E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
TEKSAN
B2B MEDYA

Hem Enerji, Hem Ekipman Yerli Olmalı

Hem Enerji, Hem Ekipman Yerli Olmalı

22 Ocak 2020 | KONUK YAZAR
155. Sayı (Ocak-Şubat 2020)
1.735 kez okundu

Hüseyin Vatansever

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı

Ülkemiz ekonomisi için zorluklarla geçen bir 2019 yılını geride bıraktık. Geçen yılı Türk ekonomisinin yüzde 0,5 ilâ 1 arasında bir büyüme oranı ile tamamladığımız anlaşılıyor. Bu oranı elbette yeterli göremeyiz. Mevcut işgücümüze her yıl eklenen 950 bin ilâ 1 milyon arasındaki gencimize iş ve aş yaratmak; yüzde 27,4 gibi astronomik oranda işsiz olan gençlerimizin geleceğini düşünmek zorundayız.

Yenilenebilir ve temiz enerji sektörünün bu noktada çok önemli bir işlev yüklendiğini biliyoruz

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımda son 12 yılda hızlı bir ivme yakalayarak, yaklaşık 90 bin megavat olan kurulu gücümüz içinde, hidroelektrik santraller de dikkate alındığında 42 bin
megavat seviyesine ulaşmış durumda. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) öngörülerine göre, Türkiye yenilenebilir kapasitesini 2024 yılına kadar 63 bin MW seviyesine çıkaracak. ENSİA, yenilenebilir enerji ekipmanlarının, sermaye kaynağına bakılmaksızın Türkiye’de konuşlu şirketler tarafından üretilmesini, katma değer zincirinde ülkemizin daha fazla yer almasını vizyon olarak belirlemiş bir sivil toplum örgütü...

Biz enerji kaynağının yerli olmasının tek başına yeterli olmadığını, o enerjiyi üreten ekipmanların da Türkiye’de üretilmiş olması gerektiğini savunıyoruz. Rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle gibi temiz kaynaklarından enerji üretirken kullanılan yüksek teknolojili makine ve ekipmanda ithalat oranımız yüzde 70’in üzerinde. Yürürlükteki teşvik mevzuatına göre, yenilenebilir enerji ekipmanı teşviklerinin sadece rüzgâr türbini, jeneratör ve kanat imalatını kapsıyor ve bu ekipmanları üreten şirketlere Türkiye’nin hangi kentinde olursa olsun “5’inci Bölge” teşvikleri veriliyor. Ancak sadece bu üretimleri yapanlara değil; santrallerde kullanılan ve “Üretimin belgelendirilmesi şartıyla” tüm aksam, bütünleştirici parça ve ekipmanları üreten şirketlere de aynı teşviklerin sağlanması gerektiğini söylüyoruz. Bu teşvik mekanizması, ana sanayi şirketlerine makine, ekipman ve komponent üretimi yapan Kobi’lerin büyümelerinde katalizör etkisi yaratacaktır.

Orta vadede ise Türk markalı rüzgâr santrali üreticilerinin sayısının artarak dünya sahnesinde yer alabileceklerini bir iklim yaratılmış olacaktır. 2030 yılı yenilenebilir enerji hedefleri dikkate alındığında, önümüzdeki 10 yıl için en az 25 milyar dolarlık bir ekipman pazarı yaratılacak. Bu pazarın ülkemiz sınırlarında yapılacak üretimle karşılanması ve ihraç edilmesi; hem cari açığın azalmasını hem de kıt olan dövizin ülke içinde kalmasını sağlayacak.

Yazının devamı için tıklayın


 


İlginizi çekebilir...

YEKDEM'İN Devam Edeceğine İnanıyoruz

Hepimizin bildiği gibi dünya genelinde enerji yatırımlarının %70'i hükümetlerin kararları doğrultusunda gerçekleşiyor....
22 Ocak 2020

İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen: İGDAŞ Depreme En Hazır Kuruluşların Başında Geliyor

İGDAŞ, 6,5 milyon abonesi ve yıllık 6,5 milyar metreküp doğalgaz satışı ile Türkiye'nin en büyük doğalgaz dağıtım şirketi. Bu rakamlar abone sayıs...
22 Kasım 2019

Doğalgaz Alım Fiyatımız Avrupa'dakilere Kıyasla İki Misli Olmayabilir

Ülkemizde hava kirliliğinin önlenmesi için yapılan çalışmalarla başlayan doğalgaz kullanımının gelişimi günümüzde aynı düzeyde önemsenmiyor. Neredeyse...
22 Kasım 2019

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.