ENERJİ DÜNYASINDA GEZİNTİLER

ENERJİ DÜNYASINDA GEZİNTİLER

16 Kasım 2011 | HABERLER
89. Sayı (EKİM 2011)
1.146 kez okundu

SUNUŞ26 evladımızı şehit verdiğimiz Çukurca ve Kekliktepe’de PKK’nın hunharca saldırısının, ailelerinin yüreklerinde yarattığı yangın ve acıları paylaşıyor, Dernek olarak, bu saldırının intikamını alacak Devletimize güç ve destek verecek her türlü yapılanmanın içinde olacağımıza ant içiyoruz.
 
Tam şehitlerimiz kaldırılırken, Türkiye, 275 kardeşimizi kaybettiğimiz, Van ve Erciş deprem felaketi ile sarsıldı. Bu felakette hayatlarını kaybeden kardeşlerimize tanrıdan rahmet, yaralılara selamet ve ailelerine metanet diliyoruz. 
 
Allah tüm ulusumuzu, bu gibi felaketlerin tekerrüründen esirgesin.
 
Son aylarda enerji sorunları gündemimize iyice yerleşti. Nükleer santralımızdan doğal gaz ve elektrik zamlarına, dağıtım sistemleri ihalelerinden Transbalkan hattı gaz sözleşmesinin  uzatılmamasına, kömür ve hidroelektrik santrallara karşı oluşan bölgesel tepkilerden, enerji yüzünden büyüyen cari açığa kadar, bu sütunda sayamayacağımız kadar enerji konu ve haberleri, günlük hayatımızın önemli bir bölümünü kapsar oldu. Biz bunlardan en önemli gördüklerimizi yorumlamaya çalışacağız.
 
Elektrik ve Doğalgaz Zamları
Yaklaşık iki ay önce elektrik fiyatlarına yaklaşık %10 ve doğalgaz fiyatlarına da %14.5 zam yapıldı. Her iki zam da, hem elektrik hem de doğalgaz tüketen sanayicilerimizin, ürün maliyetinde, enerji yoğunluklarına göre, %5-10 arasında maliyet artışı getirdi. Bu da, makul enerji maliyeti desteğiyle dış pazarlarda rekabet üstünlüğü yakalamış sanayicilerimizin rekabet gücünü zayıflatacak.
 
Yine, her iki enerji kaynağını da tüketen konutlar ve ticarethanelerin aylık elektrik ve doğalgaz faturalarına en az %10 artış getirdi. Zaten önceki enerji faturalarını ödemekte zorlanan vatandaşımız bu zamlarla çok zor durumlara düşecek.
Elektrik zammından memnun olan tek sektör elektrik üreticileri olacaktı. Referans fiyatlar olan TETAŞ VE TEDAŞ fiyatları %10 yükselince, serbest elektrik piyasasındaki fiyatlar da daha bugünden %5-10 arasında artış getirecekti. Bu artış, esasında teşvik gibi olacaktı. Eğer arkasından %14.5’luk doğalgaz zammı gelmeseydi. Doğalgaz zammı geldikten sonra, doğalgazla elektrik üretimi yapan bir şirket, ortalama %50 çevrim randımanı ile çalışırsa, elektrik üretim maliyeti içindeki doğalgazın %65’lik payı dikkate alındığında, ne kar etti ne de zarar (%14.5x0.65=%9.6 yani elektrik zammı kadar). Yani, hükümet elektrik üreticilerine sağ eliyle verdiği elektrik fiyatı artışını sol eliyle (doğalgazı %14.5 arttırarak) geri almış oldu. Atalarımızın dediği gibi, 10 kazan, 10 harca, artanını da kenara koy. Tabii artan olursa. Yani bu zamların doğal gaz kombine çevrim ve kojenerasyon yatırımcılarının fizibilite hesaplarını, hesabımıza göre hiç etkilemedi. Onlar, planladıkları yatırımlara, elektrik arz/talep dengelerine göre devam etmeli.
 
Elektrik zammı daha çok, başta rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynağı bazlı elektrik üreticilerimiz için, gerçek anlamda bir teşvik oldu. Yani, 29.12.2011 tarihli yeni teşvik kanunu ile 7.3 dolar cent/kWh olarak ayarlanan resmi satış tarifesine %10 zam yapılmış gibi oldu. Bu duruma göre yeni satış tarifesi, 7,3+0,73= 8,03 dolar cent/kWh olarak algılanabilir. Yasa, yenilenebilir enerji bazlı elektrik üreticilerinden bu fiyatla elektrik alım garantisi verdiği halde, özellikle gündüz ve puant saatlerinde, üreticiler daha çok, piyasaya veya ikili anlaşmalarla sanayicilere ve ticarethanelere daha yüksek fiyatla elektrik satmayı tercih ediyorlar.
 
Büyük Elektrik Dağıtım Sistemleri İhalesi Neden Başarısız?
10 yıldan beri bir türlü başarılamayan, TEDAŞ’ın  elektrik dağıtım bölgelerinin işletme hakkı devri ihalelerinin, son bir yıl içinde büyük bir kısmı (15 bölge) yeni işletmecilerini bulmuş ve yeni işletmeciler kazandıkları işletme hakkını kullanmaya başlamışlardı. Ancak bu bölgenin en büyüklerinin ihalelerinde (BEDAŞ, GEDİZ, EDAŞ) kazananlar, taahhüt ettikleri devralma bedelini temin etmekte zorlanmışlar ve bazıları ihale teminat mektubunu yakmak zorunda kalmışlardır. Türkiye elektrik tüketiminin yaklaşık %35’ini teşkil eden bu çok büyük dağıtım şirketlerinde şirketler neden bu duruma düşmüştür?
 
Yorumumuzu ortaya koymadan önce, EPDK’dan TEDAŞ’tan ve ÖİB’den deneyimli uzmanların görüşlerini aldık. Bu deneyimli uzmanlar, yaşanan başarısızlığı şu nedenlere bağlıyorlar:
 
  • Özelleştirme de küresel krizin henüz başlamadığı 2007 öncesi en iyi fırsattı. O aylarda yabancı firmalar çok büyük ilgi gösteriyordu. Büyük bölgeler, çok büyük devir bedelleri gerektiriyor. Bu parayı ancak yabancı yatırımcılar veya yabancı/yerli ortaklıklar sağlayabilirdi. Zamanı yakalayamadık, özelleştirmenin tavı kaçtı. Para bulmak eskisi kadar kolay değil. Nitekim, yerli/yabancı ortaklıklar, bu kadar büyük parayı öz sermayeleri ile sağlayamayınca, (sağlayamayacakları zaten önceden belli idi.) çok güvendikleri yabancı finans kuruluşlarına başvurdular ve dünya’da finans kaynakları eskisi kadar büyük ve akıcı olmadığı için, düş kırıklığı yasadılar.
  • İhalede, devir bedelleri hesabında büyük yanlışlıklar yapıldı. Piyasayı, piyasa yapısını ve dağıtım bölgesinin cash akışını yanlış değerlendiren birinci ve ikinciler, ihale sonrasında yanlışlarının farkına vardılar. Zaten ihalelerde ortaya çıkan rakamları, bu hesapların duayenleri bile bulamadı. Hesap hatasının farkına varıldığında vakit çok geçti. “Zararın neresinden dönülürse kardır’’ dediler ve teminat mektuplarını yakmayı tercih ettiler. Bu ortaklıkların bazıları uluslararası finans kuruluşlarına koştular. Bu kuruluşlar da, hesapların abartılı yapıldığını ve fizibilite raporlarının “bankable’’ olmadığını fark ettikleri için,  “sorry’’ dediler. Geri çevrilme, teminatlarını yakma kararını tetikledi.
  • Dağıtım özelleştirmelerinde yapılan yanlışların biri de, dağıtım şirketlerine, hem üretim hem de dağıtım yetkisi verilmesiydi. Yetkinin genişletilmesiyle, ihale fiyatının yükseleceği hesaplandı. Üstelik bu yanlış da, hala yürürlükte olan, “4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’’na aykırılık arz ediyordu. Dağıtım fiyatında EPDK’nın kontrolü var ama üretim sınırı yok. Aynı bölgedeki üretim şirketleri ile oluşacak haksız rekabet nasıl giderilecekti?
  • ÖİB ihale esaslarını gelir odaklı olarak hazırladı. Realist bir mal sahibi gibi davranmadı. Aynen en yüksek fiyatı yakalamaya çalışan, bir değerli eşya müzayedecisi gibi. En yüksek fiyat verene “saaaaattım’’! dedi ve sattı. Sattı ama alıcı, parayı ödeyemedi ve teminatını yakarak kaçtı. Mal da müzayedecinin elinde kaldı. 
 
Böylece özelleştirmenin devamı da  bir başka bahara kaldı.
 
Dostça ve hoşça kalın.
 

 

İlginizi çekebilir...

OEDAŞ Akıllı Şebeke Yatırımlarıyla Geleceğe Hazırlanıyor

Elektrik dağıtım faaliyetlerinde yüksek verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirliği esas alan OEDAŞ, bu kapsamda akıllı şebeke yatırımları ve bakım...
21 Nisan 2026

BEDAŞ, "BeSTAR" Programı ile Genç Mühendisleri Sektöre Hazırlıyor

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ve sektörde örnek uygulamalar arasında gösterilen BeSTAR Yeni Nesil Mü...
21 Nisan 2026

Şişecam Solarex Fuarı'na Katıldı

Şişecam, 8-10 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Güneş Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı, Solarex İstanbul'a katıldı. Düz cam ala...
20 Nisan 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,453 sn