İçeriğe geç
Enerji ve Çevre Dünyası Dergisi

Kategoriler

Dergi

Abonelik

Akaryakıt Sektöründe Uçucu Organik Bileşik Emisyonlarının Kontrolü Üzerine İktisadi ve Hukuki Bir Analiz (Birinci Bölüm)

6.539 okunma174. Sayı (Mayıs-Haziran 2022)

Akaryakıt Sektöründe Uçucu Organik Bileşik Emisyonlarının Kontrolü Üzerine İktisadi ve Hukuki Bir Analiz (Birinci Bölüm)

Av. ENEZ PULLUK

Enerji Sektörü Avukat

GİRİŞ

Akaryakıt sektörü üretim, depolama, dağıtım ve ürünün tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen tüm tedarik süreçlerinde ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte akaryakıt sektöründe ticaret konusu edilen ürünlerin kimyasal özellikleri ve faaliyetin doğasından kaynaklı kirlilik riski çevre ve insan sağlığının korunmasına yönelik endişeleri beraberinde getirmektedir. Sağlık üzerindeki olumsuz etkileri yanında çevre kirliliğinin iktisadi bakımdan toplum refahında etkinsizlik yarattığı kabul edilmekte ve buradaki etkinsizliğin giderilmesi için kamusal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. 05.12.2018 tarihli ve 30616 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Benzin ve Naftanın Depolanması ve Dağıtılmasından Kaynaklanan Uçucu Organik Bileşik Emisyonlarının Kontrolü Yönetmeliği” (kısaca “Yönetmelik” olarak anılacaktır) çevresel endişeler dikkate alınarak hava kirliliği ile mücadele amacıyla getirilen düzenlemelerdendir.

Bu yazıda ilk olarak, Yönetmelikte konu edilen çerçeve ile bağlı kalmak suretiyle depolama, nakliye ve istasyon faaliyetleri sonucu ortaya çıkan organik bileşik emisyonları kaynaklı çevre kirliliğinin tüketici refahı üzerindeki iktisadi etkisi analiz edilecektir. İkinci olarak ise, Yönetmelik kapsamında yapılan düzenlemeler ve getirilen yükümlülükler hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır.

1. PİYASA BAŞARISIZLIKLARI VE KAMUSAL MÜDAHALE

Klasik iktisat teorisinde piyasaların kendi kendisini düzenlediği, ortaya çıkabilecek aksaklıkların da piyasa mekanizması tarafından dışarıdan bir müdahaleye gerek kalmaksızın düzeltileceği düşüncesi hakimdir. Bu düşünceye göre, piyasa mekanizması kendi dinamikleri ve doğal işleyişi içinde her zaman optimum denge noktasına ulaşacaktır. Bu yönüyle piyasada görülen aksaklıklara kamusal bir müdahale gereksinimi duyulmamaktadır. Ancak zaman içinde, ortaya çıkan aksaklıkların piyasa tarafından kendiliğinden giderileceği düşüncesine olan bağlılık azalmıştır. Bir başka deyişle piyasaların her zaman optimum bir dengede olmadığı anlaşılmıştır. Neoklasik iktisat olarak adlandırılan yaklaşımla birlikte piyasa mekanizmasının kendi dinamik işleyişi içinde optimum dengeyi sağlamaktan uzak olduğu, bu nedenle kamusal müdahaleye ihtiyaç duyulduğu kabul edilmektedir.

Yazının devamı için tıklayın

Paylaş

İlginizi çekebilir

Tümü
Reklam
200x200 piksel Reklam Alanı

Advertorial

Tümü: Advertorıal