E-DERGİ
Enerji ve Çevre Dünyası 137.Sayı

 


E-Dergi Oku

Enerjisi Verimliliği Kongresi 2017 Başladı

Enerjisi Verimliliği Kongresi 2017 Başladı

13 Ekim 2017 Cuma / 13:55 | ENERJİ VERİMLİLİĞİ | Yorumlar


Makine Mühendisleri Odası tarafından Kocaeli Şube sekretaryalığında düzenlenen IV. Enerji Verimliliği Kongresi, Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. Kongrede, düzenlenecek bilimsel ve teknolojik araştırma oturumları aracılığıyla, konusunda uzman olan kişi ve kuruluşların, akademisyenlerin, sektörde ürün ve hizmet üreten firma ve işletmelerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları hedefleniyor. “Enerji ve Gelecek” ana temasıyla, Türkiye’de Enerji Planlaması, Yönetimi ve Enerji Verimliliği sürecinde gelinen durumun ve çözüm önerilerinin ortaya konulduğu bir tartışma ortamı yaratılması planlanan ve iki gün sürecek kongrenin açılış konuşmaları MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, MMO Kocaeli Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özmural ve Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Tekin Öztürk tarafından yapıldı.


MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar açılışta özetle şöyle konuştu: “Enerji toplumsal yaşamın ve biz makina mühendislerinin ağırlıkla çalıştığı, ülke sanayisinin en temel girdisi konumundadır. Enerji dönüşüm sistemleri, yalıtım, enerji performans değerlendirmeleri, enerji verimli ve çevre uyumlu taşıtlar, ısıtma, soğutma, iklimlendirme ve sıhhi tesisatların tasarlanması, uygulanması, atık enerjinin geri kazanımı; kojenerasyon tekniklerinin kullanımı ve bu amaçlara uygun cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımı, imalatı ve kullanımı; enerji ile ilgili konulardan bazılarıdır ve doğrudan makina mühendisliği meslek uygulama alanları arasındadır. Bu nedenle Oda olarak enerji ve bağlantılı konularda geçmişten beri bir dizi çalışma yürütmekteyiz. Doğalgaz Kongresi, Enerji Verimliliği Kongresi, enerji konulu Tesisat Kongreleri, Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumları; ülkemizde bu alanda yapılan öncü etkinlikler arasında yer almaktadır.
Dünya enerji sahnesinde enerji kaynaklarının kullanımı ve bu kaynaklar üzerindeki hakimiyet kavgası doruk noktaya ulaşmıştır. Enerji kaynaklarının kullanımı, ülkelerin egemenlik ve bağımsızlıklarıyla iç içe geçmiştir. Ülkemizde nüfus artışı ve sanayileşmeye bağlı olarak enerji talebimiz hızla artmaktadır. Dünya ortalamasının üç misli bir enerji talebi ile karşı karşıyayız. Artan enerji ihtiyacımızın ucuz, sürekli ve güvenli bir şekilde karşılanmasında yaşanan sıkıntılar ülkemizin en önemli problemlerinden biridir. Stratejik bir planlamanın olmaması, ithal doğalgaza dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinin teşvik edilmesi, kamunun enerji yatırımlarından çekilerek mevcut zenginliklerimizin değerlendirilmemesi sorunlarımız arasında yer almaktadır.


Türkiye bugün doğalgaz, petrol, kömür, petrol koku ithalatında ve dünya “net enerji ithalatında” ön sıralarda yer almaktadır. Ayrıca proje stoku gerçek ihtiyacın üzerindedir. Toplum yararını gözetmeyen serbestleştirme ve özelleştirme politikaları kapsamında plansızca ve ihtiyacın çok üzerinde elektrik üretimi amaçlı tesisin yapımı için lisans verilmekte ve teşvik edilmektedir. Bu projelerin 35 milyar dolar tutarındaki kredilerinin nasıl geri ödeneceği sorusunun tek yanıtı, ne yazık ki faturanın yine halka ödetileceği şeklindedir. Plansız, çevre ve toplumla uyumsuz yatırım alanlarında halkın istemediği projeler üretim ve yaşam alanlarını tahrip etmektedir. Ülkemizin enerji ihtiyacı esas olarak yeni enerji arzı ve ithal enerji kaynağına dayandırılmış, fosil kaynaklı ithalata dayalı yüksek maliyetli yatırımlar yapılmıştır. Dışa bağımlılık yüzde 75,9 gibi çok ciddi bir boyuta ulaşmıştır ve bağımlılık oranı her yıl biraz daha artmaktadır.


“Enerji aydınlanması” gerçekleşmek zorundadır


Artan enerji ihtiyacımızın ucuz, sürekli ve güvenli bir şekilde karşılanmasında yaşanan sıkıntılar, ülkemizin en önemli problemlerinden biridir. Bunun en önemli nedeni, stratejik bir planlama anlayışının olmaması, ithal doğalgaza dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinin teşvik edilmesi, kamunun enerji yatırımlarından çekilmesi; zengin linyit rezervlerimizin ve hidrolik kaynaklarımızın değerlendirilmemesi; bu alanlara yatırım yapılmaması, yenilenebilir enerji kaynaklarımızın yeterince değerlendirilememesidir. Güneş, su, rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik ve linyit kaynaklarımızdan elde edilebilecek kurulu güç olanaklarının iyi değerlendirilmesi ile ülkemizin yüzde 75-76 seviyesine ulaşan enerjide dışa bağımlılığını ciddi ölçülerde azaltması söz konusu olabilecektir. Sorunların çözümü kamusal planlama ve yerli kaynak kullanımını esas alan enerji politikalarının en geniş katılımla oluşturulup uygulanmasından geçmektedir. Bu politikalarda enerji verimliliği özel bir yer tutmalıdır. Türkiye mutlaka etkin enerji verimliliği politikaları ve enerjide kaynak çeşitlemesine yönelmek, bir tür bir “enerji aydınlanması” gerçekleştirmek zorundadır. Enerjinin verimli ve etkin kullanımı ulusal, toplumsal bir politika haline getirilmelidir. 
Bu noktada ülkelerin sahip olduğu en önemli öz kaynak olan enerji verimliliğinin daha da etkinleştirilmesi, kurumlardaki kadroların güçlendirilmesi, genel ve sektörel hedeflerin ve eylemlerin belirlenmesi, halkın ve sanayicinin enerji verimliği önlemlerini uygulamak üzere teşvik edilmesi, mevzuatın gözden geçirilerek düzeltilmesi ve tüm bu çalışmaların yerli mühendis ve mimarlar tarafından yürütülmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”


İki gün sürecek kongrenin son oturumunda hazırlanacak olan sonuç bildirisi, kamuoyuna ayrıca açıklanacak.