
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Tamer Tazefidan: "Enerji Güvenliği, Ülkelerin Stratejik Güvenlik Meselesi Haline Geldi"
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Harekete Geçmek İçin Kaybedecek Vakit Yok![]()
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Avrupa Komisyonu İklim Değişikliği Komisyoneri Connie Hedegaard, Avrupa Komisyonu İklim Eylemi Bölüm Direktörü Laurence Graff ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Genel Sekreteri Engin Güvenç gibi katılımcıları olan seminerde TEMA Vakfı Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi M. Serdar Sarıgül’de bir açıklama yaptı.
TEMA tarafından seminer sonrası konu ile ilgili şu açıklama yayınlandı; Türkiye, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en şiddetli şekilde yaşayacak bölgelerden birisi olan Akdeniz Havzası’nda yer alıyor. Ancak ne yazık ki TEMA Vakfı’nın özenle dikkat çektiği bu somut tehlikeye karşın ülkemiz iklim değişikliği ile mücadelede yükümlülüklerini kabul etmek ve harekete geçmekte gecikiyor. Bu gecikmenin yanında iklim değişikliği ile mücadele projeleri olarak öne çıkartılan HES projelerinin bütüncül havza planlamalarının gerçekleştirilmemesi, nükleer enerjinin ‘çözüm’ olarak dayatılması ve kömürlü termik santrallere yatırımın artırılması gibi gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz. Bu projelerin doğaya, insan sağlığına ve iklim değişikliği ile mücadeleye olumsuz etkileri bizleri son derece endişelendiriyor. Türkiye COP7’de tanınan ve Cancun’da savunulan; Annex 1 ülkeleri arasındaki özel konumununu referans göstererek halen bir sera gazı azaltım ve uyum hedefi belirtmemiştir. Toplantıda, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar gerçekleştirdikleri konuşmalarda özellikle bir hedef açıklamaktan kaçınmış ve bunun yerine karbon ticareti için gereken mekanizmaların oluşturulması gereğinin altını çizmişler; AB’den bu doğrultuda destek istemişlerdir. Türkiye’nin herhangi bir sera gazı azaltım ve uyum hedefi belirtmeden, karbon ticaretinden söz etmesi bizleri iklim değişikliği ile mücadeledeki samimiyet konusunda kaygılandırmaktadır. Bu durum, gerek AB ile olan ilişkilerinde gerekse sürdürülebilir iklim politikalarının geliştirilmesinde engel teşkil etmektedir. Türkiye, acilen yükümlülüklerini kabul ederek harekete geçmelidir. TEMA Vakfı olarak Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki stratejisinin ve planlarının, katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir iklim politikalarını benimsemek yönünde geliştirilebileceğine inanıyoruz. Sürdürülebilir iklim politikaları geliştirilmesi konusunda sivil toplum olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bunun için Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede hedef ve yaptırım belirleme süreçlerinde karar alıcı organ olan İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’nun daha katılımcı ve sivil topluma açık bir organ haline getirilmesini talep ediyoruz. İlginizi çekebilir... OEDAŞ Geleceğin Mühendisleri ile Bir Araya GeldiKadın istihdamının düşük olduğu enerji sektöründe fırsat eşitliğinin sağlanması ve bu konuda farkındalık oluşması amacıyla 2019 yılından bu yana '... Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev DeğişimiOğuzhan Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Enerjisa Enerji CEO'luğu görevini üstlenirken, Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevini ikinci bir... CW Enerji'den Küresel Pazarlarda Güçlendiren BaşarıTürkiye ve Avrupa'nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji teknolojilerinde çıta... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.