Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
Linyit Rezervlerinin Kullanılmaması Arz Güvenliğinde Sorun Teşkil Etmeye Devam Ediyor
Deloitte’un Cengiz Güneş ile birlikte hazırladığı "Linyit Rezervlerinin Değerlendirilmesi" raporuna göre, linyit santralleri, uzun zamandan beri tartışma konusu olan arz güvenliğinde dışa bağımlılık açısından sorun teşkil etmeye devam ediyor. Özel sektörün linyit santrallerine ilgisi ise mevcut koşullar altında yok denecek kadar az. Türkiye’de Denetim, Vergi, Danışmanlık, Kurumsal Finansman ve Kurumsal Risk alanlarında faaliyet gösteren Deloitte’un hazırladığı rapor, linyit rezervlerinin elektrik enerjisi üretiminde kullanımını tartışmak ve model bulunmasına yönelik önerilerde bulunuyor.
Türkiye de gerek birincil enerji kaynaklarında gerekse elektrik enerjisi üretiminde dışa bağımlılığın giderek arttığına değinen Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Ortağı Uygar Yörük, bu etki ile enerji maliyetlerinin ve dış açığın giderek arttığını, ayrıca dışa bağımlılığın arz güvenliği açısından da bir risk olarak görüldüğünü söylüyor. Ayrıca yerli birincil enerji kaynaklarından olan linyit kullanımının da sistemde işletmede bulunan linyit santrallerinin yaşlı santraller olması ve kapasite kullanım oranlarının düşmesi sebebiyle azaldığını belirten Yörük, sistemin termik kapasite ihtiyacının eskiyen santraller ve yenilenebilir enerji üretimindeki kontrolsüzlük faktörü nedenleri ile arttığını vurguluyor.
Yörük, Türkiye’nin linyit rezervleri açısından zengin bir ülke olduğunu, bu nedenle de rezervlerin değerlendirilmesinin bölgesel kalkınma, dış açığın azaltılması, arz güvenliği, elektrik maliyetlerinin düşürülmesi, istihdam, katma değerin yurt içinde kalması, rekabetçi sanayi yaratılması gibi kalkınma amacına uygun birçok olumlu etkisi bulunduğunu aktarıyor. Yörük, linyit rezervlerinin elektrik enerjisi üretiminde kullanılması dışında ekonomik bir alternatif bulunmadığını da dile getiriyor.
2010 yılında 38 milyar metreküp olan Türkiye doğalgaz ithalatı, 2011 yılında 43,8 milyar metreküp olarak gerçekleşmiştir. İthalat değerlerindeki bir önceki seneye göre %15’lik artış, 11 Ekim 2011 tarihli "2012 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu, ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inde öngörülen 41,6 milyar metreküplük tüketim öngörüsünün de üzerinde bir tüketimin gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor. Yine aynı karar ekinde 2011 yılı toplam tüketimin %56’sının elektrik üretiminde, %21’inin konutlarda, %20’sinin ise sanayi sektöründe gerçekleşeceği öngörülüyor. Rapor, aynı zamanda 2012 yılında nükleer enerji alanında hukuki ve kurumsal altyapının güçlendirilmesine devam edileceğini belirterek, nükleer santral yapım çalışmaları sürdürülmesinin planlandığının altını çiziyor.
Rapora göre, özel sektörde toplam 51 bin 612 MW başvurunun yaklaşık %72 sini doğalgaz santrali başvuruları oluştururken, linyit santraline başvurular ise sadece %3 düzeyinde kalıyor. Benzer şekilde yapımı devam eden santraller içerisinde de linyitin ağırlığı çok düşük. Aralık 2011 itibariyle, lisans almış ve yapımı devam eden linyit santralleri ise 1.457 MW toplamında. Ancak bu projelerin ilerlemeleri oldukça alt seviyelerde olduğu gibi lisansın verildiği tarihten bu yana normal yapım sürelerini aşan zamanlamalar söz konusu.’
Raporda, Almanya, Türkiye, Yunanistan, Polonya’da linyit üretiminin Avrupa’nın yaklaşık %70’ini oluşturduğu ifade ediliyor. Rapora göre, Türkiye’de çok sınırlı doğalgaz ve petrol rezervlerine karşın, 535 milyon tonu görünür olmak üzere, yaklaşık 1,3 milyar ton taşkömürü ve 9,8 milyar tonu görünür rezerv niteliğinde toplam 11,5 milyar ton linyit rezervi bulunuyor.
Raporda linyit santrallerinin özelleştirilmelerine de değiniliyor. Ocak 2012 itibariyle yaklaşık 24 GW olan EÜAŞ kurulu gücünün, 16 GW’ının kademeli olarak özelleştirilmesi hedefleniyor. Özelleştirilecek bu 16 GW’lık kurulu güç arasında, EÜAŞ tarafından işletilen tüm linyit santralleri yer alıyor. Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirilmesi planlanan linyit yakıtlı santrallerde kömür rezervinin yeterli olması durumunda, mevcut tesisin ek ünite yapılması koşulu ile özel sektöre devri planlanıyor. İlginizi çekebilir... ASUNIM ve Astronergy Arasında 100 MWp'lik Stratejik İş BirliğiGüneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX Istanbul kapsamında, ASUNIM ile Astronergy arasında toplam 100 MWp kurulu güce... OEDAŞ Akıllı Şebeke Yatırımlarıyla Geleceğe HazırlanıyorElektrik dağıtım faaliyetlerinde yüksek verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirliği esas alan OEDAŞ, bu kapsamda akıllı şebeke yatırımları ve bakım... BEDAŞ, "BeSTAR" Programı ile Genç Mühendisleri Sektöre HazırlıyorBoğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ve sektörde örnek uygulamalar arasında gösterilen BeSTAR Yeni Nesil Mü... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.