EÜD Genel Başkanı Önder Karaduman: “Mevcut Durum Özel Sektörün Yatırım Yapma İştahını Azaltıyor”

EÜD Genel Başkanı Önder Karaduman: “Mevcut Durum Özel Sektörün Yatırım  Yapma İştahını Azaltıyor”

12 Ocak 2012 | HABERLER
90. Sayı (KASIM - ARALIK 2011)
1.521 kez okundu

SOYLESIEÜD olarak Türkiye enerji sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirebilir misiniz?
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin üzerinden 10 yıllık bir süre geçmiştir. Bu süre zarfında, sektörün gelişmesi için önemli adımlar atılmış olmasına rağmen, Kanunda öngörülen serbest ve rekabetçi piyasa yapısının tam anlamıyla hayata geçirildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Son üç yıldır dağıtım ayağında belli ölçüde aşamalar kaydedilmiş olsa da, üretim ayağında kamu tarafının hakim konumu büyük ölçüde devam etmektedir. Yap-İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devirleri’ni de hesaba kattığımızda, kamunun üretimdeki ağırlığı halen %70’ler düzeyindedir. 2001 yılında serbestleşme süreci başladığından bu yana, sektörde özel sektörün payının ancak %30’u bulabilmiş olması, sürecin ne kadar yavaş ilerlediğinin en önemli göstergesidir. Eğer gerçek anlamda serbest bir piyasa yapısını hedefliyorsak bu tablonun hızla değişmesi gerekmektedir. 
 
Sektörümüzün son 10 yılında, kuşkusuz ki çok önemli yasalar ve bunlara bağlı yönetmelikler yürürlüğe girmiştir. Ancak bu yasa ve yönetmeliklerde sık yapılan değişiklikler istikrarlı bir piyasa yapısının oluşmasını zorlaştırmaktadır. Böylesine dinamik bir piyasada mevzuat değişiklikleri elbette ki olacaktır, ancak bunların bir plan dahilinde, sektördeki piyasa oyuncularının görüşleri yeterince alınarak ve birbirleriyle olan bütünlüğü ve uyumu gözetilerek yapılması fevkalade önemlidir. 
 
Geçtiğimiz 10 yıllık dönemde, kamu kurumları ile özel sektör arasında sağlıklı işleyen bir diyalog ortamının yeterince oluşturulamadığı da bir gerçektir. Sektörde büyük riskler alarak yatırım sorumluluğunu üstlenen özel sektör, kendini ifade edebileceği, görüşlerini rahatlıkla ortaya koyabileceği platformları bulmakta zorlanmaktadır. Sektörü ilgilendiren birçok önemli karar ve uygulamada özel sektörün görüşlerine neredeyse hiç başvurulmamaktadır.
 
Yıllardır dile getirdiğimiz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nda ve bağımsız olması gereken Piyasa İşletmecisi’nin yönetim mekanizmalarında özel sektöre temsiliyet verilmesi hususu dikkate alınmamaktadır. Sektörde, kamu ve özel sektör diyaloğunun güçlendirilmesi ve özel sektörün karar mekanizmalarına katılımının kurumsallaştırılması gerekmektedir.
 
Ulusal ve uluslararası gelişmeler dikkate alındığında, Türkiye enerji piyasasında ne gibi gelişmelerin olacağını öngörüyorsunuz?
Sektörümüzde en önemli öncelik olması gereken arz güvenliği ile ilgili endişeler, son 10 yılda yapılan üretim yatırımlarına rağmen devam etmektedir. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye çok yüksek bir talep artış hızına sahiptir. Son 10 yıl içerisinde yalnızca iki yılda (2001 ve 2009) ekonomik krizler nedeniyle talepte düşüş yaşanmış, kalan 8 yılda ortalama yıllık talep artışı %7’yi bulmuştur. Gelecek 10 yılda ise, TEİAŞ’ın yüksek senaryosuna göre, artış ortalaması %7,5 olacaktır. Dolayısıyla, 2019 yılında öngörülen enerji talebi, bugünkü talebin neredeyse iki katı olan 400 milyar kWh’ya yaklaşacaktır. Hızla artan bu talebi karşılayabilmek için, her yıl yaklaşık 4.000 MW’lık üretim yatırımına ihtiyaç vardır. Bu ise, yılda 5-6 milyar dolarlık yatırım demektir.
 
Önümüzde duran bu tabloya rağmen, arz güvenliğini sağlayacak yatırımların önünü açacak adımları atmak yerine, yatırımları frenleyen uygulamalar devam ettirilmektedir. Başta lisans alma süresi olmak üzere bürokratik işlemlerin bıkkınlık veren uzunluğu, bağlantı problemleri, ÇED konusunda yaşanan sıkıntılar, yetersiz teşvikler, kamu kuruluşlarının özel sektörün hızına ayak uyduramaması gibi etkenler özel sektörün yatırım yapma iştahını azaltmaktadır.  
 
Yatırımların önüne set çeken en büyük problemlerden biri, lisans uygulamalarındaki hatalar olmuştur. Geçen yıllar içerisinde, lisanslamada uygulanan yanlış stratejiler neticesinde hidroelektrik ve rüzgar enerjisinde lisans pazarlama piyasası oluşmuştur. Bu şekilde, gerçek yatırımcılara değil, çantacı olarak tabir edilen lisans tacirlerine iş yaratılıp kazanç kapısı açılmıştır. Sürekli ön plana çıkarılan yenilenebilir enerji projeleri arasında yatırıma dönüşmüş olan proje sayısı son derece kısıtlı kalmıştır.  
 
Sektörümüzde serbestleşmenin en önemli ayaklarından biri olan özelleştirme konusunda yaşananlar ise büyük bir hayal kırıklığıdır. 2004 yılında yayınlanmış olan Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Strateji Belgesi’ne göre, 31 Aralık 2006’ya kadar tüm dağıtım özelleştirmelerinin tamamlanması gerekmekteydi. Portföy üretim grupları için özelleştirme süreci de 1 Temmuz 2006 itibariyle başlatılacaktı. Ancak, 2008 yılında baş gösteren küresel ekonomik krize kadar devam eden büyüme ve yatırım trendinden Türkiye de önemli bir pay alabilecekken,  uygulanan yanlış politikalar nedeniyle bu fırsat dönemi boşa harcanmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, dağıtım özelleştirmelerinin halen tamamlanamadığı, üretim özelleştirmelerine ise halen başlanamadığı üzülerek görülmektedir.
 
Bütün bu sorunlara rağmen özel sektör, Türkiye elektrik piyasasının geleceğine olan inancını korumakta ve yatırımlarına kararlılıkla devam etmektedir. Umuyoruz ki önümüzdeki yıllar, kamu-özel işbirliği ile sektörümüzdeki reform sürecinin hızlanarak devam edeceği ve serbest, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısının tam anlamıyla hayata geçeceği yıllar olacaktır.  
 

 

İlginizi çekebilir...

Bayram Trafiğinde Elektrikli Dönüşüm: Eşarj'da Şarjlanma Yüzde 63 Arttı

Ramazan Bayramı boyunca şehirler arası yolculukların yoğunlaşmasıyla birlikte elektrikli araçların şarjlanma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşan...
31 Mart 2026

Türkiye'nin Güneş Kurulu Gücü 12 Yılda 641 Kat Arttı

Türkiye'nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata e...
23 Mart 2026

Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW'a Yükseltti

Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgar Enerji Santrali'nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW'lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW...
23 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,797 sn