E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

“Elektrik Üretim İşi Bir Bütün Olarak Görülmeli”

“Elektrik Üretim İşi Bir Bütün Olarak Görülmeli”

15 Eylül 2011 Perşembe | SÖYLEŞİ
87. Sayı (TEMMUZ - AĞUSTOS 2011)
162 kez okundu

Kısaca firmanızı tanıtarak, faaliyet alanınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Enerpro’yu kısaca, rüzgar ve güneş enerjisi santralleri yatırımcılarının niyet safhasından, yatırıma başlama safhasına kadar ihtiyaç duyduğu teknik ve idari hizmetlerin tümünü sağlamak konusunda uzmanlaşmış bir çözüm ortağı olarak tanımlayabiliriz. Uzman teknik ekibimiz ile, rüzgar ve güneş ölçümlerinde, 20 yıldır deneyimli Yunan ve Portekizli şirketler ile stoktan teslim direk ve elektronik ekipman tedariki, kurulumu, bakım ve onarımları ile ölçüm sahası ön analizi ve nihai enerji analizi raporları hazırlamaktayız. 
 
Enerpro olarak anahtar teslimi proje geliştirme hizmeti de sağlıyorsunuz, bu hizmetiniz hakkında kısaca bilgi aktarabilir misiniz?
Anahtar teslimi proje geliştirme hizmetimizin özeti; rüzgar veya güneş, yatırımcının tercih ettiği yatırım çeşidine ilişkin mevzuat, finans, piyasa trendi, halihazır durum ve gelecek projeksiyonları konusunda uzman kişiler tarafından birebir verilecek detaylı sunumlar ile başlayarak, akabinde de yer seçimi, ölçüm kampanyası, lisans müracaatı, ön analizler, final banka raporları, türbin seçimi, inşaat projesi, elektrik projesi hazırlıkları ile beraber nihai yatırım fizibilitesini çıkartarak yatırımcıya teslim etmektir. Tüm bu süreçler Enerpro sorumluluğunda birebir takip edilir.
 
Faaliyette olduğumuz yaklaşık dört yıldır, yenilenebilir santral yatırımcılarına yönelik, öncelikle ölçümleme (gerektiğinde standart ekipmanlar haricinde rüzgar ölçüm teknolojisinin ulaştığı en son nokta olan ve 200 metreye kadar ölçüm imkanı sağlayan LIDAR cihazlarımızı da kullanarak), saha enerji analizi ve akabinde proje geliştirme, mühendislik, lokal (il özel idareleri, belediyeler, diğer yerel kurum kuruluşlar) veya merkezi (EPDK, EİE, Enerji Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, vb.) idari izin prosedürleri gibi, yenilenebilir elektrik piyasasına ilişkin tüm hizmetlerde 30’un üzerinde projeyi başarıyla yürütmekteyiz.
 
Anahtar teslim hizmetlerimiz, teknik unsurların haricinde ÇED, imar izinleri, kamulaştırma, projelendirme, enerji analizleri dahil tüm geliştirme safhalarını içermekte ve böylece yatırımcı sadece bizimle muhatap olarak zaman ve parasını en optimum biçimde değerlendirebilmektedir. Polat Enerji, Aysu, Olgunay, Temel Yatirim, Sun, Ay, Suay sirketleri çalıştığımız şirketlerden bazılarıdır. 
Enerji alanında danışmanlık ve hizmet sağlayıcı bir şirket olarak, Yenilenebilir Enerji Kanunu’nu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Özellikle vurgulamak gerekirse, kanunun yerli katkı ilavesi hükmü, öncelikle rüzgar santralleri yatırımlarının önünü kesinlikle açacaktır. Geliştirmekte olduğumuz sahalarda yaptığımız ölçüm ve analizlerin sonucunda, özellikle Marmara ve Ege Bölgelerinde %30’un üzerinde net elektrik üretebilen sahalarda halihazırda Türkiye’de faal türbin tedarikçilerinin fiyatları göz önüne alındığında, bankaların proje finansmanı kriterlerine uygun projeler geliştirmenin mümkün olduğunu görmekteyiz. Ancak; yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli hususlara da değinmek isterim: Enerji analizi yapmak için uluslararası standartlarla belirlenmiş kriterleri karşılayan direk ve elektronik cihazlar ile dikim alanında uzman ekiplere sahip firmalar ile çalışmalıdırlar. Akabinde yapılan analizlerde ise sahadaki brüt üretimden ziyade o sahanın teknik ve istatistiksel kayıplarının iyi analiz edilerek satılabilir net enerji miktarının hesaplanması gereklidir. Bu çalışmaların iyi yapılması durumunda bugünkü YEK Kanunu belirttiğim gibi özellikle yerli katkı ilavesinin de uygulanması sonrasında yatırımların yapılması için yeterlidir.
 
Güneş için bu analizi yapabilmek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Bunu talep artıp, ölçüm çalışmaları ilerledikçe ve ekipman tedarikçilerinin adedi arttıkça değerlendirmek daha doğru olacaktır. Ancak güneşin de önünün açılmak istendiğini tespit edebiliyoruz.
 
Yatırımcılarla yoğun olarak işbirliği içerisindesiniz. Türkiye’de enerji alanında faaliyet gösteren yatırımcıların karşılaştıkları yatırım ve finansman zorlukları nelerdir?
En büyük zorluğu, elektrik üretim işini bir bütün olarak göremeyen yatırımcılar yaşamaktadır. RES ve GES yatırımları basit bütçeler ile başlayabileceğiniz ve planlama safhasında bazı maliyetlerden fedakarlık yaparak sürdürebileceğiniz yatırımlar değildir. Başladığınızda planlamanın her safhası için doğru şirket ile anlaşmanız, inşaat safhasına kadar oluşabilecek tüm harcamalardan haberdar olmanız ve en önemlisi işi uzmanları ile yapmanızdır. Sahayı seçmeden önce mülkiyet durumuna bakmak, sivil havacılık ve askeri radar etkileşimlerine bakmak, sit, arkeolojik sit, doğal sit, vs. gibi kısıtlamalara bakmak, trafo merkezinin kapasitesine bakmak, maden ruhsatlarına bakmak gibi sayabileceğimiz belki 40-50 aşamanın her birinin detayı ile incelenmesi, uygun ölçüm sisteminin kurulması ve her ay düzenli bakımlar ile ölçümün izlenerek sahanın potansiyelinin çok zaman kaybetmeden belirlenmesi ve geliştirmeye devam edip etmemek konusunda hızlı kararlar alınarak bir sonraki aşamada yapılacak masrafların boşa gitmemesi sağlanmalıdır. Sadece bu işler için bünyemizde uzman birçok harita mühendisi ve çevre plancısı istihdam edilmektedir.
 
Eğer tüm bunları düzenli planlamış iseniz, aslında yatırıma başladığınızda önünüzde teknik ve idari engeller kalmamaktadır. Ancak bunları hatalı yapmanız veya hatalı sürdürmeniz durumunda santral yerleşimleriniz sürekli değişir ve her defasında yeni kurum görüşleri ve lüzumsuz imar plan tadilatları ile uğraşmak hatta şebeke bağlantı hatlarınızı bile birçok kez revize etmek durumunda kalırsınız. 
 
İşin gerçeği yatırım güçlüğü çektiğini söyleyen yatırımcılar aslında bu yatırımlarını belki de elde olmayan sebepler dolayısıyla veya tecrübesiz danışmanlık firmaları dolayısıyla bu safhaları eksik planlamış, hatta planlayamamış şirketlerdir diyebiliriz.
Finansman konusuna gelince, özellikle ölçüm kampanyası iyi planlanmamış, eksik ölçümü olan, direklerin bakımı eksik ve dataları düzenli olmayan projelerin finansmanının güçleştiği bir döneme giriyoruz. Bunun sebebi de, bankalar son birkaç yıldır finanse ettikleri santrallerdeki gerçekleşmelerin beklenenden daha düşük olduğunu gördü ve bunun kaynağının, özellikle ölçüm kampanyalarındaki eksiklikler olduğunu anladı. 
 
Türkiye gibi dağlık ve karmaşık topografyası olan ülkelerde standart olarak nerdeyse her 10 MW için bir ölçüm direği dikilirken ülkemizde 30-40 MW’lık sahalar tek ölçüm direği ile analiz edilmekte bu da nihai enerji raporundaki belirsizlik oranlarını yukarıya çekerek düşük sonuçlara neden olmakta ve finansör kuruluş ya borç vermeyi reddetmekte veyahut %30-%40 oranında öz kaynak konulmasını talep etmektedir. 
 
Yenilenebilir enerji alanında, sizce Türkiye 2023 hedeflerini yakalayabilir mi? Bu konuda değerlendirmelerinizi paylaşabilir misiniz?
Lisans verme anlamında 2023 hedefi yakalanacaktır ancak bu lisansların süratle yapılabilmesi için finanse edilebilir olmaları zorunludur. Bunun da yolu, hemen hemen geliştirilmiş projelerin lisanslanması ile mümkündür. 
 
Dolayısıyla en son yayınlanan yönetmelikte getirilen ölçüm zorunluluğunun üzerine, EPDK tarafından akredite edilecek bizim gibi yetkin şirketler tarafından hazırlanmış, enerji analiz raporları ve hatta bu raporlar ile bankalardan alınmış konfirme teklif mektupları ile birlikte lisans müracaatı yapılabilmeli, aksi halde müracaatlar iade edilmelidir. Ancak bu, teknik aşamaları geçmiş ve idari aşamalarda da belirli yerlere gelmiş projeler lisanslandırılmalıdır.

 


İlginizi çekebilir...

Friterm Enerji Sistemleri Satış Şefi Sinan Aydın: "Friterm Dünyanın Önde Gelen Üreticilerinden Birisi"

Friterm'in özellikle kuru soğutucu üretimi ile ülkemiz sınırlarını aşarak, dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi haline geldiğini ifade eden ...
22 Kasım 2019 Cuma

"Türkiye'de Lider Yenilenebilir Enerji Şirketi Olmayı Hedefliyoruz"

Enerji sektöründeki onuncu yılını kutlayan Borusan EnBW Enerji'nin Genel Müdürü Mehmet Acarla ile firmanın kurulduğu günden bu yana hataya geçirdi...
26 Eylül 2019 Perşembe

"Atıksu Atık Değil Önemli Bir Kaynaktır"

Türkiye'de yılda 5 milyar ton atıksuyun deşarj edildiğini ve bu miktarın 3 Sapanca Gölü'ne eşit seviyede olduğunu ifade eden Artemis Arıtım Ku...
26 Eylül 2019 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.