
Yeni Bir Başlangıç
Tamer Tazefidan: "Enerji Güvenliği, Ülkelerin Stratejik Güvenlik Meselesi Haline Geldi"
Veri Merkezi Çağında Şebekeyi Korumak: Talep Baskısını Azaltmanın Yolları
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Shell Yeni Küresel Değerlendirmesini Açıkladı![]()
Royal Dutch Shell, enerjinin geleceğine ilişkin analiz ve öngörüleri çerçevesinde yeni uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, Japonya’daki elektrik kesintileri ve Ortadoğu’daki siyasi krizler gibi gelişmelerin, enerjideki belirsizlikleri daha önemli kıldığını belirtilerek, “Enerji konusundaki seçimlerimizde ve enerjiyi nasıl kullanacağımıza ilişkin tercihlerimizde daha akılcı davranmanın zamanı çoktan geldi. Adım atmayı geciktirdikçe daha büyük dalgalanmalar ve belirsizliklerle karşılaşma riskimizin arttığını, yaşadığımız son gelişmeler de kanıtlamaktadır. Bugünün manşetlerine takılıp kalmamalı, enerji geleceğimizi şekillendirmek için gerekli önlemleri şimdiden almalıyız” çağrısında bulundu.
Gelecekte enerji ihtiyacı üçe katlanabilir: Shell’in tespit ve önerileri şunlar:
Eğer enerjiyi bugün kullandığımız gibi kullanmaya devam edersek, global enerji ihtiyacının bu yüzyılın ilk yarısında üçe katlanması işten bile değil. Shell senaryolarında görev alan planlamacılar yüzyılın ortasına gelindiğinde global enerji talebi ile arzı arasında büyük bir açıkla karşılaşabileceğimizi öngörüyorlar. Söz konusu açık, 2000 yılındaki global enerji sektörünün boyutları kadar büyük olabilecek. Bu açık, ancak enerji üretiminde olağanüstü bir artış ve enerji kullanımında çok büyük bir düşüş, ya da her ikisinin birden gerçekleştirilebilmesi durumunda kapanabilecek. Enerji geleceğimizi bir fırsatlar alanına dönüştürmek için yapılacak çok iş var. Bunlardan en önemli iki tanesi, enerji seçiminde daha akıllı olmak ve enerji kullanımında daha akıllı davranmak. Başlangıç noktası olarak evlerimizi aydınlatmak, ısıtmak ya da soğutmak, sanayimize enerji sağlamak için ne türden bir yakıt seçeceğimizi belirlemeliyiz. Bu alandaki enerji ihtiyacının önümüzdeki 20 yıl içinde yüzde 75 artacağı hesaplanıyor.
Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kullanım oranlarını yükseltmek önemli bir katkıda bulunacaktır. Ancak, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Kurulu’nun son raporuna göre, hızla gelişeceğini varsaysak bile, 2050 yılına gelindiğinde yenilenebilir enerjinin dünya enerji arzına yapacağı katkı ancak yüzde 30 düzeyinde olacak.
Doğal gaz, ülkelerin bir yandan artan enerji ihtiyaçlarını karşılarken, bir yandan da CO2 emisyonlarının yönetiminde en hızlı ve en düşük maliyetli çözümü sunma özelliğine sahip.
BM Habitat grubunun verilerine göre dünyanın hızla büyüyen kentsel nüfusunu barındırmak için önümüzdeki 30 yıl içinde her hafta bir milyon nüfuslu yeni bir kent kurulması gerekiyor. Karbondioksit emisyonlarının yüzde 80’inin kentlerden kaynaklandığı dikkate alındığında, yeni eklenecek bu kentlerin nasıl planlanacağı ve tasarımlarının nasıl yapılacağı çok büyük fark yaratacak.
İlginizi çekebilir... Enerjide Yeni Yatırım Dalgası Antalya'da Masaya YatırılacakTürkiye, güneş ve rüzgarda kurulu gücünü 2035'e kadar 120 bin megavata çıkarmayı hedeflerken, bu dönüşüm için 80 milyar dolarlık yatırım öngörülüy... ASUNIM'den Somali'de Dev Yenilenebilir Enerji Hamlesi: 55 MWp GES ve 160 MWh Enerji Depolama ProjesiTürkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründeki önemli EPC şirketlerinden ASUNIM, Afrika'daki uluslararası başarısını Somali'de hayata geçir... Alarko ve Gotion'un Genç Profesyonelleri İstanbul'da BuluştuTürkiye'nin yeşil dönüşümünde etkin bir oyuncu olma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Holding, kısa bir süre önce dünyanın önde gelen tekno... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.