
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Ar-Ge T ve Yeni Yöntemler![]()
Türkiye’de enerji alanında Ar-Ge hiç yapılmadı değil, evet yıllarca belki bugün anladığımız tarzda değil ama mühendisimizin becerisi, yöneticilerimizin öngörüsü ile az da olsa bir şeyler yapıldı. Fakat Son 3-4 senede olduğu kadar sistematik, siyasal ve kurumsal olarak enerji Ar-Ge’sinin bu kadar yoğun ve kenetlenmiş bir şekilde tartışıldığı bir başka dönem olmadı.
Ben bir düzenleyici kurumun üyesi olarak, bu piyasanın en önemli sac ayağının Ar-Ge ve teknoloji gelişimi olduğuna inandığım için yapılacak her düzenlemede, bana fikir sormaya gelen her paydaşımıza, birlikte çalıştığımız tüm genç arkadaşlara tekrar ve tekrar olarak Ar-Ge, yerli sanayi ve hizmet sektörünün desteği olmadan piyasanın eksik kalacağını belirtmişimdir.
Fakat bu bana özgü bir hareket tarzı değil, enerji bürokrasindeki, özel sektördeki, sivil toplumlardaki herkes, bulunduğu yeri konumu ve gücünü enerjideki araştırma ve geliştirmeyi teşvik etmek için kullanmaktadır. Bu hareket ve yapı bu şekilde devam ederse, araştırma geliştirme ve insanımızın bilgi ve becerisini en üst düzeyde kullanmak, enerji sektörümüzün en önemli stratejisi, devletimizin de geleceğe matuf en önemli geleneği olacaktır.
Yarınımızı konuşmak için isterseniz önce size rakamlarla bugünümüzü kısaca özetleyeyim. Türkiye’de enerji Ar-Ge’sinin toplam GSYİH oranı yüzbinde 1.5’ler civarındadır. Bu oran Japonya’da yüzbinde 80, Güney Kore’de 60, Fransa’da 50, Çin’de 40’lar, Amerika’da 25’ler civarındadır. En iyi ihtimalle Türkiye’nin bu rakamı gelişmekte olan Çin’in civarına çıkarması önemlidir. Yani bugünki Ar-Ge harcamalarının 25 katı Ar-Ge yapmamız lazım. Diğer bir taraftan, az önce örnek verdiğim ülkelerden en düşük orana sahip Amerika’daki Ar-Ge harcamalarının toplam satışlara oranı onbinde 30 seviyelerinde iken, bu rakam Türkiye’de onbinde 1’ler civarındadır. Türkiye 100 milyar TL üzerindeki enerji ürünleri satış pazarında 10 milyon TL Ar-Ge harcamasının üzerine yeni çıkmaktadır. Diğer bir taraftan da önümüzdeki 10 yılda, sadece elektrik değil, elektrik, doğalgaz ve petrol alanlarında 100 milyar dolarlık yeni tesis yatırımları beklenmektedir. (Bugünkü yatırım kalemlerine baktığımızda bu rakamın yarısından çoğu dışardan ithal edilmektedir.). Nabucco’dan rafinerilere, boru hatlarından elektrik üretim tesislerine devasa yatırımları olacak bir sektörüz. Bu fırsatı iyi değerlendirmek zorundayız.
Şu anda Ar-Ge konusuna hız vermezsek, yıllık 40 milyar dolar civarlarında seyreden enerji ürünleri ithalatımız önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecek. Yani cari açık sorunumuzdaki en önemli kalemlerimizden biri enerji olmaya devam edecek. Diğer bir taraftan geniş bir vizyon ile bakacak olsak, petrol fiyatlarının sadece petrol fiyatları olmadığını, gıda, hammadde, tahıl, maden fiyatlarının ve hatta enflasyonun da önemli belirleyicilerinden olduğunu göreceğiz. Yani biz petrol ithalatını sıfıra indirsek de, diğer ithal ettiğimiz ürünlerin büyük bir çoğunluğunun fiyatı da küresel petrol fiyatları ile birlikte hareket etmektedir. Dolayısı ile girdilerden çok Türkiye’nin sorması gereken soru “daha fazla katma değer nasıl üretebilirim?”, yani üretimimi, çıktımı nasıl arttırabilirim. Bunun cevaplarını da bir çok kişi vermiş durumda markalaşma, standartlar, Ar-Ge, bilgi yoğun sektörler….Özelinde bilgi yoğun bir enerji sektörü kurmamız gerekiyor.
Örneğin rüzgarı ele alalım. Standart bakış açısı ile bir maliyet hesabı yapsak, herhalde doğalgazın rüzgardan daha karlı olduğuna karar verebiliriz. Rüzgarın şebekeye, lojistik sistemlere, çevreye etkisi belirli sorunları beraberinde getiriyor, her enerji kaynağında olduğu gibi ama bazen bazı alanlarda biraz daha fazla.
Bir de diğer tarafından bakalım, rüzgarın entegre edilmesi sorunlar getiriyorsa, bu sorunları çözmek için gelişmiş tahmin yöntemleri, bilgisayarlar, akıllı şebekeler ve depolama sistemlerini entegre etmek, entegre etmek için yöntemler aramak, belki TEİAŞ’ı EPDK’yı diğer bir çok lisans sahibini teknolojik olarak Avrupa’daki en üst seviyelerden birine getirecektir. İspanya’da rüzgar ilk gündeme geldiğinde, sistem operatörü 4600 MW’ın üzerinde rüzgar entegre edemeyeceğini belirtmişti. Bugün İspanya’nın rüzgar kurulu gücü 20 bin MW’ların üzerinde. Ayak diremek yerine çözüm üretmek, İspanyol sistem operatörünü belki de en gelişmiş sistem operatörlerinden biri haline getirdi ve bunu üniversiteleri, araştırma enstitüleri ve yeni yöntemler deneyerek yaptılar. Kimse tek seferde doğruyu bulamadı ama kimse bir sorun yüzünden tüm doğruları da terk etmedi. Biz de aynı şekilde, karşımıza çıkan her teknik sorunu tehdit değil, Ar-Ge için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz.
Şimdi düşünün, Türkiye’nin 20 bin MW rüzgar kurulu gücü olsaydı, istihdam, montaj, üretim, hizmet ve lojistik alanında kaç kişi çalışıyor olacaktı? Bu kurulu gücün Türkiye’ye getireceği onlarca üreticiyi ve biraz da mevzuat değişikliği -ki YEK Kanunundaki yerli katkı oranını bu kapsamda değerlendirebiliriz- ile bu üreticilerin ülkemizdeki üniversitelerle yapacağı Ar-Ge’yi, bu Ar-Ge’nin kendi KOBİ ve yan sanayimize etkilerini (bir düşünün)… Belki de petrol fiyat krizlerinden bağımsız hatta her krizde daha da güçlenen bir istihdam sektörümüz olacaktı.
Rüzgar için olan örnekleri diğer “oyun değiştirecek olan” enerji teknolojilere de uygulamak mümkün. Bu noktada konuşmamın devamında tartışmamız gereken üç kavram üzerinde durmak istiyorum:
1. Yabancı firmaların Ar-Ge merkezlerini ülkemize çekmek,
2. Ar-Ge yetmez artık diyerek, Ar-GeT’ye (yani araştırma geliştirme ve ticarileştirmeye) odaklanmak,
3. Devletin Ar-Ge teşviklerinin kaldıraç etkisi yapmasını sağlamak.
Kendi yerli Ar-Ge’miz, %100 yerli üretim gibi kavramlar mutlaka desteklenmeli ama bir şeyi unutmayalım, metodolojik olarak yeni başladığımız bu yolculukta idealize ettiğimiz hedefler ilk adımımız değil, erişmeye çalıştığımız hedefler olmalı. Bu hedeflerde başka akılları ve zekaları da ülkemize çekmek zorundayız. Amerika %100 Amerikalı mühendislerle mi her şeyi yapıyo? Gelişmiş ülkeler dünyanın her yanından en zeki, en başarılı insanları ve önde gelen firmaları ülkelerinde Ar-Ge yapmaya davet ediyorlar ki, kendi ülke insanları da başkalarının başarılı yöntemlerinden bir şeyler öğrensin. Açıkçası bu yöntem Ar-Ge’mizin etkinliğini arttırmaktaki en hızlı ve ispatlanmış yöntemlerden biri olmaya adaydır. Elektrikli araba üreticilerinden rüzgar sanayicilerine, yabancı Ar-Ge’yi de bir şekilde ülkemize çekmeliyiz.
İkinci olarak Araştırma ve Geliştirme’de bir adım ileri gitmeliyiz. Evet para verilince projeler oluyor, ama bu projelerin ticari olanları hangileri? Geçen, belgesel kanallarından birinde yaklaşık 1 haftada tamamen kendi çabaları ile mıknatısları da sipariş ederek bir rüzgar türbini yaptılar. Türkiye’nin çok iyi üniversitelerinden öğrencilere iki sene para verseniz kim bilir neler yaparlar? Ama amacımız ticarileşebilecek demonstrasyon ürünleri çıkarmak olmalı. Yani Ar-Ge’mizin ticarileşemeden saman alevi gibi yanıp sönmesini engellemeliyiz. Ar-Ge projeleri çöplüğü olmamalıyız.
Buradan da üçüncü kavramıma geliyorum. Ben devlet olarak o üniversite, o hoca ve enstitüye güveniyor isem, özel sektörün de buna ortak olmasını isterim. Yani ben, bana sunulan projeye 1 lira veriyor isem, özel sektörümün de bu projeye en az benim kadar para yatırmak isteyecek kadar güvenip güvenmediğini görmeliyim. Dünyanın bir çok noktasındaki Ar-Ge projesinde devletin verdiği 1 liraya karşılık oluşan kaldıraç etkisi ölçülmektedir. Biz de bu ölçümü yapmalıyız. Enerji Ar-Gesi adı altında yapılan projelerin devletten ve vergi verenlerden aldıkları 1 liraya karşılık kaç liralık özel sektör yatırımı aldığı da bir başarı ölçüsü olmalı. Kamu kurumlarından paydaşlar yerini lisans sahibi paydaşlara bırakmalı.
Örnek olması açısından, düzenleyici kurum olan EPDK olarak, elektrik dağıtımında işletme giderlerinin %1’i kadar bir payı Ar-Ge, eğitim ve belgelendirme çalışmalarına ayırdık. Bu da yaklaşık yılda 20 milyon TL ediyor. Tüm sektör ortak bir Ar-Ge havuzu oluşturarak karşılaştığı sorunları çözmelidir. Buradan beklentimiz orta ve uzun vadede tüketicilerden aldığımız bu miktarı tüketicilere dolaylı olarak iade etmektir. Nitekim bizim bu yaptığımız uygulamayı, İngiltere düzenleyici kurumu OFGEM’de inovasyon adı altında yeni tarife metodolojisinde yer vermiştir. Şimdi benzer uygulamayı gaz tarifelerinde de yapacağız.
Tüm bunlar çerçevesinde heyecan ile beklediğinizi bildiğim arkadaşlarıma sıramı bırakıyorum. Bakın bugün ki heyecanımızı kaybetme lüksümüz yok, Ar-Ge’yi artık piyasamızın kalbine oturtmalıyız. Bugün attığımız bu tohumlar, başlattığımız bu tartışmalar, devletin kurumlarının ve siyasi iktidarın ortak hareketi ile belki yarın değil ama 5-10 seneye meyve vermeye başlayacaktır. Enerji sektöründe yaşadığımız her sorunu bir Ar-Ge fırsatına dönüştürmeyi bilmeliyiz. Bugün attığımız adımlar mükemmel olmasa da, bizden sonra bürokraside, üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarında bulunanlar (ki şu anda bir sivil toplum kuruluşu olan MMG’nin himayesindeki bir oturumda bunları tartışıyor olmak memnuniyet vericidir) için takip edilecek adımlar olmalı. Yarın biz buralarda olmasak da, bizim bu yoldaki aşkımız, şevkimiz ve iştiyakımız bizden sonrakilere örnek olmalı. Başta ICCI organizasyon heyeti olmak üzere MMG’a, konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ediyorum.
İlginizi çekebilir... OEDAŞ Akıllı Şebeke Yatırımlarıyla Geleceğe HazırlanıyorElektrik dağıtım faaliyetlerinde yüksek verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirliği esas alan OEDAŞ, bu kapsamda akıllı şebeke yatırımları ve bakım... BEDAŞ, "BeSTAR" Programı ile Genç Mühendisleri Sektöre HazırlıyorBoğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ve sektörde örnek uygulamalar arasında gösterilen BeSTAR Yeni Nesil Mü... Şişecam Solarex Fuarı'na KatıldıŞişecam, 8-10 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Güneş Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı, Solarex İstanbul'a katıldı. Düz cam ala... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.