
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Tamer Tazefidan: "Enerji Güvenliği, Ülkelerin Stratejik Güvenlik Meselesi Haline Geldi"
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Enerji Dönüşümü Yeni Jeopolitik Kırılganlıklar Yaratabilir![]()
Küresel enerji dönüşümü; elektrikli araçlardan batarya depolamaya, rüzgâr türbinlerinden hidrojen teknolojilerine ve elektrik şebekelerine kadar pek çok alanda lityum, kobalt, nikel, grafit, nadir toprak elementleri ve bakır gibi kritik minerallere olan talebi hızla artırıyor. Sabancı Üniversitesi IICEC Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok'un “Midstream Concentration and Geopolitical Risk in Critical Mineral Supply Chains: A Scenario-Based Assessment of Refining Chokepoints in the Energy Transition” (Kritik Mineral Tedarik Zincirlerinde Ara Aşama Yoğunlaşması ve Jeopolitik Risk: Enerji Dönüşümünde Rafinaj Darboğazlarının Senaryo Temelli Bir Değerlendirmesi) başlıklı araştırması, bu dönüşümün fosil yakıtlara bağımlılığı azaltırken, kritik minerallerin işlenmesindeki darboğazlar nedeniyle yeni jeopolitik kırılganlıklar yaratabileceğini ortaya koyuyor. Enerji politikaları alanının saygın hakemli dergilerinden, Q1 kategorisindeki Resources Policy'de (Elsevier) yayımlanan çalışma, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2024–2050 dönemine ilişkin Net Sıfır Emisyon (NZE), Açıklanan Taahhütler (APS) ve Belirtilen Politikalar (STEPS) senaryolarını kullanarak altı stratejik mineralde talep artışını, madencilik ve rafinaj yoğunlaşmasını ve olası darboğaz risklerini karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Araştırmaya göre en iddialı iklim senaryosu olan NZE patikasında, temiz enerji teknolojilerinin bu altı minerale yönelik toplam talebi 2024'teki yaklaşık 12,3 milyon tondan 2050'de yaklaşık 43 milyon tona çıkıyor; lityum talebi ise 13 katın üzerinde artıyor. Mineral çağında “Enerji Güvenliği” anlayışı yeniden şekilleniyorAraştırmanın işaret ettiği önemli bir husus: fosil yakıt sistemlerinden mineral-yoğun enerji sistemlerine geçişin daha geniş bir enerji güvenliği anlayışı gerektirdiği. Yakıt arzının sürekliliği, boru hatları, fiyat istikrarı ve — son Hürmüz Boğazı krizinin bir kez daha hatırlattığı üzere — deniz taşımacılığındaki geçiş noktaları gibi geleneksel enerji güvenliği başlıkları güncelliğini ve önemini koruyor; bununla birlikte, bu geçiş noktaları, deniz yoluyla taşınan kritik mineral ve rafine ürün sevkiyatları için de geçerli. Araştırmaya göre enerji dönüşümü, bu geleneksel risklerin üzerine eklenen yeni bir kırılganlık katmanı ortaya çıkarıyor: rafinaj kapasitesi, endüstriyel ekosistemler, teknolojik uzmanlaşma ve uzun vadeli tedarik zinciri dayanıklılığı. Bu yeni kırılganlıklar enerji sektörüyle sınırlı kalmıyor: Kritik mineraller; ileri imalat, yarı iletkenler, elektrik şebekeleri, savunma sistemleri ve yapay zekâ temelli dijital altyapının da giderek daha önemli bir bileşeni hâline geliyor. Bu çerçevede çalışma, dekarbonizasyon ile dijitalleşmenin birbirine giderek daha bağlı endüstriyel dönüşümler hâline geldiğine dikkat çekiyor. Bu yeniden tanımın merkezinde ise madencilikten çok, minerallerin işlendiği rafinaj aşaması yer alıyor. Rafinajdaki yoğunlaşma madencilikten daha yüksek ve daha kalıcıIEA verilerini baz alarak rafinaj yoğunlaşmasını üç iklim senaryosu üzerinden 2050'ye taşıyan ve karşılaştırmalı biçimde analiz eden çalışmanın temel bulgusu, bu yoğunlaşmanın madencilik aşamasından belirgin biçimde daha yüksek ve daha kalıcı olması. IEA'nın 2030 baz senaryo projeksiyonlarına göre, incelenen altı mineralin beşinde en büyük üç rafinaj ülkesinin küresel pazar payı yüzde 75'in üzerinde: Bu oran grafitte yüzde 91, nadir toprak elementlerinde yüzde 88, kobaltta yüzde 87, lityumda yüzde 85, nikelde ise yüzde 81 düzeyinde. Rafinaj faaliyetleri grafit, kobalt, lityum ve nadir toprak elementlerinde hâlâ çok sınırlı sayıda ülke ve aktörün kontrolünde bulunuyor ve bulgular, hızlandırılmış dekarbonizasyon senaryolarının mineral talebini katlarken rafinaj kapasitesinde eşdeğer bir coğrafi çeşitlenme üretmediğini gösteriyor. Dr. Mehmet Doğan Üçok, araştırmanın sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Enerji dönüşümü fosil yakıtlara bağımlılığı azaltırken riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; riskin coğrafyası ve niteliği değişiyor. Bir mineralin nereden çıkarıldığı kadar nerede ve kim tarafından işlendiği de artık enerji güvenliğinin merkezinde yer alıyor. Madencilik yatırımları görece hızlı çeşitlenebilirken, rafinaj sistemleri yüksek sermaye gereksinimleri, teknik uzmanlaşma ve uzun proje süreleri nedeniyle çok daha yavaş dönüşüyor.” Uluslararası politika koordinasyonu stratejik önem taşıyorÇalışma, rafinajdaki yoğunlaşmanın otomatik olarak jeopolitik kaldıraca dönüşmediğinin de altını çiziyor: Kırılganlığın boyutu; alternatif malzeme ve teknolojilerin ikame edilebilirliği, geri dönüşüm kapasitesi, sanayi politikaları ve ithalatçı ekonomiler arasındaki stratejik koordinasyona bağlı olarak değişiyor. Araştırma, enerji dönüşümünün güvenli ve sürdürülebilir biçimde ilerlemesi için kritik minerallere erişimin yanı sıra rafinaj kapasitesinin coğrafi olarak çeşitlendirilmesinin, teknolojik yeniliklerin ve alternatif batarya kimyalarının desteklenmesinin, geri dönüşüm altyapısının geliştirilmesinin ve uluslararası politika koordinasyonunun stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Çalışma ayrıca yapay zekâ altyapısı, veri merkezleri ve elektrik şebekesi yatırımlarındaki hızlı büyümenin; bakır, nadir toprak elementleri ve nikel başta olmak üzere kritik mineral talebi üzerindeki baskıyı önümüzdeki dönemde daha da artırabileceğine işaret ediyor. İlginizi çekebilir... Enda Enerji'de Bayrak DeğişimiBorsa İstanbul'da (BIST) ENDAE koduyla işlem gören Enda Enerji Holding A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bayrak değişimi gerçekleşti... Eksim Enerji Rüzgarın Yanına Güneşi EklediEksim Holding çatısı altında faaliyetlerini tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sürdüren Eksim Enerji, hibrit santral yatırımlarını mevcut ener... Sungrow, Avrupa'da 1,32 GWh'lik Enerji Depolama Anlaşmasına İmza AttıSungrow ile Nuveen Infrastructure arasında Avrupa'daki yenilenebilir enerji projelerini kapsayan çerçeve anlaşma, bölgenin enerji altyapısının güç... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.