E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ERALP KAZAN VE ENERJİ TEKNOLOJİLERİ
ALARKO
ERYAP BONUS
VIESSMANN
FRİTERM

Türkiye İçin Doğalgaz Ne Kadar Önemli?

Türkiye İçin Doğalgaz Ne Kadar Önemli?

30 Ocak 2018 Salı / 10:27 | HABERLER
139. Sayı (Ocak-Şubat 2018)

İlk olarak Türkiye ve Sovyetler Birliği arasından yapılan anlaşmanın ardından filli olarak 1987 yılında temin edilen doğalgaz, Türkiye enerji sektörü açısından son derece önemli konuma sahip bir kaynak. Elektrik üretiminde, konutlarda ve sanayide kullanılan doğalgazın tamamına yakınını ithal edilirken bağımlılığın azaltılmasına yönelik politikalar geliştirilmeye devam ediyor. Türkiye’nin doğalgaz kaynaklarına sahip olan ülkeler ile bu kaynağın tüketicisi olan ülkeler arasında köprü durumunda olması uluslararası alanda Türkiye’nin konumunu önemli bir hale getiriyor. Yakın gelecekte hayata geçecek olan TANAP ve TürkAkım projeleri bu durumun önemli örnekleri. Dergimizin bu sayısında Türkiye enerji sektörü açısından önemli konuma sahip doğalgaza odaklandık.

Türkiye’deki enerji kaynakları açısından doğalgaz önemli bir yere sahip. 2018 yılının ilk dönemlerini yaşıyor olmamız nedeniyle EPDK tarafından 2017 yılı gaz tüketim verileri henüz kamuoyuyla paylaşılmış durumda değil. EPDK verilerine göre 2016 yılında Türkiye’de 46.352 milyon metreküp doğalgaz ithal edildi. Gaz ithalatının en fazla gerçekleştirildiği ülke ise 24.540 milyon metreküp ile Rusya Federasyonu oldu. Türkiye’nin toplam ithalatının yaklaşık yüzde 53’ü bu ülke ile gerçekleştirildi. Rusya’nın ardından en fazla gaz ithalatının gerçekleştirildiği ülke 7.705 milyon metre küp ile İran oldu. İran’dan ithal edilen gaz miktarı toplam ithalat içerisindeki payı ise yaklaşık yüzde 17 seviyesinde. Rusya ve İran’dan ithal edilen gaz miktarı Türkiye’nin toplam gaz ithalatının yüzde 70’ini oluşturuyor. İran’ın ardından en fazla gaz ithalatının gerçekleştirildiği ülke 6.480 milyon metreküp ile Azerbaycan oldu. Cezayir’den gerçekleştirilen doğalgaz miktarı 4.284 milyon metre küp olurken, Nijerya’dan gerçekleştirilen doğalgaz miktarı 1.220 milyon metreküp oldu.

DOĞALGAZIN YÜZDE 36’SI ELEKTRIK ÜRETIMINDE KULLANILDI

2016 yılı doğalgaz ithalatı 2015 yılına göre % 4,28 oranında azaldı. 2016 yılının sektörel dağılımı yüzde olarak hesaplandığında; konut tüketimi %25,05, elektrik üretimi için tüketim %36,06 ve sanayi tüketimi %30,38 olarak gerçekleşti. Sektörel tüketim miktarlarının yıllara göre incelemesi yapıldığında; elektrik üretimi için kullanılan doğalgaz miktarı 2014-2016 yılları arasında ciddi bir azalma gösterdi. Elektrik üretimi için kullanılan doğalgaz miktarı 2016 yılında bir önceki yıla oranla %12,00 azaldı. 2013-2016 yılları arasında sanayi sektöründe kullanılan doğalgaz miktarları, elektrik üretiminde kullanılan gazın aksine, artış gösterdi. Sanayi sektörü tüketimi 2016 yılında %0,93 artış gösterirken konut tüketiminde bu oran %5,64 olarak gerçekleşti.

EN YÜKSEK TÜKETIM OCAK AYINDA

Doğalgaz tüketim miktarının en düşük aylık değeri 2.710,61 milyon Sm3 olarak Eylül ayında gerçekleşti en yüksek aylık tüketim ise 5.779,12 milyon Sm3 olarak Ocak ayında gerçekleşti. 2016 yılındaki aylık ortalama tüketim 3.866,26 milyon Sm3 olup Ocak, Şubat, Mart, Kasım ve Aralık aylarında doğalgaz tüketimi ortalama tüketimin üzerinde gerçekleşti. Elektrik üretiminde kullanılan doğalgazın toplam aylık tüketim miktarı içindeki payı Temmuz ve Ağustos aylarında %50’nin üzerinde gerçekleşti. Konut sektöründe tüketilen aylık doğalgaz miktarının toplam aylık tüketimdeki payı Ocak, Şubat, Mart ve Aralık aylarında %30’un üzerinde gerçekleşirken konut sektörünün aylık tüketim miktarları içindeki payının en yüksek olduğu ay ise %42,78 ile Ocak ayı oldu. Sanayi sektöründe tüketilen aylık doğalgaz miktarının aylık toplam tüketim içindeki payı 2016 boyunca %22,07 ile %39,93 arasında bir seyir izledi. Sanayi sektörünün aylık tüketim miktarları içindeki payının en yüksek olduğu ay Mayıs ayı oldu.

DEPOLAMA

2016 yılında Türkiye’nin ilk FSRU terminalinin devreye alınmasıyla depolama kapasitesinde artış oldu. Depola rın yılsonu toplam stok miktarı 1.700,25 milyon Sm3 olarak gerçekleşti. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan rapora göre, Silivri Doğalgaz Depolama Tesisine ek olarak Tuz Gölü Yeraltı Doğalgaz Depolama Projesi 2017 yılının Şubat ayında işletmeye alındı. Projenin birinci fazı tamamlandığında altı yeraltı kuyusunda toplam 500 milyon metreküp doğalgaz depolama kapasitesine sahip olacak. İkinci fazın tamamlanmasıyla birlikte 12 kuyuda toplam kapasite 1,2 milyar metreküpe çıkacak. Tekrar gözden geçirilen plan toplam kapasitenin 5,4 milyar metreküpe, günlük gönderim kapasitesinin de 40 milyon metreküpe çıkarılmasını öngörüyor.

TÜRKAKIM ILE 31,5 MILYAR METREKÜP DOĞALGAZ TAŞINACAK

Türkiye’de Toplam enerji talebinde doğalgazın payı yüzde 30’ların üzerinde seyrediyor. Dünyanın doğalgaz rezervlerinin yüzde 63 Türkiye’yi çevreleyen ülkelerde bulunuyor. Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) tarafından hazırlana rapora göre 2003 ve 2013 yılları arasında doğalgaz ve elektrik talebindeki artış oranları bakımından Türkiye’nin önünde yalnızca Çin yer aldı.

Raporda yer alan ifadelere göre, Rusya ve Bulgaristan arasında inşa edilmesi planlanan, ancak iptal edilen Güney Akım projesinin yerine geliştirilen TürkAkım doğalgaz boru hattı projesi, Karadeniz üzerinden Rusya ile Türkiye’yi birbirine bağlayacak bir proje. Bir Gazprom girişimi olan Hollanda merkezli South Stream Transport BV şirketi tarafından geliştirilen proje, Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Anapa kıyısından Türkiye’nin Trakya bölgesindeki Kıyıköy’e kadar uzanan yaklaşık 900 kilometrelik bir boru hattının inşasını öngörüyor. Birbirine paralel iki boru hattından oluşacak olan hattın yıllık 31,5 milyar metreküp doğalgaz taşıması planlanıyor.
Bu miktarın yarısı Türkiye piyasasının kullanımına sunulacak. Dolayısıyla Rusya ile Ukrayna arasındaki enerji geçiş anlaşmasının 2019 sonrasında uzatılmaması halinde, Rusya’nın Türkiye’ye Trans-Balkan boru hattı üzerinden sağladığı doğalgazın TürkAkım boru hattı üzerinden sevk edileceği söylenilebilir.

Hattan akacak diğer 15,75 milyar metreküp doğalgaz ise Güney ve Güney Doğu Avrupa ülkelerine iletilecek. Raporda yer alan ekonomik değerlendirme, kamuoyunda yeterince ele alınmayan iki önemli konuyu değerlendirmeye alıyor. Bunlardan ilki Türkiye’nin TürkAkım’dan gelecek doğalgaza gerçekten ihtiyaç duyup duymayacağı sorusu. Bu çerçevede Türkiye’nin doğalgaz alım taahhütlerinin ayrıntılı bir incelemesi yapılarak 2035 yılına kadar tahmini garantili arz miktarları veriliyor.

Raporda Arz ve talep analizlerinin sonuçları TürkAkım projesinin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine olası katkılarını değerlendirmek için kullanıldı. Buna ek olarak projenin inşaat aşamasında ortaya çıkacak ekonomik faydalarda ayrıca incelendi. Talep ve arz tahminlerinin bileşkesine bakıldığında, fazla iyimser sayılabilecek bazı siyasi ve ekonomik varsayımlara dayalı olan “Doğal Gaz Fazlası” senaryosu haricinde, Türkiye’nin 2020 yılından itibaren TürkAkım kapasitesinin üzerinde bir doğalgaz arzına ihtiyaç duyacağı görülüyor. 2025 yılına gelindiğinde, TürkAkım arz kapasitesi hariç arz açığının “Olağan senaryo” senaryosunda 16 milyar metreküp’e “Arz Fazlası” senaryosunda ise 37 milyar metreküp’e ulaşacağı tahmin ediliyor. 2035 yılına gelindiğinde ise söz konusu arz açığı “Olağan senaryo” senaryosunda 24 milyar metreküp’e, “Arz Fazlası” senaryosunda ise 40 milyar metreküp’e ulaşacak.

Raporda yer alan verilere göre Bu şartlar altında Türkiye’nin TürkAkım tarafından sağlanacak 15.75 milyar metreküp tutarındaki doğalgaz arzından fayda sağlayacağı açık. Hatta 2025 yılı sonrasında oluşması beklenen arz açığı göz önüne alındığında, Türkiye’nin TürkAkım’dan daha yüksek miktarlarda doğalgaz tedarik etmek istemesi de beklenebilir. Öte yandan TürkAkım projesinin inşaat ve işletim aşamalarında, Türkiye’nin enerji güvenliğine sağlayacağı katkıların yanı sıra, Türkiye’nin ulusal ekonomisi bakımından da sağlayacağı katkılar olacağı raporda yer alıyor. İşbu çalışma kapsamında projenin karasal boru hattı kısmının ekonomik etki analizi de yapıldı. Uygulanan metodoloji, doğrudan, dolaylı ve zincirleme etkilerini analiz etti. Doğrudan Ekonomik Etki, boru hattının inşaatıyla ilişkili istihdam, gelir ve katma değer hesaplamalarını içeriyor. Dolaylı Ekonomik Etki, boru hattının inşası sırasında tedarikçi konumundaki yan sanayilerle ilişkili istihdam, gelir ve katma değer değerlerini içerir. Zincirleme Ekonomik Etki ise boru hattı inşaatıyla doğrudan ya da dolaylı ilişki içinde olan şirketlerin çalışanlarının kazançlarını ulusal ekonomi bünyesinde harcamasıyla ortaya çıkan ekonomik faaliyeti içerir.

TANAP

Türkiye için önemli doğalgaz projelerinden bir tanesi de Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi. Projesinin amacı, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğalgazın öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşınması.

TANAP, Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) ve Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) ile birleşerek Güney Doğal Gaz koridorunu oluşturuyor. Yine EDAM’ın raporuna yer alan verilere göre; Şah Deniz II’nin 2018’den sonra Şah Deniz I’den çıkarılan yıllık 9 milyar metreküplük doğalgazın üzerine yıllık 17 milyar metreküplük bir kapasite eklemesi bekleniyor.23 Mevcut sözleşmelere göre bu miktardan 6 milyar metreküp Türkiye’ye, 1’er milyar metreküp Bulgaristan ve Yunanistan’a taşınacak. Yıllık 16 milyar metreküp taşıma kapasitesinde sahip hattın taşıyacağı gazın geriye kalan 8 milyar metreküpü ise İtalya’ya ulaştırılacak. Söz konusu taşıma kapasitesinin kademeli olarak artırılarak önce yıllık 24, sonra 31 milyar metreküpe çıkarılması hedefleniyor.

SOCAR Türkiye’ye Şah Deniz II’den ilk doğalgaz akışının 2018 yılında gerçekleştirileceğini öngörüyor. Aynı yıl TANAP’ın da tamamlanarak Azerbaycan doğalgazının Yunanistan ve İtalya’ya bir ya da iki yıllık bir farkla, en geç 2020 yılında ulaşması hedefleniyor. Azerbaycan TANAP’ın kapasitesini Hazar’dan gelecek ek doğalgazı taşımak üzere üç aşamada yıllık 16 milyar metreküpten 31 milyar metreküpe çıkarmayı planlıyor. Bu yeni kaynaklar sayesinde, Şah Deniz I ve II’den çıkan miktara ilaveten 2020 ve 2030’lu yıllarda Azerbaycan’ın elinde fazladan doğalgaz olacak. Ayrıca Abşeron, Ümid/Babek ve Azeri-Çırak- Güneşli sahalarından yıllık 15 milyar metreküp ve Şah Deniz III sahasından da yine yıllık 15 milyar metreküp doğalgaz çıkarma olasılığı da söz konusu. TANAP Türkiye’nin kendi talebini karşılamasında ve bir enerji merkezine dönüşmesinde son derece önemli bir rol oynayacak. Bununla birlikte, tarafların öncelikle kapasite ve maddi kaynak gibi meselelerin üstesinden gelmesi gerekiyor. 


 


İlginizi çekebilir...

Güney Gaz Koridoru ve Küresel Enerji Yatırımları Masaya Yatırıldı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol...
24 Ekim 2018 Çarşamba / 15:14

Friterm Kuru Soğutucu Ürünlerine Eurovent Sertifikası

Friterm, uzun süredir üzerinde çalıştığı EUROVENT sertifikasyon sürecinin Ağustos 2018 itibariyle olumlu olarak sonuçlandığını ve kuru soğutucu ürünle...
24 Ekim 2018 Çarşamba / 14:54

Avusturya'nın İlk Yeşil Hidrojen Depolama Tesis Açılıyor

Fronius Solar Energy, elektrik, ısıtma ve mobilite sektörlerini etkili bir şekilde birleştirme projesini ilerletmeye devam ediyor: Şirket Avusturya...
24 Ekim 2018 Çarşamba / 13:33