E-Dergi Oku 
E.C.A.
KEY ENERGY | THE RENEWABLE EXPO | 8-11 November 2022

Yaşanılabilir Bir Dünya İçin Sürdürülebilirlik

Yaşanılabilir Bir Dünya İçin Sürdürülebilirlik

17 Eylül 2015 | SÖYLEŞİ
1.756 kez okundu

 

 Öncelik Rina Gruptan kısaca bahsedebilir misiniz?

 

Eda Yurdakul: Rina Grup, 1861 yılında İtalya’da kurulmuş temelde bir gemi klaslama firmasıdır. Zaman içerisinde denizciliğin yanı sıra temel faaliyet alanına belgelendirme, endüstriyel gözetim, enerji ve altyapılar hizmetlerini de dahil ederek 60 ülkede 163 ofisi ve 2500’ün üzerinde kalifiye çalışanı ile global bir servis sağlayıcı olarak müşterilerine hizmet vermektedir. Rina Türkiye ise, grubun en önemli merkezlerinden biri olarak, grubun tüm faaliyet alanlarında, merkez ofisi İstanbul olmak üzere 1993 yılından beri yerleşik olarak faaliyet göstermektedir. İzmir’de de bir ofisimiz bulunmaktadır.

 

Rina Grup olarak Türkiye’deki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

Hem grubumuzun hem de Türkiye ofisimizin ana faaliyet alanları arasında olan belgelendirme faaliyetlerinin kapsamında; yönetim sistemlerinin sertifikasyonu yanında çevre ve sürdürülebilirlik sertifikasyonları, sektörel sertifikasyonlar, ürün sertifikasyonları, kurumsal ve sosyal sorumluluk ve eğitim faaliyetlerini düşünmek gerekir. Yönetim sistemleri sertifikasyonlarından bahsettiğimizde ilk aklımıza gelen temel standartlardan olan ISO 9001, ISO 14001, OHSAS 18001, ISO 27001 gibi sertifikasyonlardır. Sektörel sertifikasyonlara örnek olarak gıda sektörüne yönelik BRC Gıda, FSSC 22000 gibi sertifikasyonları ve otomotiv sektörüne yönelik ISO/TS 16949 sertifikasyonunu verebilirim. Eğitim, belgelendirme bölümünün ana faaliyetlerinden ve güçlü olduğu yönlerden biridir. Kişisel gelişim eğitimlerinden, liderlik eğitimlerine, temel standartların bilgilendirme, iç denetçi ve revizyon eğitimlerinden, sektörlere yönelik özel eğitimlere kadar geniş yelpazedeki eğitimlerimizi, hem genel katılıma açık olarak hem de müşteri talep, beklenti ve ihtiyaçlarını da gözününde tutarak tasarlayabildiğimiz firma içi olarak düzenleyebilme kabiliyetimiz mevcuttur. Eğitimde ve sertifikasyonda temel olanın firmalara katma değer sağlamak olduğunu iyi bildiğimizden teknik personelimiz sektörün ileri gelen deneyimli kişilerinden oluşmaktadır.

Su ayak izi, çevre, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularında ne gibi çalışmalar yürütmektesiniz?

Bu konuda; ISO 14064 Sera Gazı Emisyonlarının Doğrulanması, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Belgelendirmesi, Karbon Ayak İzi Doğrulaması,14046 su ayak İzi Doğrulaması, Çevresel Ürün Deklarasyonu (EPD), Hayat Boyu Değerlendirme (LCA), EMAS Çevresel Yönetim Sistemi Belgelendirmesi, ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi Belgelendirmesi, ISO 55001 Varlık Yönetimi Belgelendirmesi konularında uzman ekibimiz denetim ve doğrulama ziyaretlerini gerçekleştirmektedir.

Sürdürülebilirlik bizim hassaslıkla üzerinde durduğumuz bir kavram. Belki de önce basit olarak sürdürülebilirliğin ne olduğunu tanımlamak gerekir. Sürdürülebilirlik temelde daimi olma yeteneğidir. Çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik sağlandığı takdirde sürdürülebilir gelişme sağlanabilmektedir. Sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmaların temel sebebi de gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Hassaslığımızın sebebi ise kurum kültürümüzden ve çevreye olan duyarlılığımızdan kaynaklanmaktadır. Bu yaklaşım ile su ayak izinde önder olmaya gayret gösterdik ve elimizden geldiğince farkındalık yaratmaya çalıştık.

Nisan ayında, Türkiye’de su ayak izi değerlendirme ve raporlama konularını içeren uluslararası katılımın ve Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından bireylerin ve sektördeki önemli danışmanların katılımının gerçekleştiği bir eğitim düzenledik. Sektörde büyük ses getiren bu içerikteki ilk eğitimin açılmasına önderlik etmiş olmak benim için kişisel olarak da bir gurur kaynağıdır. Sürdürülebilirlik kavramının anlaşılmasında ve yaygınlaştırılmasında aktif rol oynamaya Rina Grup olarak devam edeceğiz.

Sözü Işıl Timuroğlu’na bırakmadan önce kendisini biraz tanıtmak isterim. Kendisi, Rina Türkiye’nin Belgelendirme departmanı altındaki Çevre, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği bölümünün Takım Lideridir ve bahsettiğimiz su ayak izinin lokal tek doğrulayıcısıdır.

Su ayak izinin Türkiye ve dünya açısından önemini değerlendirebilir misiniz?

Işıl Timuroğlu: Dünyadaki su devamlı bir döngü halindedir. Deniz, okyanus, nehir, göl gibi yüzey suları buharlaşarak atmosfere yayılır. Atmosferdeki su ise yoğunlaşarak yağış olarak tekrar yeryüzüne dönmektedir. Yağışların bir kısmı toprak tarafından emilerek yeraltı sularını oluşturur. Toprağa sızan su, ağaçlar tarafından emilir ve ağaçta depolanan su yaprakların terlemesi ile atmosfere geri döner. Yeryüzündeki su miktarı hiç değişmezken, suyun bulunduğu hal ve ortam, iklim şartlarına bağlı olarak devamlı değişmektedir. Yeryüzündeki su miktarı değişmezken, dünya nüfusunun ve kişi başına düşen su tüketiminin artması ile suya ulaşılabilirlik azalmaktadır. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık tatlı su miktarı 1.519 m3‘dür. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.000 m3’ten az olduğu ülkelerde su kıtlığı yaşandığı göz önünde bulundurunca ülkemizde su sıkıntısı olduğunu ve nüfusun artmasıyla ilerleyen yıllarda su fakiri bir ülke olacağımızı söyleyebiliriz.

Su ayak izi; tüketilen ve kirletilen su miktarını ifade eder. Suyun alıcı ortamının değiştirilmesi ve suyun üretimde kullanılması su tüketimidir. Su ayak izi belirlenirken, hem doğrudan su kullanımı hem de tedarik zinciri de dahil olmak üzere üretim sürecindeki dolaylı su kullanımı göz önünde bulundurulur. Dolaylı su kullanımı “Sanal su” olarak da ifade edilmektedir. Örneğin; bir fincan çayın sanal su ayak izi, çayın yetiştirilmesi, toplanması, dağıtılması süreçleri göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık 30 litredir. Başka bir deyişle bir fincan çay içtiğimiz zaman 30 litre su kullanmış oluyoruz. Aynı şekilde, et yerken hiç su tüketmediğinizi düşünebilirsiniz ancak 1 kilo etin sanal su ayak izi yaklaşık 15,500 litre olarak kabul edilmektedir.

Su ayak izinin hesaplanması ve değerlendirmesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Uluslararası Standart Örgütü (ISO), su ayak izinin değerlendirilmesi için prensip ve gereklilikleri içeren ISO 14046 Standartını 2014 yılında yayınladı. Su ayak izi çalışmaları, hayat boyu değerlendirmeyi göz önünde bulundurarak su ayak izinin hesaplanması, çevresel etkilerinin değerlendirmesi ve sonuçların yorumlanması süreçlerini içermektedir. Çalışma neticesinde hem mevcut su ayak izi belirlenir hem de gelecekteki fırsat ve risklerin belirlenmesi sağlanır. Yakın gelecekte su kıtlığı yaşayacağı öngörülen bir ülke olarak, kuruluşların su ile ilgili risklerini belirlemeleri büyük önem taşımaktadır.

Kuruluşların su ayak izini değerlendirmelerinin ve raporlandırmalarının temel faydaları arasında sayabileceklerimiz şunlardır; suya olan önemli çevresel etkilerin değerlendirilmesini sağlar ve kuruluşların hayat boyu döngüsünde çeşitli aşamalarda suyla ilgili çevresel etkilerini azaltabilecek fırsatların belirlenmesi için yol göstericidir. Bu temel faydaların yanı sıra, suyla ilişkili stratejik risk yönetiminin uygulanmasını, su kullanımının optimize edilip suyun daha verimli kullanılmasını ve su ayakizi sonuçlarının raporlandırılması için bilimsel kanıtlara dayanan güvenilir bilgiye erişilmesini sağlar.

Rina Türkiye olarak su ayak izi konusunda çalışmalar yapan kuruluşlar ile eğitim, mevcut durum analizi ve doğrulama süreçlerinde çözüm ortağı olabilmekteyiz.

 


 

İlginizi çekebilir...

Viessmann Türkiye Satış Direktörü Gökhan Altun: "Ciromuzun Yaklaşık %60'a Yakınını Fosil Yakıtlı Olmayan Cihazlardan Karşılıyoruz"

Gelecek nesiller için yaşam alanı tasarlama vizyonu ile çalışmalarını sürdüren Viessmann, globalde önümüzdeki 3 sene içerisinde ısı pompaları ve yeşil...
22 Temmuz 2022

Akenerji Genel Müdürü Serhan Gençer: "Escosolar ile Karşılıklı Kazanca Dayalı İş Birlikleri Hedefliyoruz"

Escosolar ile iş ortaklarının enerji maliyetlerini azaltmak için üretim tesislerinde kurdukları güneş enerjisi santrali ile yatırım, kurulum ve işlet...
4 Nisan 2022

ZeroBuild Summit'22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil: 'Binaların Enerji Tüketimi Küresel Emisyonların Yüzde 40'ını Oluşturuyor'

Binalardaki enerji tüketiminin, küresel emisyonların yüzde 40'ına sebep olduğunu ifade eden ZeroBuild Summit'22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil, ...
4 Mart 2022

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.