E-Dergi Oku 

Elektrikli Araçların Fosil Yakıtlı Araçların Yerini Almasının Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine Etkileri (1.Bölüm)

Elektrikli Araçların Fosil Yakıtlı Araçların Yerini Almasının Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine Etkileri (1.Bölüm)

10 Mart 2021 | TEKNİK MAKALE
164. Sayı (Mart 2021)
2.061 kez okundu

DOĞAN SEVÜK

Enerji Sektörü Yönetici

Elektrikli araçlar, adını en temel güç sağlama mekanizması olan motorunun içten yanmalı motorların yerini elektrik motoru ile değişmesinden almaktadır. Bu araçlar enerji kaynağı olarak günümüzde ağırlıklı olarak bataryaları kullanmakla birlikte yakıt bataryaları ile çalışan modelleri de bulunmaktadır (DEK, 2018). Elektik motorları konusunda 17. yüzyılda piyasaya sürülen çok sayıda arabada kullanılmıştır. Başlangıçta arabalarda kullanılmasına rağmen elektrik motorları enerji depolamadaki zorlukları ve dolayısıyla düşük mesafeleriyle petrol kullanan motorlar gibi yaygınlaşamamıştır (Kerem, 2014). Bu motorların kaşifinin adı ile aynı adı taşıyan firma olan Tesla 21. yüzyılda sadece elektrikli olan araçları piyasaya çıkartarak piyasada tutunabilen ilk üreticidir. Tesla, Roadster modelinin 2008 yılında piyasaya çıkması, elektrikli araçların tekrar yoğun kullanımı için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu gelişmenin ardından Nissan, Renault gibi büyük üreticilerden adımlar gelmiştir. Ayrıca Renault firması Avrupa’da elektrikli araçlarda yaptığı yatırımlarla öncülük etmektedir (Birer, 2020). Avrupa ülkelerinde elektrikli araçlara çok sayıda teşvik açıklanmıştır.

Örneğin Almanya %100 elektrikli, hibrit ve hidrojen yakıtlı araçlarda; 2021'in sonuna kadar mevcut teşvik 3.000 Euro yerine 6.000 Euro, üreticilerin ilave 3.000 Euro desteği ile toplam 9.000 Euro'ya kadar teşvik uygulanmaktadır. 2025’ten itibaren yılda 1 milyon elektrikli ve hibrit araç üretilmesini ve Avrupa’da en çok araç üreten ülke haline gelmesi hedefleyen Fransa’da ise elektrikli araç satın alan kişilere 7 bin Euro indirim yapıldığı bilinmektedir (ODD, 2020). Avrupa Birliği Komisyonu, Sürdürülebilir ve Akılı Ulaşım Stratejisine göre; Avrupa’da 2030 yılı sonuna kadar 30 milyon civarında elektrikli otomobil ve 80 bin TIR olması öngörülmektedir.

2010 yılında dünyadaki tüm ülkelerde toplam sadece 17 bin civarında elektrikli araç varken 2019 yılına gelindiğinde yaklaşık 7,2 milyon elektrikli araba olduğu rapor edildi. Küresel stok halen Çin, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yoğunlaşmış durumdadır. 2019'da en az 20 ülke yüzde 1'in üzerinde pazar payına ulaştı (IEA, 2020). Otomotiv piyasasında yaklaşık 450 yeni elektrikli araç modelinin 2022 sonuna kadar satışa sunulması beklenmektedir (Gersdorf et al., 2020). Otomotiv ve enerji dünyası açısından yaşanacak büyük dönüşümde öne çıkabilmek için üreticiler batarya üretimi gibi öne çıkan konularda önemli adımlar atmaktadır. Bataryaların yapılabilmesi için gerekli malzemeleri edinebilmek ve bu kritik malzemelerin üretimini sağlayacak fabrikaların kurulması konusunda üreticiler uzun vadeli stratejiler yürütmektedir.

Elektrikli araçlar; en bilinen yönleri olan çevreyi kirletmeyen ve temiz olmaları açısından incelenecek ve aracın kendi içinde yakıt tüketiminden çevre kirlenmesi olmamasının çevre açısından etkisi incelenecektir. En özet ifade ile elektrikli araçların temiz olması enerji edindikleri kaynağın temizliği ile değerlendirmelidir. Bu konuda kaynak değişiminin verim üzerindeki etkisi incelenecektir. Ülkemize ait kaynak dağılımlarını göz önünde bulunursak, ülkemizde mevcut enerji üretim kapasitesinde kullanılması halinde mevcut kaynak dağılımı yüzde 30,61 doğal gaz, yüzde 24,24 barajlı hidroelektrik, yüzde 11,86 linyit, yüzde 10,54 ithal kömür, yüzde 9,21 akarsu, yüzde 8,73 rüzgâr, yüzde 1,78 jeotermal ve yüzde 0,83 biyokütle göz önünde bulundurularak (EPDK, 2020) birçok ülkeye göre daha temiz elektrik enerjisi üretimi olduğu anlaşılacaktır. Ayrıca bu araştırmadaki değişimin konusu olan petrol ile çalışan motorların sağladığı karbon salınımına göre değişime göre de ülkemizdeki elektrik enerjisi üretimi daha avantajlı olacaktır.

Yazının devamı için tıklayın 


 


İlginizi çekebilir...

Atıktan Biyogaz ve Enerji Kazanımı

Son yıllarda ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için yurtdışından temin edilen yakıt maliyetinin artması, enerji alanındaki dışa bağımlılığ...
10 Mart 2021

Elektrikli Ulaşım Çağında Şebekenin Geleceği

Bugün ile 2040 yılı arasında, Avrupa, elektrikli araçların yaygın bir şekilde benimsenmesinden kaynaklanan yüksek talep gereksinimlerini karşılamayı...
22 Ekim 2020

Katı Atık Depolama ve Arıtma Tesislerinde Betonu Korumak Amacıyla Alınacak Tedbirler

SDÇ kullanılarak hazırlanan betonların su geçirimliliği daha yüksek ise arıtma tesisi, atık su kanalları, prefabrike betonarme borular vb. yerlerde be...
22 Ekim 2020

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.