
Küresel ısınma ile mücadele için 1997 yılında oluşturulan Kyoto Protokolü, insan kaynaklı karbon kirliliğinin üçte birinden azını oluşturan zengin ülkelerin emisyonunu kapsıyordu. Protokolün ilk fazı 2012 yılının bitiminde sona erecek. Avustralya ve Norveç yeni protokol üzerinde müzakereler yapılmasını önerirken yeni protokolün 2013 yılında hazır olmasını beklemenin gerçekçi olmadığını ifade ediyorlar ve hedeflenen tarihin 2015 olması gerektiğini belirtiyorlar. Gelişmekte olan ülkeler ise, Kyoto’nun zengin ülkelerin karbon azaltımına ilişkin daha sıkı taahhütlerde bulunmalarını sağlayacak şekilde genişletilmesinde ısrar ediyorlar.
Yeni protokol ile büyük ekonomilerin emisyonların azaltılması konusunda daha güçlü adımlar atması için çağrıda bulunulurken faaliyetlerin standartlaştırılması ve yapılan faaliyetlerin kıyaslanabilmesi için bir ortak bir sistem oluşturulması öneriliyor. Avrupa Birliği Baş İklim Müzakerecisi Artur Runge-Metzger “Uluslararası iklim müzakerelerini önümüzdeki yıllarda nasıl ileri götürebileceğimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Durban’da gerçekleştirilen toplantılarda ortaya konulan konuların tüm ülkeler için yeni bir iklim altyapısı oluşturulmasında hayati bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum” dedi.