E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
STANDART POMPA
PETROL OFİSİ
KARYER ISI DEĞİŞTİRİCİLERİ
ABB
İPRAGAZ GO

TMMOB:Enerji Verimliliği En Önemli Öz Kaynak Olmalı

TMMOB:Enerji Verimliliği En Önemli Öz Kaynak Olmalı

30 Mart 2018 Cuma / 11:33 | HABERLER1154 kez okundu



TMMOB Enerji Çalışma Grubu’nun hazırladığı ve 2010 yılından bu yana iki yılda bir güncellenerek yayınlanan Türkiye’nin Enerji Görünümü Raporu 2018 basımı Nisan ayında kamuoyuna sunulacak.


TMMOB tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Enerji Verimliliği Kanunu, ikincil mevzuatın hazırlıkları ve revizyonları sırasında Odamızın kapsamlı katkıları bulunmaktadır ve ilgili kurumlarla işbirliğimiz sürmektedir.


Dünyada enerji verimliliği alanındaki gelişmeler


Son yıllardaki iklim ve enerji politikaları dünyada karbonsuz yaşam için daha fazla gayretin sarf edilmesine yol açmaktadır. Düşen enerji fiyatlarına rağmen küresel olarak enerji yoğunluğu, 2000 yılından bu yana neredeyse kesintisiz bir şekilde düşmüş ve 2016 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 1,6 oranında azalma sağlanmıştır. OECD ülkelerinde, birincil enerji talebi GSYİH'de yüzde 32'lik bir artışa rağmen yüzde 1 oranında düşmüştür. Diğer ülkelerde ise enerji talebi yüzde 80 artarken, GSYİH yüzde 150 artmıştır. Enerji verimliliğinin artırılması ile Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ülkelerinin elektrik tüketimi 2000’den bu yana yüzde 14 daha az gerçekleşmesine sebep olmuş ve böylece 2016’da değeri 1,9 trilyon dolar olan 1000 GW gücünde yeni santral yatırımına ihtiyaç kalmamıştır.

Gelişmiş ülkelerde ve özellikle AB’de enerji verimliliği politikası enerji politikalarının bel kemiğini oluşturmuş ve bunun sonucunda ciddi oranda enerji verimliliği artışı sağlanmıştır. AB Kasım 2016'da, “Temiz Enerji Geçiş Stratejisi” 2030 yılı için yüzde 30'luk yeni bir enerji verimliliği hedefi belirledi ve yeni hedefin sağlanabilmesi için mevcut yasal düzenlemelerini güncellemek üzere harekete geçti. Dünyadaki bu gelişmeler ve gelecek planları Türkiye’nin önünde başarılması gereken hedefi de işaret etmektedir.

Ülkemizde yapılması gerekenler


Enerji verimliliği, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de en önemli öz enerji kaynağı olma potansiyeline sahiptir. Ancak milyonlarca tüketiciyi inandırarak yönetmek, kamu kaynaklarından tüketiciyi yönlendirmek ve desteklemek için harcama yapmak, harcamaları izlemek ve alandan toplanmış sağlıklı verileri analiz edip buna göre sıkı politika uygulamak bu konuda çok kararlı olmakla başarılabilir. Ancak ülkemizdeki enerji yönetimleri, enerji verimliliğinin gizli potansiyelinin farkındaymış gibi yapıp görmezlikten gelmeyi hep daha kolay bulmuştur.

En önemlisi büyük yatırımların yönetim kolaylığı ve daha çok yatırım yapmanın prestiji gibi nedenler, enerji sektörü yöneticilerini her zaman arz politikalarını makro, verimlilik politikalarını ise mikro politika olarak görmelerine yol açtı. Ancak dünya temiz enerjiye dönüşürken içinde enerji verimliliği barındırmayan bir enerji stratejisi artık geçerli bir politika değildir. Türkiye temiz enerji politikaları oluşturma sürecinin dışında kalamaz. Sadece arz tarafına önem veren enerji politikası terk edilmelidir. Enerji arzı ve tüketimi, toplum çıkarları doğrultusunda, gerçekçi rakamsal hedefler ile verimlilik kazançlarına dayalı olarak planlanıp uygulanmadığı sürece; bu önemli kaynağı geri kazanmak mümkün değildir.


Enerjinin üretiminden iletimine, dağıtımından kullanımına kadar olan bütün süreçlerde verimliliğin artırılması; enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji arzındaki yüzde 75 civarındaki dışa bağımlılık risklerinin azaltılması, çevrenin korunması, hava kirliliğinin azaltılması ve iklim değişikliğine karşı mücadele etkinliğinin artırılması gibi ulusal strateji hedeflerinin sağlanmasında en etkili önlem olarak görülmelidir. Unutulmalı ki, enerji verimliliğinin sadece enerji sektörü için değil, tüm ekonomi üzerinde çok yönlü etkileri nedeniyle yadsınamaz olumlu katkıları vardır.


Enerji verimliliği politikaları ve önlemleri temelde 2 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu’na dayanmaktadır. Enerji Verimliliği Kanunu’ndan başlayarak çeşitli sektörlere yönelik çok sayıda yönetmelik ve tebliğ ile bir mevzuat çerçevesi oluşturulmuş, sertifikalı eğitim faaliyetlerinin Odamızın da arasında olduğu yetkili kuruluşlara yaygınlaşması sağlanmış, EVD adı verilen Enerji Verimliliği Danışmanlık hizmet piyasası ortaya çıkmış, binalarımızda EKB ve elektrikli cihazlarda enerji etiketleri aranır olmuş, KOBİ’ler ve sanayi kuruluşlarıyla sınırlı da olsa hibe programları başlatılmış ve uluslararası finansmana dayanan yeşil krediler bankalardan verilmeye başlamıştır. Son 8-10 yılda sadece ETKB değil diğer bakanlıklar ve üniversitelerde de toplam katkı bedeli 15 milyon doları geçen hibe uluslararası teknik yardım projesi yürütülmüştür.


Ülkemizde 1981 yılından beri eski EİEİ, yeni YEGM tarafından bugüne kadar sanayi ve bina ağırlıklı olmak üzere
birçok çalışma yapılmıştır. 2007 yılından bu yana ülkemizde enerji verimliliğini desteklemek üzere gelişmeler gözlenmekte ve mevzuat alt yapısında köklü değişiklikler yaşanmaktadır. Ama daha çok yapacak işimiz var. Ocak ayında yayınlanan Enerji verimliliği Eylem Planı’nı çok önemsiyoruz. Bu planın artık, “Türkiye’de bir plan uygulandı ve sonuç alındı” denilecek bir harekete başlangıç olmasını gönülden arzu ediyoruz.


Daha etkili çalışmalar için;


Kalkınmada enerji kullanımını azaltan, enerjiyi verimli kullanan, enerjiyi yerli ve yenilenebilir kaynaklarla, yurt içinde üretilen ekipmanlarla temin eden bir modele geçiş sağlanması,


• Yarattığı katma değeri görece düşük, yoğun enerji tüketen
, eski teknolojili, çevre kirliliği yaratabilen sanayi sektörleri (çimento, seramik, ark ocak esaslı demir-çelik, tekstil vb.) yerine enerji tüketimi düşük, ithalata bağımlı olmayan, katma değeri yüksek, yerli üretime dayalı, ileri teknolojili sanayi dallarının (elektronik, bilgisayar donanım ve yazılım, robotik, aviyonik, lazer, telekomünikasyon, gen mühendisliği, nano-teknolojiler vb.) tercih edilmesi,

• Enerji verimliliği çalışmaları için görevlendirilmiş olan YEGM’nin organizasyon yapısının güçlendirilmesi,


• Enerjiyi yoğun tüketen sanayiye verimliliği artırması ve geleceğin altyapısına yatırım yapması için uzun vadeli değişmez politikalarla güven verilmesi, kıyaslama göstergelerinin belirlenmesi,


• Sorun yaratan mevzuatın daha fazla katılımcılıkla gözden geçirilmesi, sade ve uygulanabilir hale getirilmesi,


• Mali desteklerin halk başta olmak üzere ve KOBİ’leri önceleyerek tüm sektörleri destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi ve artırılması,


• Enerji hizmet piyasasının etkin olarak yaygınlaşması için bürokratik engeller azaltırken, bu alanda faaliyet gösteren/yetkilendirilmiş firmaların gerçek anlamda profesyonel sorumluluklarını yüklenmelerinin sağlanması, yetkinliklerinin artırılması için kuluçka yönteminin izlenmesi, kamusal denetimlerinin sağlanması için yapılar oluşturulması,


Enerji verimliliği üzerine tüm stratejik hedeflerin halkın çıkarlarını esas alan ekonometrik analizlerle yeniden tanımlanması, stratejik hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakların belirlenmesi, sektörle ilgili tüm strateji ve eylem planlarının hedef ve eylemler olarak uyumlaştırılması, ortak izleme ve değerlendirme mekanizması geliştirilmesi, yaptırım uygulanması,


• Bina ve sanayi etütleri, enerji yöneticisi görevlendirilmesi ve kimlik belgeleri uygulamalarını, yasak savmanın ve yasal zorunluluğu yerine getirmenin ötesine geçerek, bunların etkinleştirilmesi ve amacına uygun olması için TMMOB ve bağlı ilgili Odalarının sorumlu-görevli olarak dahil edilerek yetkilendirilmesi,


Eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının anaokulundan başlayarak yaygınlaştırılması ve çeşitlendirilmesi, sürekli olarak yapılması, yeni kanal sosyal medyanın etkin olarak kullanılması, üniversitelerde ders konulması,


Belediyelere enerji verimliliği çalışmalarında daha fazla sorumluluk ve yetki verilmesi, öncü ve örnek uygulamalar yapması için görevlendirilmesi zorunludur.”
 


 


İlginizi çekebilir...

Kendi Enerjisini Kendi Üreten Cam Sera

Topraksız tarıma yönelik cam sera üretimi gerçekleştiren Varnet, CW Enerji güneş panelleri ile kendi enerjisini kendi üreten cam sera sistemi inşa ett...
27 Eylül 2018 Perşembe / 13:34

"Akfen Yenilenebilir Enerji" 13 Rüzgar ve Güneş Santrali Kuracak

Aralık 2017'de gelecek 2 yıl için farklı sektörlerde 6.2 milyar liralık (1.6 milyar dolar) yatırım paketi açıklayan Akfen Holding, yatırımlarına...
19 Eylül 2018 Çarşamba / 11:44

Solar Organik İnce Film Teknolojisi Türkiye'de

SUN Enerji ve Heliatek gerçekleştirdikleri işbirliği ile dünyada güneş filmlerinde son teknoloji olarak gösterilen HeliaFilm®'i Türkiye'ye ge...
18 Eylül 2018 Salı / 17:27