleşmesiyle ilgili önemli bir altyapı sürecinden geçildiği kaydetti.

Albayrak, santralle ilgili takvimin TAEK'in inşaat iznine bağlı ortaya çıkacağını ifade ederek, "İnşallah, Akkuyu Nükleer Santrali'nde bu yıl sonu veya gelecek yıl başında temel atmayı iki ülkenin devlet başkanları düzeyinde gerçekleştirmek için çalışmalarımız devam ediyor. 29 Ekim 2023'e, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına yetiştirebilirsek bizim için bundan daha onurlu, şerefli bir hediye olamaz. Dolayısıyla, 2023'te santralin devreye alınmasıyla hem sektörel dönüşüm hem lokalizasyon hem de yerel anlamda sanayi ve endüstriyle ilişkili parçalar, teknolojik ekipmanlar noktasında da dönüşümü gerçekleştireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması'nın (YEKDEM) devam edip etmeyeceğiyle ilgili sektörde sıkça sorular sorulduğunu anımsatarak, "YEKDEM'in 2020 sonrasında devamını düşünmüyoruz. YEKDEM ömrünü tamamladı, yatırımların kendini amorti etme noktasında da süreç tamamlanmış oldu." diye konuştu.

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeliyle YEKDEM'le oluşan maliyetlerin ciddi oranda düştüğünü vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:

"YEKA modeliyle, biz sadece yenilenebilir kaynakların portföy anlamında hayata geçirilmesiyle ilgili değil, bununla ilgili teknolojilerin üretilmesi noktasında, yerli üretime dayalı ihracat kapasitesi noktasında, potansiyelin devreye geçmesi için ciddi bir çalışma yaptık. Küresel anlamda, zor bir zamanda güneş ve rüzgarda çok başarılı iki ihale yaptık. Burada hacim ekonomisi özelinde de büyük bir yatırımın devreye alınması ve yerli üretimin ortaya koyduğu fırsatla, üretim maliyetlerini anlamlı bir şekilde düşürme sürecinin de önünü açalım istedik. Rüzgarda, 8 bin parça üretim kaleminden ve yüzde 65 yerlilik oranından bahsediyoruz. YEKA özelinde baktığımızda, mevcut sahalar veya yeni bir üretim tesis çerçevesinde görüşmelerimiz devam ediyor. Şunu çok net ifade etmek istiyorum ki, özellikle Türkiye olarak önümüzdeki 5 yılda asgari 5'er bin, 10 yılda asgari 10'ar bin güneş ve rüzgar hedefimiz kapsamında bu süreci devam ettireceğiz. Nitekim, rüzgarda havuzda bekleyen iki bin 300 megavatlık portföy daha var. Bu portföy içinde kısa süre içerisinde inşallah aynı sistemle ihaleye çıkacağız. Müteakiben güneş ve benzeri devam edecek. Bu YEKA modeliyle, güneşte kilovatsaat başı 19,5 dolar/centten 6,99 dolar/cente, rüzgarda ise 10 dolar/cent olan rakamlar dünya rekoru olarak 3,48 dolar/cente düştü."

Yerlilik oranı giderek artacak

Bakan Albayrak, elektrik üretiminin üçte ikisinin yerli ve yenilelebilir enerji kaynaklarının oluşturması için altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Türkiye'nin bir üst lige çıkması için enerjide dışa bağımlılığın azalmasının kritik önemde olduğunun altını çizen Albayrak, geçen yıl yerli kaynaklardan elektrik üretiminde yüzde 49'a ulaşıldığını söyledi.

Albayrak, elektrik tüketiminde de yüzde 6-7 büyümenin gerçekleştiğine dikkati çekerek, "Bu açıdan bakıldığında, portföyü dengelememiz gerekiyor. Güneş, rüzgar ve yerli kömürde toplamda 15 bin megavatlık bir portföyü devreye almak için kamu olarak bu süreci destekleyeceğiz. Türkiye bu alanlarda ciddi bir potansiyele sahip. Sadece elektrik enerjisi üretim maliyetleri özelinde değil, cari açık ve istihdam noktasında da baktığımızda ve bu kaynakların Türkiye'de üretilmesi noktasında, üçlü bir kazan kazan sistemini devreye alacağız. 2023'te nükleer santralin ilk ünitesinin de devreye girmesiyle, bu oranları yaklaşık olarak yakalamayı öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin kış aylarına girerken enerjini talebi karşılamak için çalışmaları tamamladığını belirterek, "Bu kış büyük bir sıkıntı yaşamazsak, kesintisiz ilk kışımız bu adımlarla yaşanmış olacak. Günlük sisteme gaz basabilme kapasitemizi 400 milyon metreküpe çıkarmak hedefimiz." dedi.

“Enerji portföyünün yüzde 16-17'sinin yerli kömürden oluşmaktadır”

Bakan Albayrak, yılda 30-40 milyon ton kömür ithal edildiğini ve Türkiye'nin bu alandaki önceliğinin yerli üretim olduğunu belirterek, "Son 10 yılda 8 milyar tondan daha fazla yerli kömür rezervini Türkiye rezervlerinin içine kattık. Son 1,5 yılda, sadece 1,4 milyar ton yeni rezervi portföyümüze ekledik. Toplam rezerv 15,9 milyar tondan 17,3 milyar tona çıktı. Yeni keşiflerle potansiyel rezervimiz artıyor, kalite de artıyor. Bu toplam kömür rezervi noktasında, piyasa fiyatları dalgalanıyor olsa da 15-20 dolardan hesaplasak 300-350 milyar dolarlık bir değerden bahsediyoruz. Bu kadar bir varlığımız var, biz ona dokunmayalım ve ithal edelim... Bundan kesinlikle ve kesinlikle faydalanmamız lazım." diye konuştu.

En son teknoloji ve çevreci kriterlerle bu kaynakların ekonomiye kazandırılacağını ve yerli kömürü teşvik amacıyla alım garantisi mekanizmasının çalışacağını aktaran Albayrak, şöyle devam etti:

"Bir yola giriyoruz, merak etmeyin. Piyasanın sağlam temellerle sac ayakları üzerine oturmasına bağlı olarak, sektörün liberalizasyonu ki en önemli husus bu, bunun önünü açmamız lazım. Sektördeki oyuncular biliyor ki bugün yaşanan enerji sektörünün sorunları da kamudan ayrı düşünülmüyor. Bu dönüşümü hep birlikte yapacağız. Akıllı olan aklını kullanır, daha akıllı olan herkesin aklını kullanır. Dolayısıyla, bu çerçevede baktığımızda, anlamlı bir süre ve anlamlı bir maliyetle, mümkün olduğu kadar döviz etkisinden arınmış bir enerji piyasasına dönüşme noktasında da kritik adımlar atıyoruz. Sessiz sessiz bu dönüşümü başlattık. Bu çerçevede, kapasiteyi ve alım garantisi verilen miktarı da anlamlı bir şekilde artırarak, yerli kömürle ilgili başlattığımız teşvik ve destek mekanizmasını inşallah 2018 başı itibarıyla devreye alacağız. Bunda da ciddi bir noktaya geldik."

Sektörle ilgili 3 kritik çalışma

Albayrak, sektörle ilgili üç kritik çalışmanın yürütüldüğünü ve bu çalışmalardan birisinin kapasite mekanizması olduğunu söyledi. Bakan Albayrak, uzun zamandır tartışılan bu konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kurulu güç emre amadelik açısından, sistem güvenliği açısından, yan hizmetlerle bizim için önemli. Bunu tabi sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya dayalı ciddi bir karşılığı da var. Bununla ilgili artık çalışmalarımızda son noktaya da gelindi ve burada da hedefimiz bu yıl bitmeden gerekli adımları atmak. Piyasa özelinde çok detaylı çalışmalar yürütülüyor. Burada, sektörü göz ardı ederek, düşünmeden hareket etmiyoruz, ama bizim için önemli bir itici güç de müşteri memnuniyeti. Süregelen bir tartışma ithal kömür santralleriyle ilgili. Orada da arkadaşlar şöyle bir çalışma öneriyor ki ben de olumlu bakıyorum. Bu çerçevede, ithal santrallerin de yerliye dönüşüm oranı nispetince bu havuzun içerisine dahil edilmesi. Ciddi kalorisi yüksek kömür rezervlerimiz var. Özellikle ithal kömür santral sahibi olan bu firmalarımız, bu sahalar özelinde bir işbirliğine gittikleri çerçevede onları da dahil edecek bir çalışma olacak. Yılbaşı itibarıyla inşallah onu da devreye almak istiyoruz."

Bakan Albayrak, elektrik dağıtım sektörünün döviz riskine dayalı ciddi problemler yaşadığını ve stres testinten geçtiğini de ifade ederek, "Sektörün heyecanla beklediği gelişmelerle ilgili çalışmalarla önemli adımlar attık. 2018'de bu adımlarla öngörülebilirlik, sürdürülebilirlik, müşteri memnuniyeti ve sektörün kurumsallaşarak bilanço anlamında daha sağlıklı hale gelmesi için yapılacak dönüşümle, 2020 tarife döneminden önce ciddi bir iyileşme öngörüyoruz. Gerekli düzenleme noktasında son rütuşları yapıyoruz." dedi.

"2015 kışında bakan olduk, bismillah Rusya krizi"

Albayrak, Türkiye enerji portföyünde doğalgazın yadsınamaz bir gerçek haline geldiğini ve yaygınlığının giderek arttığını söyledi.

Son yatırımlarla 50 milyon vatandaşın doğalgaz kullanır hale geleceğini vurgulayan Albayrak, "Elektrik enerjisi portföyü açısından ideal portföy dengeli olandır. İnşallah nükleerin de devreye girmesiyle 2023'le birlikte eşit dağılımın geliştiği bir portföy olacak. Dolayısıyla gaz özelinde baktığımızda, ciddi bir talep var. Boru gazının ötesinde LNG ve yüzer sıvılaştırma tesisleriyle (FSRU), 34 milyon metreküp günlük gazlaştırma kapasitesi olan altyapımızı bu yıl sonu itibarıyla, kasımda ikinci FSRU'yu Dörtyol'da devreye alarak, hem de Marmara Ereğlisi'ndeki kapasite artışıyla ve diğer yatırımlarla yaklaşık 150 milyon metreküpe çıkaracağız." bilgisini paylaştı.

Albayrak, Türkiye'nin depolama kapasitesiyle birlikte 2015'te 190 milyon metreküp olan günlük sisteme gaz basma kapasitesinin bu yıl sonu itibarıyla 280-290 milyon metreküp seviyesine çıkacağını aktardı.

Kış aylarında havanın çok soğuk geçtiği ve elektrik üretiminin de arttığı, günlük doğalgaz tüketiminin 260 milyon metreküpleri bulduğu dönemlerde farklı kesintilere gidildiğini anımsatan Albayrak, "Konutların etkilenmemesi için genelde bu kesintiler sanayiden başlıyordu. Bu kış büyük bir sıkıntı yaşamazsak, kesintisiz ilk kışımız bu adımlarla yaşanmış olacak. Günlük sisteme gaz basabilme kapasitemizi 400 milyon metreküpe çıkarmak hedefimiz." ifadelerini kullandı.

Akdeniz'de ilk derin deniz sondajı bu kış

Albayrak, Akdeniz ve Karadeniz'de sismik arama çalışmalarının sürdüğünü ve iyi neticeler almayı umduklarını da belirterek, "Bu çalışmalar çerçevesinde, Türkiye'nin ilk derin deniz sondajını kendi sondaj gemimizle Akdeniz'de bu kış veya 2018 başında yapacağız. Karadeniz'de de benzer çalışmalar noktasında olacağız." dedi.

Türkiye’nin yeni dünya düzeninde çok farklı bir yere doğru hızla yol aldığının altını çizen Albayrak, “Satın alma gücüne göre 13. sıradayız ve hızlı büyüyoruz. İspanya’yı geçtik. Bu çerçevede bakıldığında Türkiye ekonomik olarak Avrupa’nın beşinci, altıncı ekonomisi. Bugün gördüğümüz bilgiler ışığında asgari yüzde 5 - 5,5 - 6 büyümeye devam edecek 2017 yılında. 2018’i farklı talepler, farklı ekonomik endekslerle ile birlikte inşallah olumlu pozitif bir yıl olarak öngörüyoruz. Coğrafya zor olunca, küresel çatışmalar ve gerginlikler bol olunca size ciddi bir bağışıklık öngörüsü kazandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, Türkiye’ye kazandıracak ve Türkiye ile birlikte paydaşını da mutlu kılıp bir üst lige taşıyacak her projenin yanında olduklarını sözlerine ekledi.