E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Hanwha Grup Türkiye Yöneticisi Selman Turaç:“PV Modüllerinin Kalitesini ve Verimliliğini Kendisi Garanti Edebilen Ender Üreticilerden Biriyiz”

Hanwha Grup Türkiye Yöneticisi Selman Turaç:“PV Modüllerinin Kalitesini ve Verimliliğini Kendisi Garanti Edebilen Ender Üreticilerden Biriyiz”

9 Mayıs 2012 Çarşamba | SÖYLEŞİ
92. Sayı (MART 2012)
199 kez okundu

Grubunuz hakkında bilgi verir misiniz?

Hanwha, Güney Kore’nin önde gelen gruplarından olup, dünyanın en büyük 300 şirketi arasındadır. 1952 yılında patlayıcı madde üretimi ile ticarete başlayan Hanwha’nın bugün 26 milyar dolar cirosu ve dünya üzerinde 67 noktada 40 binin üzerinde çalışanı bulunmaktadır. 1966 yılında Güney Kore’nin ilk kimyasal tesislerini kurarak bu sektörde öncü olmuş olan Hanwha, bunun yanında Havacılık ve Savunma Sanayi, Otomotiv yan sanayi gibi çeşitli sektörlere imalat yapmakta, ayrıca finans ve sigortacılık, turizm, inşaat ve enerji gibi farklı sektörlerde de faaliyet göstermektedir.

Enerji sektöründeki faaliyetlerinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Enerji sektöründe, yenilenebilir enerjiler ve konvansiyonel güç santralleri yapım ve işletimi olarak iki ana konuda çalışıyoruz.

 

Hem Güney Kore’de hem de Güney Asya ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere bir çok yerde kömür santralleri, doğalgaz santralleri ve kojenerasyon santralleri yapımında E.P.C. hizmeti veriyoruz. Türkiye’de oluşabilecek yeni santral inşaati ve mevcut enerji santrallerinin yenilenmesi konuları ile de yakından ilgileniyoruz. Güneş enerjisi endüstrisinin çok parlak bir geleceğe sahip olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle 2010 yılında tanınmış Avrupalı fotovoltaik markalarına OEM üretim yapan modül üreticisi Solarfun’ın hisselerini satın alarak güneş enerjisi sektörüne de girmiş olduk.

Hanwha SolarOne olarak isim değişikliğine giden şirket, 300 MW olan üretim kapasitesini 2011 yılı için 1,7 GW’a yükseltti, 2015 yılına kadar da PV Modül üretim kapasitemizi 5 GW’a çıkararak, dünyanın en büyük on PV modül üreticisi arasına girmeyi hedeflemekteyiz. Üretimde silikondan başlayarak, yonga ve hücreden modüle uzanan tüm prosesleri kendi tesislerimizde gerçekleştiriyoruz, ayrıca kendi tesislerimizde üretmekte olduğumuz EVA tabakasını da hem kendi modüllerimizin üretiminde kullanıyoruz, hem de diğer büyük modül üreticilerine tedarik ediyoruz. Bu sayede modüllerinin kalitesini ve verimliliğini kendisi garanti edebilen ender üreticilerden biriyiz. Modüllerimiz Frauenhofer Enstitüsü gibi Avrupa’nın seçkin kurumları ve üniversiteleri tarafından sürekli olarak test ediliyor.

Ocak 2012 tarihinden sonra imal edilen modüllerimizde malzeme ve işçilik hatalarına karşı 12 yıl üretici garantisi vererek, PV sektöründe üretici tarafından verilen en uzun ürün garanti süresine sahibiz, modüllerinin güç üretim kapasitesine de 25 yıl linear garanti veriyoruz. Bu 25 yıllık garanti süresi içerisinde ilk yıl için polikristal modüllerde %97 ve monokristal modüllerde %96 nominal güç garantisi vermekte olup, her iki tipteki modüller için yıllık %0,7 verim kaybı olacağını hesaplıyoruz. Bu durumda 25 yıllık kullanım sonunda modüllerimiz halen %82 verimle çalışarak, yatırımcıya ciddi bir avantaj sağlamış olacak.

Türkiye’deki güneş enerjisi sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özellikle güney bölgelerimizde yıllardır yaygın olarak kullanılan güneş enerjisi ile su ısıtma sistemleri ya da diğer adıyla termal kollektörler ülkemiz insanının yenilenebilir enerji sistemlerine olan yatkınlığının açık bir göstergesi.

 

Yenilenebilir enerji dendiğinde ülkemizde daha çok hidroelektrik ve rüzgar enerjisi akla geliyor. Fotovoltaik teknolojisi henüz çok iyi tanınmıyor malesef, ancak yakın bir gelecekte sektörümüzün daha hızlı adımlarla gelişeceğine ve aynı termal kollektörlerde olduğu gibi fotovoltaikte de dünyanın sayılı ülkeleri arasına gireceğinden eminiz.

Bildiğiniz gibi ülkemizin çok ciddi bir cari açığı var ve ithal edilen ürün ve hizmetlere bakıldığında enerji ithalatımız en büyük kalemi oluşturuyor. Oysa ülkemiz yenilenebilir enerjiler açısından çok iyi durumda. Avrupa’da, İspanya’dan sonra en güçlü ışınım Türkiye’de var, ancak malesef biz bundan yeterince faydalanamıyoruz. Rüzgar, hidroenerji, jeotermal, biyokütle gibi diğer yenilenebilir enerji potansiyellerimizi de buna eklediğiniz zaman aslında şu an ithal ettiğimiz ve kullanıldığında çevreye zarar veren fosil yakıtların ithalatını büyük ölçüde azaltabileceğimiz açıkça görülüyor. Devletimizin daha güçlü bir şekilde yenilenebilir enerjilere destek vermesi halinde çok kısa bir süre içerisinde büyük gelişmeler kaydedeceğimizi düşünüyorum. Tabii burada kullanılan ürünlerin yüksek verimli ve kaliteli olması, yapılan yatırımın geri dönüş süresini kısaltmak ve uzun vadede sorunsuz olarak sistemden faydalanmak açısından büyük önem taşıyor.

 

Uzakdoğulu bir üretici olarak malesef yine de bazı önyargılar ile karşılaşıyoruz. Özellikle Çin’den düşük kaliteli ve ucuz ürünlerin ülkemize girmesi ve kullanıcıların bu tip ürünlerden edindiği olumsuz tecrübeler sektörü sıkıntıya sokuyor. Birçok projede, ihalede peşinen "Uzakdoğu malı olmayacak" şeklinde bir yaklaşım ile karşı karşıya kalıyoruz. Oysa ki bugün cebimizdeki telefondan tutun masamızdaki bilgisayarımıza, evimizdeki televizyonumuza kadar uluslararası tanınmış bir çok ürün Çin’de üretiliyor. İhale şartnamesine "Uzakdoğu malı olmayacak" ibaresini yazmak için kullanılan bilgisayarın aslında Çin malı olması kendi içinde bir ironi değil mi?

Bunun yanında biliyorsunuz bugünlerde özellikle birçok Avrupalı ve Amerikalı PV Modül üreticisi finansal açıdan zor durumdalar. Şu an Avrupalı X-firması modülünün çok kaliteli olduğunu ve 20-25 yıl garanti verdiğini söyleyebilir, ancak 5 yıl sonra belki de pazarda artık olmayacak olan bir firmanın 25 yıl garanti veriyor olması, yatırımcı için ne ifade edecek? Bu açıdan yatırımcının, aldığı ürünün geldiği ülkeden önce markanın arkasındaki firmaya bakması büyük önem taşıyor.

Hedefleriniz arasında neler yer alıyor?

Şirket politikası olarak birlikte çalıştığımız partnerlerimize kaliteli ürünlerin yanında teknik bilgi olarak da her türlü desteği sağlayarak uzun süreli bir birliktelik kuruyoruz.

Sadece modül satışı değil, aynı zamanda GES santrali projeleri geliştirme, proje finansmanı ve bunun yanı sıra Türkiye’de fotovoltaik modül üretmeyi düşünen yerli imalatçılara hücre ve EVA tabakası gibi ürünlerin tedariğini de yapmayı planlıyoruz.


 


İlginizi çekebilir...

"Atıksu Atık Değil Önemli Bir Kaynaktır"

Türkiye'de yılda 5 milyar ton atıksuyun deşarj edildiğini ve bu miktarın 3 Sapanca Gölü'ne eşit seviyede olduğunu ifade eden Artemis Arıtım Ku...
26 Eylül 2019 Perşembe

"Güneş Yatırımları için Uygun Finansman Koşulları Oluşturulmalı"

Lisanssız Elektrik Yönetmeliği'nde yapılan değişlikler sonrasında elektrik üretimi konusunda yeni bir sayfanın açılmış olduğunu söyleyen GENSED Ge...
19 Temmuz 2019 Cuma

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay: "Büyük Bir Potansiyele Sahibiz"

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay, Türkiye'de çatıların güneş enerjisi üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguluy...
19 Temmuz 2019 Cuma

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.