
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Escon Enerj, CEO'su Onur Ünlü: "Doğru Kojenerasyon Tasarımı Maksimum Verimlilik Sağlar"
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
"Türkiye Yüzünü Hazara Dönmeli"![]()
HASEN (Hazar Strateji Enstitüsü) tarafından gerçekleştirilen yıllık değerlendirme toplantısında HASEN Genel Sekreteri Haldun Yavaş moderatörlüğünde, HASEN Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı ve Emekli Büyükelçi Halil Akıncı, HASEN YİK Üyesi ve Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç, HASEN Yönetim Kurulu ve YİK Üyesi ve Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, HASEN Strateji ve Politika Koordinatörü Dr. Rüçhan Kaya, HASEN Güvenlik Merkezi Araştırmacısı Ayhan Gücüyener, Türkiye ve Hazar Bölgesi’nde geçen yıla damgasını vuran konuları ve enerji, ekonomi ve güvenlik kapsamında gelecek yıla dair beklentilerini paylaştılar.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Haldun Yavaş, “Dünyanın ağırlık merkezi Asya Pasifik’e doğru kaymakta. Bu bağlamda da Hazar Bölgesi çok daha önemli bir hale geliyor. Ancak Hazar ülkelerinin kendi içlerindeki ticarete baktığımızda toplam dış ticaretlerinin sadece yüzde 5’ini oluşturduğunu görüyoruz” dedi.
Türkiye’nin doğusundaki tüm Hazar Transit Koridoru ülkeleri, taşımacılık kapasitelerini arttırabilmek ve transit ülke olabilmek için hummalı bir çalışma yürütüyorlar. Çin’den Bakü’ye uzanan 4 bin kilometrelik demiryolu tamamlandı. Toplam uzunluğu 838 kilometre olan Bakü Tiflis Kars (BTK) hattının ise Azerbaycan ve Gürcistan bölümleri bitirilmiş olsa da, Türkiye tarafında kalan 76 kilometrelik hattın inşaatı uzun bir süredir bitirilemedi.
Toplantıda Haldun Yavaş mevcut durumun oluşturduğu riske dikkat çekti: “BTK hattı daha fazla Türkiye bu ticaretten alacağı payı kaçırabilir. Zira bu hat Gürcistan’dan, Karadeniz üzerinden direkt olarak Romanya’ya ve buradan da Avrupa’nın diğer bölgelerine ulaşabilir. Bu nedenle bu gibi projeler uzun vadede Türkiye’yi devre dışı bırakabilir”.
İran Bölgede Daha Aktif Olacak
Toplantıda dış politika ve güvenlik ekseninde 2015’in en önemli gündem maddeleri olarak Suriye ve Irak’taki gelişmeler, İran’ın Batı ile entegrasyonu ve Türkiye Rusya gerginliği konuları ön plana çıktı. Bugün siyasi bir aktör olarak İran’ın Orta Doğu’da Eski Şah dönemine göre daha bir aktif olduğunu söyleyen Halil Akıncı, “Bundan sonra Orta Doğu’da İran’ın güçlü bir aktör olarak karşımıza çıkacağını kabul etmek lazım” dedi.
Toplantıda mülteci krizi konusuna da değinen Halil Akıncı, “Avrupa Birliği (AB) hem ABD hem de Rusya’ya göre çok daha pasif durumda. AB için en önemli husus Suriye’den sonra çıkan mülteci krizi. Bunu önlemek için işbirliği yapmaya çalışıyor. Önümüzdeki yıl bu mülteci krizinin hemen durması mümkün değil. Muhakkak AB’nin buna bir çare bulması lazım çünkü Türkiye gibi arada kalan ülkeler bunun için bir çare bulmak durumunda değil.
Kur Savaşları 2016’da da Devam Edecek
Toplantıda 2015 yılının ekonomi anlamında önemli gündem başlıklarını dile getiren Prof. Dr. Kerem Alkin’in 2016 yılına dair de öngörülerini paylaştı: “Dünya ekonomisi için, IMF ve Dünya Bankası'nın büyüme tahminlerinin bir kez daha aşağı revize edildiği, yüzde 2,6'ların konuşulduğu, küresel ticarette ise 2015'den sonra, bir kez daha daralma beklenen bir 2016'ya giriyoruz. Bu yıl, dünyanın önde gelen merkez bankalarının izleyeceği para politikası tercihleri hayli önemli olacak. 2016'da, G-20 ülkeleri arasında 'kur savaşı' tartışmalarının aynı tempoyla devam edeceği gözleniyor” dedi.
2016’da da yaşanması olası bu kur savaşlarının Türkiye adına pozitif yansımaları da olabilir. Bu konuda da önemli tespitlerde bulunan Prof. Dr. Kerem Alkin, “Avrupa'da, büyümenin desteklenmesi adına, parasal genişleme sürdürülecek. Bu da, Türkiye'nin AB'ye daha fazla ihracat yapması adına anlamlı. Çin ise, 2020'ye süreceği düşünülen yeni bir büyüme modeli değişimine giriyor. İhracata dayalı büyümeden, iç talebe dayalı bu yeni büyüme sürecinin geçiş döneminde, Yuan’da kısmi değer kayıpları gözlenebilir. Bununla birlikte, yakın gelecekte Çin'in küresel rekabette, daha kurallara uyar hale gelmesi, adil rekabet koşullarını destekleyecek” dedi.
İran’ın Oyuna Dahil Olması Türkiye’nin Değerini Arttıracak
Yeni başkanını seçmeye hazırlanan ABD'de, Obama'nın Küba ve İran konusundaki adımları uluslararası diplomasiyi hareketlendirdi. Bununla birlikte, İran'ın, ambargoların üzerinden kalkması ile, bölgemizde alacağı inisiyatif, Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkeleri ek önlemlere, bölgede Türkiye gibi daha güçlü müttefik arayışlarına yönlendirebilir.
Prof. Dr. Kerem Alkin, “40 yılı aşan bir süredir ambargo baskısı altındaki İran'ın bakir pazar olma özelliği, uluslararası yatırımları çekmesi adına, Türkiye için risk oluşturuyor. Bu nedenle, küresel yatırımlar açısından, Türkiye'nin cazibesini güçlendirici adımları ve uluslararası ekonomi çevrelerinin merakla beklediği yeni mikro reformları geciktirmememiz yararlı olacaktır. Bu noktada, küresel emtia fiyatlarının 2016 yılında da yüzde 5 ile 10 arası gerilemeyi sürdürmesinin beklendiği bir ortamda, Türkiye'nin dünyadan ciddi emtia ithalatı yapan bir ülke olarak, fiyat gerilemesinden doğan avantajı katma değere dönüştürmesi gerekiyor” dedi.
Yenilenebilir Enerjinin Yükselişi Devam Ediyor
Toplantıda enerji alanında 2015’in önemli konu başlıklarına değinildi. Enerji alanında dünyada 2015 yılına petrol fiyatlarının çöküşünün damga vurduğunu belirten Dr. Rüçhan Kaya burada ilginç bir detaya dikkat çekti: “Petrol son 18 ayda fiyatlar 112 dolardan 28 dolara düşerek yaklaşık yüzde 75’lik değer kaybına uğradı. Ancak bu fiyat düşüşlerine rağmen 2015 yılında dünyada yenilenebilir yatırımları artarak devam etti. ABD ve Batı Avrupa’da üretilen elektriğin yüzde 50’si yenilenebilir kaynaklıydı” dedi.
2016 yılında küresel petrol fiyatları ve bölgesel siyasi belirsizlikler öncelikli konu başlığı olma özelliğini sürdürecek. Bununla birlikte iklim değişikliğine dair hedefler ve enerji verimliliğine dair yatırımlar göz önüne alındığı takdirde petrol fiyatlarının 100 dolar seviyelerinden uzun süre uzak kalacağını söyleyebiliriz. Dr. Rüçhan Kaya, “2016 yılında da dünyadaki petrol arzı fazlası devam edecek. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin tahminleri günlük 740bin varil arz fazlasının olacağını öngörüyor. Bu arz fazlası büyük oranda İran petrolünün dünya piyasasına girişinden kaynaklanacak.”
Toplantıda Rusya Türkiye gerginliğinin enerji boyutuna dikkat çeken Dr. Rüçhan Kaya “Özellikle Rusya Türkiye arasında yaşanan uçak krizi sonrasında ortaya çıkan doğal gazda arz güvenliği sıkıntısı Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu sebeple Türkiye yakınındaki Hazar enerji kaynaklarına ağırlık vermeli ve ortaklıklarını geliştirmeli” dedi.
ABD’nin 2016 Yılındaki Siber Güvenlik Bütçesi 14 Milyar Dolar Olacak
Toplantının sonunda Türkiye’de kritik altyapıların güvenliği konusundaki ilk Türkçe platform olan CİPALERT kapsamında çalışmalar gerçekleştiren Ayhan Gücüyener, 2015 yılının siber güvenlik açısından hem küresel aktörler hem de ülkemiz ölçütünde oldukça hareketli bir yıl olduğuna dikkat çekti. Juniper’in açıklamalarına göre 2020’de siber suçların özel sektör üzerindeki maliyeti 2 trilyon doları bulabilir. Siber güvenliği, ulusal güvenlik içinde okuyan devletler ise artık çok ciddi bütçeler ayırarak ‘siber ordular’ kuruyorlar. Örneğin ABD’nin 2016 yılı ön gördüğü siber güvenlik ve araştırma bütçesi 14 milyar dolar.
20 Nükleer Tesis Siber Güvenlikten Sınıfta Kaldı
Ayhan Gücüyener, “Kritik altyapılar olarak adlandırılan, finans, enerji, ulaştırma, kamu hizmetleri gibi alanlarda ise siber saldırılar çok daha hayati bir tehdit olarak algılanmaya başladı. Amerikalı bir araştırma kuruluşu 20 ülkedeki nükleer tesisi siber güvenlik açısından sınıfta bıraktı” dedi. Türkiye’ye döndüğümüzde, Aralık ayında gündeme oturan DDos atakların bugüne kadar literatüre geçmiş en büyük siber saldırılardan biri olduğu konuşuluyor.
2016’da siber silahların giderek daha sofistike hale geleceğini söylemek mümkün. Ayhan Gücüyener, “Siber suçlular, giderek daha kritik sektör ve sistemleri hedef alacağa benziyor. Devletlerarasındaki siber silahlanma yarışı hızlanarak artacak. Buna cevaben, siber güvenlik hem devletler hem de uluslararası örgütlerce ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak kalmaya devam edecek. NATO gibi uluslararası örgütlerin, siber güvenliğe ayrı bir önem atfetmeye başlayacağı tahmin ediliyor” dedi.
Toplantının sonunda konuşan Metin Ataç, Hazar Bölgesi ile alakalı yapılacak en büyük etkinlik olan Hazar Forumu’na dikkat çekerek, “Bu etkinlik Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin, giderek Asya’ya kayan küresel ticaretten daha fazla pay alabilmelerini ve ikili ticaret ilişkilerini geliştirmelerini sağlayacak” dedi.
İlginizi çekebilir... Çukurova'da 1,1 Milyon Aboneyle Hava Kalitesine Güçlü KatkıAdana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan 9 bin 697 kilometre şebekesiyle 49 ilçe ve beldede hizmet veren Aksa Çukurova Doğalgaz'ın abone... Euroshop 2026'da Yüzde 20 Enerji Tasarrufu Sağlayan Akıllı Camlar TanıtıldıYorglass, 22-26 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenen EuroShop 2026 Fuarı'nda ticari soğutucu sektörüne yönelik yüksek performanslı çözümlerini... Dünya Enerji Konseyi Türkiye, Genç Enerji Liderleri (YEL'26) Programı'nın Açılış Buluşmasını GerçekleştirdiDünya Enerji Konseyi Türkiye, enerji sektörünün geleceğinde söz sahibi olacak genç profesyonelleri bir araya getiren Genç Enerji Liderleri (YEL'26... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.