
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Tamer Tazefidan: "Enerji Güvenliği, Ülkelerin Stratejik Güvenlik Meselesi Haline Geldi"
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Enerji Depolama Sistemleri Türkiye'nin Gündeminde![]()
Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı Yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş ve rüzgar enerjisinin doğası gereği kesintili olması, güvenilir enerji depolama çözümlerini hayati kılıyor. Enerjiyi daha sonra kullanılmak üzere saklama kapasitesine sahip olan enerji depolama sistemleri ise enerjinin üretildiği zaman kullanılmadığı durumlarda fazla enerjiyi depolamak ve ihtiyaç duyulduğunda tekrar enerjiye dönüştürmek için kullanılıyor. Gelişmiş ülkelerin birçoğunun yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiğini hatta geçmiş yıllara göre üretimlerinde artış olmasının bir sonucu olarak fosil yakıtlara bağımlılıklarının azaldığını görüyoruz. Dünya genelinde enerji sektöründe yaşanan büyük dönüşümler enerji depolama sistemlerinin (EDS) önemini gözler önüne seriyor. Birçok ülke EDS alanında yatırımlar yaparken, Avrupa ve Asya arasında köprü işlevi görerek potansiyel bir enerji koridoru olan Türkiye’nin, hızla artan enerji talepleri ve sera gazı emisyonlarını azaltma noktasındaki stratejik odakları nedeniyle bu konuyu önceliklendirmesi gerekiyor. Bu konuda atılan adımlar ise ümit verici. Gelin ülkemiz açısından önemini ve son gelişmeleri birlikte inceleyelim. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) elektrik üretim lisansı veritabanına göre, Türkiye’de 2024 itibarıyla hibrit santrallerde 510 MW güneş kapasitesi bulunuyor. Anadolu’daki artan rüzgar ve güneş enerjisi çiftlikleri ise bu enerji kaynaklarının değişkenliğini yönetmek için etkin enerji depolama çözümlerinin önemi artıyor. Türkiye'nin elektrik üretimini artırma ve tüm bölgelere istikrarlı bir enerji tedariki sağlama hedefi ise bir diğer önemli konu. Verileri incelediğimizde ülkemizde elektrik enerjisi tüketimi 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,2 oranında azalarak 330,3 TWh, elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 0,6 azalarak 326,3 TWh olarak gerçekleşmiş. Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmasının sonuçlarına göre elektrik tüketiminin 2025 yılında 380,2 TWh, 2030 yılında 455,3 TWh, 2035 yılında ise 510,5 TWh seviyesine ulaşması bekleniyor. Değişen koşullar ve artan nüfus sebebiyle elektrik üretimi ve tüketimi arasındaki fark hızla büyüyor. Enerji talebindeki hızlı artışın karşılanması içinse, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin verimli bir şekilde depolanması gerekiyor.
Dünyada ilk on ekonomi arasında yer alma hedefimiz; endüstriyel sektörün büyümesi, güvenilir ve sürekli bir enerji arzı gerektirmekte. Ülkenin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 33'ünü sanayi sektörümüzün oluşturduğu ve bu oranın giderek artığı düşünüldüğünde, sanayilerin kesintisiz çalışmasının önemi daha iyi anlaşılabilir.
Rüzgar enerjisinde ise kritik bileşenlerin ve deniz üstü türbinlerin imalatını desteklemek amacıyla 1,7 milyar dolarlık kaynak ayrıldı. Bu destekler ile yerli bir rüzgar enerjisi markası inşa edilmesi hedefleniyor. Avrupa Birliği’ne baktığımızda ise Yeşil Anlaşma ve ilgili politikalar aracılığıyla yenilenebilir enerjiye geçişi ve dolayısıyla enerji depolama sistemlerinin benimsenmesini agresif bir şekilde savunduklarını görüyoruz. Almanya, yenilenebilir enerji kaynaklarını şebekeye entegre etme konusunda büyük yol katederken, şebekeyi dengelemek ve yenilenebilir enerjilerin kesintilerini azaltmak için EDS'e büyük yatırımlar yapıyor. Ülkenin 2020 yılındaki kurulu enerji depolama kapasitesinin 8 GW olduğu biliniyor. Amerika’nın büyük ölçüde piyasa odaklı bir yaklaşımı olsa da federal ve eyalet düzeyindeki politikalar destekleyici bir zemin sağlıyor. Batarya depolama maliyetlerinin düşmesi ve artan yenilenebilir enerji dağıtımları ile birlikte EDS'nin benimsendiğini, başta Kaliforniya olmak üzere pek çok eyalette görmek mümkün. Ülkede 2022 yılında kurulu enerji depolama kapasitesinin yaklaşık 27 GW olarak kaydedilirken, bu kapasitenin 2025 yılına kadar 60 GW'a ulaşması bekleniyor.
EDS’nin Faydaları İlginizi çekebilir... OEDAŞ Geleceğin Mühendisleri ile Bir Araya GeldiKadın istihdamının düşük olduğu enerji sektöründe fırsat eşitliğinin sağlanması ve bu konuda farkındalık oluşması amacıyla 2019 yılından bu yana '... "Karbon Yönetimi için Kümelerarası İş Birliği" Projesi Ödüle Layık GörüldüEnerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (ENSİA) koordinasyonunda, Ege İhracatçı Birlikleri ve İtalya Temiz Enerji Kümesi Co.Svi.G. ortaklı... Fırat EDAŞ, EnergyMind Projesiyle Enerji Sektöründe Yapay Zeka Dönüşümüne Katkı SağlıyorDoğu Anadolu Bölgesi'nde elektrik dağıtım hizmeti veren Fırat EDAŞ, enerji sektöründe dijital dönüşümü destekleyen EnergyMind projesi kapsamında y... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.