Jeotermal Sektöründe "Ayrımcılık" Rahatsızlığı

Jeotermal Sektöründe "Ayrımcılık" Rahatsızlığı

29 Temmuz 2026 | HABERLER
92 kez okundu

Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye’yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık yarattı. 

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, “Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz.” dedi. 

2035’E Kadar 10 Milyar Dolar Yatırım 

Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye’nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını anımsatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. 

Türkiye’nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, küresel jeotermal literatürüne “Türk Mucizesi” olarak geçen bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)’tan 1.800 MW’a yükseldiğini hatırlattı.

“Üvey Kardeş Değil Öz Kardeş”

JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: 

“Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. 

Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. 

Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa’da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.”

Öngörülebilir Yatırım Ortamı Talebi 

Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. 

JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini anımsatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“2035’TE 4.500 MW Kurulu Güce Rahatlıkla Ulaşırız”

“Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. 

Türkiye’nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye’nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.”


 

İlginizi çekebilir...

Enda Enerji'de Bayrak Değişimi

Borsa İstanbul'da (BIST) ENDAE koduyla işlem gören Enda Enerji Holding A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bayrak değişimi gerçekleşti...
22 Temmuz 2026

Eksim Enerji Rüzgarın Yanına Güneşi Ekledi

Eksim Holding çatısı altında faaliyetlerini tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sürdüren Eksim Enerji, hibrit santral yatırımlarını mevcut ener...
21 Temmuz 2026

Sungrow, Avrupa'da 1,32 GWh'lik Enerji Depolama Anlaşmasına İmza Attı

Sungrow ile Nuveen Infrastructure arasında Avrupa'daki yenilenebilir enerji projelerini kapsayan çerçeve anlaşma, bölgenin enerji altyapısının güç...
20 Temmuz 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,234 sn