İçeriğe geç
Enerji ve Çevre Dünyası Dergisi

Kategoriler

Dergi

Abonelik

Türkiye Genelinde Su Kaynakların Durumu

14.087 okunma154. Sayı (Kasım-Aralık 2019)

Türkiye Genelinde Su Kaynakların Durumu

Elif Burcu Atçı Artemis Arıtım

Türkiye 2017 yılında, kişi başına düşen 1,385,92 m³lük su miktarı ile “su sıkıntısı çeken” bir ülke kabul edilmektedir [1]. Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye nüfusunun 2030 yılında 100 milyona ulaşacağını öngörmektedir. Bu durumda, kişi başına düşen su miktarının 1.120 m³/yıl olması beklenmektedir [2]. Kişi başına düşen bu tüketim miktarı, Türkiye’nin 2030 yılında su kıtlığı artan bir ülke olduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin Su Kaynakları Potansiyeli

Türkiye’ye yıllık olarak düşen ortalama yağış miktarı 643 mm’dir. Bu miktar dünya ortalamasının oldukça altındadır ve yıllık ortalama 501 milyar m³ suya tekabül etmektedir. Bu miktarın yaklaşık yarısından fazlası (274 milyar m³) atmosferde buharlaşırken, 69 milyar m³ü yeraltına sızmaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne göre, tüketilebilecek yüzey suyu potansiyeli ise 98 milyar m³ olarak hesaplanmaktadır. Bu miktarın 95 milyar m³ü yurtiçindeki nehirlerden ve 3 milyar m³’ü komşu ülkelerden doğan nehirlerden sağlanmaktadır. 14 milyar m³’lük çekilebilir su miktarının da eklenmesi ile Türkiye’nin toplam kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar m3 olarak hesaplanmaktadır [1].

Türkiye’de Su Kaynakları Falkenmark indeks değerlerine göre, 1700 üzeri değerler su zengini, 1000-1700 arasındaki değerler Su stresi, 500- 1000 arasındaki değerler su kıtlığı ve 500’den küçük değeler kesin kıtlığı göstermektedir. Buna göre Tablo 2’de su kaynakları ve durumları verilmiştir. Dünya genelinde su miktarı ile nüfusun oransız dağılımı mevcuttur. Bu durum Türkiye içinde geçerlidir. Havzaların akış potansiyeli ile bu havzalardan faydalanan nüfus arasında orantısızlıklar vardır. Ülkemizdeki toplam nüfusun %28’i gibi yoğun bir kısmının yaşadığı Marmara Bölgesi’nde, havzalar toplam akışın sadece %4’lük kısmını toplamaktadır. Meriç, Ergene, Gediz, Büyük Menderes, Burdur Gölü, Akarçay, Konya ve Asi Nehri havzalarında yüzey ve yeraltı suyu kullanımı, su kaynaklarının kendini yenileyebilme kapasitesini aşmıştır. Bu durum, havzalar üzerinde baskıyı arttırmış ve doğal ekosistem üzerinde büyük bir tehlike oluşturmuştur [2].

Yazının devamı için tıklayın 

 

Paylaş

İlginizi çekebilir

Tümü
Reklam
200x200 piksel Reklam Alanı

Advertorial

Tümü: Advertorıal