E-DERGİ
Enerji ve Çevre Dünyası 138.Sayı

 


E-Dergi Oku

İZAYDAŞ
ABB
İPRAGAZ
ZORLU
FRİTERM
EWT DIRECT WIND
TRIVENI TURBINES
LAYHER İSKELE

"Enerji Sektörüne 20 Milyon Dolarlık Yatırım Planlıyoruz"


27 Kasım 2017 Pazartesi / 11:45 | Söyleşi



Yurtiçinde ve yurt dışında enerji alanında çok sayıda projede taşımacılık hizmeti sunan Borusan Lojistik’in Genel Müdürü İbrahim Dönel ile sektördeki faaliyetlerini konuştuk. Türkiye’deki özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının giderek artacağını belirten Dönel, bu alanda çok büyük bir potansiyel olduğunu bu nedenle de 20 milyon dolarlık yatırım planları olduklarını belirtti. Firma olarak çevre konusuna vermiş oldukları önemin altını çizen Dönel, bu alanda yapmış oldukları uygulamaları da paylaştı.

Öncelikle kendinizden ve firmanızdan kısaca bahsedebilir misiniz?


Borusan Lojistik’in değişik bölümlerinde 15 yıldır görev almaktayım. Yaklaşık 20 yıldır lojistik sektöründeyim. Borusan Lojistik 1974 yılında kurulmuş olan bir firma. Öncelikle yurt içinde kara nakliyesi ve genellikle liman tesisleriyle başlayan faaliyetler sonrasında şirket bugün Türkiye’nin en büyük lojistik firmalarından bir tanesi haline gelmiş durumda. Borusan Lojistik olarak kendimize stratejik olarak belirlediğimiz bazı sektörler bulunuyor. Bu sektörleri belirlerken önümüzdeki 5 – 10 yıllık gelişlim yolunda en fazla büyümenin gerçekleştireceği, en karmaşık çözümlere ihtiyacı olan ve en entegre olan çözümleri inceledik. Yaklaşık 4 yıl kadar önce yaptığımız çalışmada Türkiye’deki yeşil enerji yatırımlarını, özellikle rüzgar enerjisindeki yapılmak istenen yaklaşık 20 bin megawattlık yatırım planı ve 2023 yılında ulaşılmak istenen hedefleri dikkate alarak, bu alanda çok büyük bir potansiyelin olduğunu gördük. Tek tek baktığımızda uluslararası gemi taşıması, liman hizmetleri, gümrükleme hizmetleri, yurt dışı proje taşımacılığı veya montaj ve vinç hizmetleri gibi süreçleri kapsıyor. Aslında bu hizmetleri veren çok sayıda firma olmakla birlikte kalite sistemlerini oturtmuş müşterilerin beklentilerini projede tanımlandığı şekilde yerine getirebilen ve baştan sona tüm süreci yönetebilecek bir lojistik firmasının sektörde olmadığını ve lojistik firmalarının bu konuda çok ilgili olmadıklarını fark ettik. Bu nedenle de bu konuda yatırım yapmaya karar verdik. O günden buyana enerji sektörüne yönelik lojistik yatırımlarımıza devam ediyoruz. Şu ana kadar 18 milyon dolarlık bir yatırımımız oldu. Geçtiğimiz yıl yine 5 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl da yaklaşık 20 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız. Çünkü enerji sektöründeki yatırımların hızlanarak artacağını düşünüyoruz. Artık firmalarının Türkiye’de yatırım yaparak kendi kanatlarını ve kulelerini üretir hale gelmesinden dolayı Türkiye’den dünyaya çok sayıda nakliyenin gerçekleşeceğini bekliyorduk ve bunları yaşadık. Son bir yıldır Türkiye’den çok uluslararası alanda taşıma yapıyoruz. Türkiye’den dünyaya ihracat taşımacılığı gerçekleştiriyoruz.

Dünya genelinde taşımacılık yaptığınızı belirttiniz. Hangi ülkelere yönelik enerji alanında taşımacılık gerçekleştirmektesiniz?


Köstence bunlardan bir tanesi; Yunanistan, Romanya ve Kosova şu an için taşımacılık gerçekleştirmiş olduğumuz lokasyonlar arasında yer alıyor. Bunun dışında değişik ülkelere yönelik iletişim halinde olduğumuz 26 projemiz bulunuyor. Bunların çoğu ihracat, yarıya yakını da Türkiye’de kurulacak olan santrallerin taşınma süreciyle ilgili. Kimileri üreticinin limanından teslim alınıp lokasyona kadar götürülüyor, kimileri de Türkiye içindeki fabrikalardan üretilip kurulumu yapılacak olan yerlere taşınıyor ama bütün bu projelere baktığımızda biz Borusan Lojistik olarak tüm sürecin tamamını sigortalı, garantili, kalite standartlarında ve çevresel koşulları çerçevesinde yerine getirerek gerçekleştiriyoruz. Bu konuya yönelik yatırımlarımızı yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.


Yaklaşık 12 yıldır özellikle doğalgaz ve petrol taşımacılığında kullanılan çelik boruların Türkiye’den dünyaya taşımalarını da gerçekleştiriyoruz. Bunun için Macaristan’da bir projemiz oldu, Fransa’da bir proje gerçekleştirdik, ABD’de bitirmiş olduğumuz sekiz projemiz oldu. Romanya ve Danimarka’da da projemiz oldu. Bu projelerin her biri minimum 100 km boyunca boruları taşınması ki borular genelde 12,8 m ile 24 m arasında değişim gösteriyor ve her biri dört ton ile altı, yedi ton arasında değişen parçalar. Aslında kulelerden çok da büyük parçalar bunlar ve bugüne kadar bunların ihracatlarını gerçekleştirdik. Şimdi bu- bilgi ve deneyimimizi eksik olan yatırımlarımızı da tamamlayarak baştan sona rüzgar santrallerinin kurulması aşamasında sektörün hizmetine sunuyoruz.


Rüzgar enerjisi alanında yatırımların gelecekte artacağı öngörülüyor. Yatırım planlarınız bu artışla paralellik gösteriyor mu?

Evet bu nedenle 20 milyon dolarlık bir yatırım planlamamız söz konusu. Kısa dönemde kurulacak santral miktarlarına baktığınız zaman mevcut sektördeki araç parkuru buna yeterli olsa bile çok eskimiş bir yapı bulunuyor. Buraya yeni teknolojilerle ve yeni çözümlerle girmenin değer yaratacağını düşünüyorum. Bu nedenle böyle bir yatırıma gidiyor olacağız.

Borusan Lojistik olarak Ar-Ge faaliyetleriniz bulunuyor. Bu konuya yönelik çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?


Borusan Lojistik kendini lojistik sektöründe “ Gri Sektörün Yeşil Temsilcisi” olarak tarif ediyor. Neden – gri sektör diyoruz; işimizin temeli taşımacılık üzerine ve bu alanda kulanmış olduğumuz araçlarımız hala fosil yakıt tüketiyor. Dolayısıyla ister istemez çevreye karbondioksit salınımı yapmak durumundayız. Ama biz sektörde yeşil oyuncu olabilmek için kendimize bazı kıstaslar koyduk; bunlardan bir tanesi tüm tesislerimizde, depolarımız olsun limanlarımız olsun, yeşil hale gelmek ki limanımızda bunun sertifikasını alarak gösterdik sektöre. Yani kullanmış olduğunuz tüm ekipmanı elektriğe çevirdik. Taşımacılık alanında ne yapabiliriz diye düşündüğümüzde iki konu bizim gündemimizdeydi. Türkiye’de kara nakliyecilerinin kullandığı yağ çok daha zehirli ve çevreye zarar veren bir madde bunun kullanımını engelleyecek önlemler aldık. Dolayısıyla Borusan Lojistik’te çalışan hiçbir araç bu tür yağları kullanamaz hale geldi. Böylece yılda çevreye salgılanan karbondioksit salınımını 34.000 ton azaltıyoruz.Diğer bir yapmış olduğunuz uygulama ise, yapılan 10 taşıma ve 10 konteyner hareketi için birer ağaç dikmek oldu. Şu an Ödemiş’te 650.000 ağaçtan oluşan yaklaşan ormanımız oluştu. Umuyorum bu sayıyı bir milyona kadar götüreceğiz, bu sayıya ulaştıktan sonra da başka yapabileceklerimizi değerlendireceğiz.


Aynı şeyi aslında enerji sektörü için de düşündük. Sektörde bulunan firmalardan farklı ne yapabiliriz diye çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çalışmalar sonrasında karşımıza çıkan en önemli konulardan bir tanesi müşterilerimizin de sorunları arasında olan kanatların taşınması sırasında yaşanan zorluklara odaklandık. Biliyorsunuz ki kanat uzunlukları 60 metreye ulaşabiliyor, dolayısı ile bunların kurulumunun yapılacağı yüksek rakımlı tepelere taşınması sırasında yolların zikzaklı olmasından dolayı çok geniş bir yarıçapta dönme ihtiyaçları bulunuyor. 60 metre kanat ve yedi sekiz metre aracın diğer kısımlarını da koyarsak 75 metre uzunluğunda bir yapının dönebilmesi için yolların genişletilmesi dolgu yapılması ve bunların yapılacağı yerlerde varsa ağaçların kesilmesi gerekiyordu. Bunları nasıl ortadan kaldırabiliriz konusunda düşüncelerimiz doğrultusunda eğer kanadı olduğu yerden havaya kaldırabilir ve havadayken dönüş yapabilirsek çok daha küçük bir alanda dönüş sağlanabileceğini bu sayede de ağaç kesimlerinde ve hafriyatlarda yüzde 35 oranında azalma olacağını hesapladık, böyle bir teknoloji araştırdık, bulduk ve bunu Türkiye’ye getirdik. Kanat adaptörü diyoruz bu teknolojiye. Kanat adaptörü bulunduğu noktada kanadı 60 derce yukarı kaldırabiliyor. Sadece yukarı kaldırmakla kalmıyor en yüksek seviyede 10 derece kadar sağa ya da sola doğru yatırılabiliyor. Bu sayede dönüş noktalarında varsa ağaçları kesmeden kanadı geçirip yolunuza devam edebiliyoruz. Böyle bir yatırımımız oldu ve bu yatırımın müşterilerimize de değer kattığımızı düşünüyoruz. Daha az hafriyat dolayısıyla daha düşük bir maliyet çevre için çok daha yararlı aynı zamanda izin alma prosesini çok daha kolaylaştırıyor.


Bu teknolojiyle ilgili müşterilerinizden ne tür geri dönüşler almaktasınız?


Şunu açıkça söyleyebilirim ki müşterilerimizin tamamı ilk anlattığımız zaman bunu pazarlamada kullandığımız bir araç gibi düşündüler fakat gerçek hayatta kullandığımız projelerden sonra diğer projelerini bizimle gerçekleştirmek konusunda daha istekli oldular. Müşterilerimizin diğer projelerini de gerçekleştiriyor olmamız bu konuda taktir edildiğimizin bir göstergesi diye düşünüyorum.


Türkiye’de enerji boru hatlarına yönelik hangi projelerde yer aldınız?  

TANAP projesinin içerisinde yer aldık. Hem deniz yoluyla hem de kara yoluyla taşımalarını gerçekleştirdik. Borusan Mannesmann projede kullanılan boruların bir kısmının üretimini gerçekleştirdi. Yaklaşık 250 bin ton borunun taşınmasını Gemlik’teki fabrikadan limanımız üzerinden Karadeniz’deki limanlara götürüp oradan çok daha kısa mesafelere kara taşıması ile taşıdık. Bunun dışında yakın mesafede olan noktalara da kara yoluyla taşımayı gerçekleştirdik. Sene başı itibariyle buradaki projelerimiz sonlandı.

Ortadoğu’ya yönelik çalışmalarınız ya da hedefleriniz bulunuyor mu?


İran’da birkaç proje gerçekleştirdik. Şu an artık o bölgede hem petrol fiyatlarının gelmiş olduğu seviye hem siyasal olarak ilişkinin bulunduğu nokta hem de her ülkenin kendi iç ekonomik yapılarının sağlıklı olmaması nedeniyle projeler çok fazla bulunmuyor. Belki birkaç yıl geçmesi gerekir gibi gözüküyor. Daha önce İran’da projeler gerçekleştirdik her yıl İsrail ile bir proje gerçekleştirmekteyiz. Ortadoğu’nun biraz daha zamana ihtiyacı var gibi görünüyor.