E-DERGİ
Enerji ve Çevre Dünyası 137.Sayı

 


E-Dergi Oku

Kalkınmamızda Sihirli Sözcükler: Yerli ve Yenilenebilir Enerji

Kalkınmamızda Sihirli Sözcükler: Yerli ve Yenilenebilir Enerji

22 Eylül 2017 Cuma / 09:03 | KONUK YAZAR | Yorumlar

Ülkemiz yenilenebilir enerji yolculuğuna çok geç başlamış bir ülke... Ancak bu alanda dünyada söz sahibi ülkelere yetişme yolunda kaydettiğimiz ilerlemeyi yadsıyamayız. Çok değil on yıl önce, 2007 yılında sadece 146 MW seviyesinde olan rüzgâr enerji santrali kapasitemizin 44 kattan fazla artarak bugün 6500 MW seviyesine ulaşması, ülke başarımızın bir göstergesi.

Ülkemizin enerji kurulu gücünde yenilenebilir enerjinin payının her geçen gün artmasını, daha ötesinde hidrokarbon kaynaklarına bağımlılığımızda artan bir farkındalık gelişmesini önemsiyoruz. Önemsediğimiz ve vizyonumuzda vurguladığımız bir başka konu da, enerji yatırımlarında yerli sanayimizin payının artmasını sağlamak... 2010–2030 yılları arasında ülkemizde enerji sektöründe 225 ila 280 milyar dolar arasında yatırım yapılması bekleniyor. Bu miktarın yaklaşık % 80’inin makine ve ekipman için olacağı düşünülürse, 180 ila 225 Milyar Dolarlık bölümünün makine ve ekipmana ayrılacağı ve bunun da önemli ölçüde ithalatla karşılanacağı görülüyor.

Ülkemizde Yatırım Yapan Şirket “Yerli”dir…

ENSİA olarak öncelikli hedefimiz, sermaye kaynağına bakmaksızın ülkemizde yatırım yapan tüm şirketleri “yerli” olarak adlandırmakla birlikte, katma değeri yüksek yan sanayi firmalarının da yatırım süreçlerinde söz sahibi olmasını sağlamak…

Son 10 yılda yapılan yoğun yatırımlar sonucunda, Türkiye’nin enerjide kurulu gücü 2005 yılında 25.174 Megavat (MW) seviyesinden, bugün itibarıyla 79.500 MW seviyesine ulaştı. Keza 2011 yılında Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü 1.511 Megavat iken, bugün 7000 Megavat’ı aşmış durumdayız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, Cumhuriyetimizin 100. Yılı için belirlediği “2023 Vizyonu”nda, ülkemizin kurulu gücünün 100.000 MW’a ulaşması ve bu gücün en az yüzde 30’unun yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi hedefleniyor. 30.000 MW’lık yenilenebilir enerji kaynağının ise 20.000 MW’lık bölümünün rüzgâr, 5.000 MW’lık bölümünün ise güneş enerjisi kaynaklı olması öngörülüyor. Bu hedefler, rüzgâr enerjisinde bugünkü kurulu gücün yaklaşık üç buçuk kat, güneş enerjisinde ise bugünkü kurulu gücün yaklaşık beş kat artması anlamına geliyor.

YEKA’ları Önemsiyoruz

Sanayici gözüyle bakıldığında bunun anlamı, önümüzdeki 7 yıl için en az 25 milyar dolarlık bir yenilenebilir enerji ekipman pazarına hazır olmamız demektir. Gerek rüzgâr gerekse güneş enerjisi için açılan Yenilenebilir Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerini bu nedenle çok önemsiyoruz. 1000’er megavat olarak belirlenen ihalelerde konulan yüzde 65 oranında yerli üretim şartı, ülkemizin hem sanayi yatırımları hem de yetişmiş işgücünü kazanması açısından hayati önem taşıyor.

Rüzgâr YEKA ihalesinin sonucu, 1 Milyar Doların üzerinde rüzgar tesisi yatırımı yapılması, bu projeyle kurulacak santrallerin işletmeye girmesiyle her yıl asgari 3 Milyar kWh elektrik enerjisi üretilmesi ve yaklaşık 1,1 milyon evin yıllık elektrik ihtiyacı rüzgardan karşılanması planlanıyor. Aynı zamanda, kurulacak rüzgar tesisleri sayesinde yıllık ortalama 1,5 milyon ton karbon emisyon azaltımı sağlanacak.


Bu noktada ihale kapsamında yapılması planlanan RES kanat ve gövde fabrikası için en uygun kentin İzmir olduğunu düşünüyoruz. Bu konudaki düşüncemizi de kamuoyumuza ve ihaleyi kazanan konsorsiyum üyelerine ilettik. İzmir Türkiye’de üç kanat fabrikasına sahip tek şehir olma ayrıcalığına sahip. Her biri dünya devi olan firmaların İzmir’i seçmeleri elbette tesadüf değil. İzmir; yatırım olanakları, yan sanayi gücü, insan kaynağı, iklimi ve altyapıları tamamlanmış Organize Sanayi Bölgeleri yatırımcılara en uygun yatırım iklimini sunuyor. Konsorsiyum üyesi olan şirketler de İzmir’in bu mukayeseli üstünlüğünü bilen ve kentte önemli yatırımları olan şirketler… Yenilenebilir enerji yatırımları için bir ‘HUB’ olma vizyonu çizdiğimiz Bergama OSB, bu yatırım için en uygun seçeneklerden biri. OSB’lerimizde metrekare fiyatları, Marmara bölgesine göre yarıya yakın seviyede. ENSİA olarak Rüzgâr YEKA ihalesini kazanan firmalara bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. İzmir, ülkemizin ilk rüzgâr türbini fabrikasına büyük bir mutlulukla ev sahipliği yapmaya hazırdır.

Ateşleyici Faktör

YEKA ihalelerinin yenilenebilir enerji için ateşleyici faktör olduğunu hep vurguluyoruz. Ancak ENSİA olarak, bir YEKA ihalesiyle yetinilmemesini, daha düşük kapasitelerde YEKA ihaleleri düzenlenerek yerli firmalarımızın da katılabilmesini istiyoruz. Sözgelimi 100 Megavat, 200 Megavat ölçeğindeki ihalelere Kobi ölçeğindeki şirketlerimizin girmesi sağlanmalı. Bu şekilde yerli istihdamın önünün açılacağına; sektörü bilen, dünyayı tanıyan işgücü ve girişimcilerle Türkiye’nin adını dünyada duyuracak markalar yaratabileceğimize inanıyoruz.

GES’TE Sevindirici Gelişmeler

Aynı önermelerimiz güneş enerjisi santrali (GES) yatırımları için de geçerli kuşkusuz… Derneğimizin son bir yıldır pek çok kez gündeme getirdiği ve yatırımların önünü açacak düzenlemeler (arzu edilen hızda olmasa da) gerçekleştiriliyor. Hükümetimizin 1 Nisan 2017 tarihinden itibaren Çin’den yapılan güneş paneli ithalatına anti damping vergisi koyması, yerli üretimin önünü açsa da, ülke olarak katma değeri yüksek ürünlerin üretiminde sıkıntılarımız olduğunu söylememiz gerekiyor. Ülkemizde çok sayıda panel üreticisi olsa da bu üretimlerde yerlilik oranları yüzde 50’nin üzerinde değil. Panellerin üretiminde kritik parçalar ithal ediliyor, çok sınırlı yerli komponent ile birleştirilerek panel ortaya çıkarılıyor. Bu üretimleri küçümsemiyoruz, ancak asıl katma değeri sahiplenen fotovoltaik hücrelerin üretimini yapamıyoruz. Teşviklerin bu tür ürünlere verilmesini ve yerli üreticinin de kendisini geliştirerek marka yaratacak alanlara yatırım yapmasını sağlamamız gerekiyor. Yaptığımız her ithalatın, yurt dışında istihdam yaratmak, katma değeri de yurt dışına taşımak olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Güneş Enerjisi Derneği’nin (GÜNDER) verilerine göre ülkemiz Haziran 2017 sonu itibarıyla 1503 MW kurulu güneş enerjisi kapasitesine ulaştı. Sadece yılın ilk altı ayında yeni kurulan 553,2 MW gücünde yatırımın devreye alındığını görüyoruz. Kapasitenin 2017 sonuna kadar 2 GW eşiğini geçmesi, böylelikle sadece bu yıl 1 GW'dan daha fazla güneş enerjisi yatırımının devreye alındığını öngörmemiz mümkün. Yukarıda da bahsettiğim gibi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız 2023 yılına kadar 5 GW güneş enerjisi kapasitesi hedefini belirledi. Tüm bu veriler ülkemizin önünün çok açık, potansiyelinin ise sanılanının çok üzerinde olduğunu gösteriyor. Nitekim geçen Mart ayında, 1000 Megavat Güneş Enerji YEKA ihalesini kazanan Güney Kore'nin Hanwha Grubu ile Türk ortağı Kalyon’un, elektriği kWh başına 0.0699 $'lık bir bedelle satacağını taahhüt etmesi, piyasanın verimliliğinin göstergesi bizler için…

Ortak Sinerji

Tüm bu veriler ışığında rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında kullanılan yerli ekipmanların üretimine de 5’inci Bölge teşviklerinin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ana sanayi yatırımları enerjide yerlileşmenin önünü açıyor, bu doğru, ancak enerji yatırımlarının makine ve ekipmanlarında %70’in üzerindeki ithalata bağımlılık, verilen teşviklerin yurt dışına gitmesine sebep oluyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarında ana ve yan sanayiyi bu nedenle birbirinden ayrı düşünemeyiz. Ortak sinerji yaratarak, katma değerin mümkün olan en yüksek oranda ülkemizde kalması, ülkemizin kalkınmasına hizmet etmesi çabasındayız.

Hüseyin Vatansever

Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı