IBC SOLAR Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali: "Petrolümüz, Doğal Gazımız Yok Diye Dövüneceğimize, Güneşimizle Övünelim"

IBC SOLAR Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali:  "Petrolümüz, Doğal Gazımız Yok Diye Dövüneceğimize, Güneşimizle Övünelim"

21 Şubat 2013 | TEKNİK MAKALE
99. Sayı (Ocak - Şubat 2013)
3.196 kez okundu

Güneş enerjisi ile elektrik üretiminde komple çözümler sunarak, dünyanın önde gelen fotovoltaik şirketlerinden biri olan IBC Solar, 2010 yılında geldiği Türkiye'de ayağının tozuyla bir güneş enerjisi santrali yatırımı gerçekleştirdi. 200 kW kapasiteli, 2012 yılının Temmuz ayında hayata geçen santralin ayrıntılarını ve güneş enerjisi sektörünün bugününü ve yarınını IBC SOLAR Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali ile konuştuk.

IBC Solar hakkında genel bir bilgi vererek, şirketin Türkiye yapılanması hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

IBC SOLAR Türkiye, ülkemizin yüksek güneş enerjisi potansiyelini en doğru yöntemlerle değerlendirmek üzere 2010 yılından itibaren İstanbul'da faaliyet gösteriyor. IBC SOLAR'ın 30 yıllık kurumsal deneyimleriyle ülkemize fayda sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması amacıyla fotovoltaik sistemler üzerine dünyaca kabul görmüş bir kalite anlayışı ile hizmet veriyoruz.

Türkiye fotovoltaik tabanlı enerji üretimi için çok umut veren bir ülke. Enerji Üretim Araştırmaları Ulusal Enstitüsü'ne göre günlük ortalama güneş alma süresi 7.2 saattir. Yıllık 2,640 saat ile Türkiye kusursuz ışıma değerleri sunuyor. Bu potansiyelin göz ardı edilmemesi için yatırımcılar ile sıcak temastayız. Ülkemiz, Avrupa'nın birçok bölümünden daha fazla, yılda yaklaşık 380 milyon kilowatt/saat elektrik üretme potansiyeline sahipken sektöre yeterli destek verilmediğinden ülke olarak bundan faydalanamıyoruz. 

IBC SOLAR Türkiye olarak deneyim ve kalitemiz ile Türkiye'de de bu sektörün canlanması için çalışıyoruz. Dünyadaki çeşitli proje uygulamalarıyla tescil edilen üstün IBC SOLAR kalite anlayışının Türkiye'de de referans standardı olarak kabul edilmesi için ilerlediğimiz yolda kurumsal vizyon ve misyon ilkelerimiz ışığında örnek tesislere imza atmak üzere faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Sunduğunuz çözümler ve hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?

IBC SOLAR Türkiye olarak hizmet alanımızı EPC (Engineering/Procurement/Construction) adıyla Proje ve Taahhüt olarak açıklayabiliriz. Bu kapsamda IBC SOLAR Türkiye olarak "Mühendislik, Satış/Tedarik ve Kurulum" aşamalarında ilgili hizmet ve güvenceleri kapsayan bir kontrat ile her yatırımın içinde doğal olarak bulunabilen riskleri yatırımcı lehine minimize etmeyi güvence altına alıyoruz. EPC sözleşmesi ile yatırımcıya hizmetin kapsamı, ürünlerin kalitesi, işin teslim tarihi ve sabit fiyat garantisini taahhüt ediyoruz. Bunu yaparken şirketimizin Güneş Enerjisi Santrali konusunda sahip olduğu 30 yıllık bilgi ve birikimlerine hali hazırda Türkiye'de hayata geçirdiğimiz santral deneyimimizi de ekliyoruz ve Türkiye şartlarında yatırımcıya minimum risk ile EPC hizmeti sunuyoruz.

Verdiğiniz hizmetlerin ön plana çıkan özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Bunların size sağladığı rekabet avantajları nelerdir?

Hizmet aşamasında birçok fark yaratıyoruz. Öne çıkan en önemli farkımız ise kalite ve taahhüt standartlarımız. Kurulumdan önce planlama aşamasını çok ciddiye aldığımız gibi, ürünlerin birbiri ile uyumunu da gözetiyoruz. Seçilen ürünlerin kurulacak tesis alanının iklim ve coğrafi şartlarına uygunluğundan emin olmak için Almanya'da bulunan test alanları ve merkezlerimizde birçok aşamadan geçiriliyor. Aynı zamanda, tedariğin zamanlaması gibi konular da bizim için büyük önem arz eder. IBC SOLAR Almanya ürün dağıtımı ve satışı konusunda Avrupa'nın en güçlü ve itibarlı firmalarından birisi. Ürün stokları, lojistik ve teknik destek konularında tüketici, çözüm ortakları ve yatırımcıların güvenini kazanmıştır. Kısacası yatırımcıya ürün tedariği, taahhüt ve sonrasındaki bakım aşamalarında güvenebilecekleri avantajlı çözümler sunuyoruz. 

Mümkün olduğunca tesis yan bileşenlerini yerli üretici ve tedarikçilerden temin etmeyi tercih ediyoruz. Bu aşamada da, söz konusu yan ürünlerin Almanya'daki uzman ve tecrübeli teknik kadrolarımız tarafından test edilerek uygunluğunun onaylanmasını öncelik ve özellik olarak baz alıyoruz. 

Uzaktan izleme sistemlerinin ve teknolojileri sürekli geliştirilen invertör ürünleri ile ilgili sorunsuz ve kesintisiz teknik destek alıyoruz. Özellikle kullanılan ana ürünlerden panel ve invertör konularında kendi markamızı taşıyan ürünleri tercih etmeye çalışıyoruz. Zira tesislerin devreye girmeleri sonrasındaki dönemde bakım ve onarım aşamalarında servis ve yedek parça konularında standardize edilmiş, sağlıklı ve sorunsuz hizmet vermeyi hedefliyoruz. IBC SOLAR ürünlerinin tamamı yalnızca üreticinin sağladığı testlerden değil, IBC SOLAR'ın kendi deneme tesislerinde de kapsamlı testlerden geçtiği için tesisin devreye girmesi sonrasında oluşabilecek sorunların neredeyse tamamı bertaraf ediliyor. 

Böylelikle tesis sahibi, uzun yıllara dayanan sorunsuz bir kullanım dönemi yaşayacağını biliyor. Kurulacak tesislerin coğrafik özellikleri ve buna uygun kullanılan bileşenlerin yüksek teknoloji ürünü olmaları da göz önüne alınır ise tesis kurulumu öncesinde harcanan her kuruşun, tesis devreye girdikten sonra ortaya çıkabilecek ciddi aksaklıkların binlerce liralık maliyetlerini önleyeceği bilinmelidir. Daha basit bir deyimle, "ucuz etin yahnisi bol olur" misali kalitesiz GES'lerin derdi de eksik olmayacağından, astarı yüzünden pahalıya mal olan tesis yatırımcının yüzünü güldürmez. 

IBC SOLAR Türkiye olarak en büyük avantajımız 30 senelik kurum deneyimi ve toplam kurulu 2 GW'ı geçen GES tecrübesinden faydalanıyor olmamız. Diğer ülkelerde devreye alınmış tesislerin yaşanmışlıklarını bilerek olası hataları bertaraf ediyoruz. Yatırımcıyla tüm pozitif ve negatif detayları açıkça paylaştığımız için, harcayacağı paranın karşılığı olarak en sorunsuz ve en verimli tesisi bizden temin etmiş olacağına inanarak adım atmış oluyorlar. 

Konya'da faaliyete geçirdiğiniz ilk örnek güneş enerjisi santralinin ayrıntılarını bizlerle paylaşabilir misiniz?

200kWp büyüklüğünde ve 3.500m2 alan üzerine kurulan tesisimiz GES yatırımları için en uygun lokasyon olarak kabul edilen Konya bölgesinde yer almaktadır. Planlama, ürün tedariği ve mühendislik çalışmaları 3 ayda ve taahhüt edilen zaman ve şartlarda tamamlanmıştır. Planlama, ürün tedariği ve saha hazırlıklarının ardından sistem kurulumu 39 gün gibi kısa bir sürede tamamlanarak enerji üretmeye başladı.

Hizmetlerimizin her aşamasında büyük önem verdiğimiz üstün kalite standartlarımız gereği santrali oluşturan ürünlerin tamamı Konya iklim şartları göz önünde bulundurularak bilinenlerin ötesinde kapsamlı kalite ve dayanım testlerine tabi tutuldu. GES kurulum alanı ile ilgili saha analizleri yapılarak en uygun taşıyıcı montaj sistemi belirlendi.

Taşıyıcı montaj sistemi tamamen alüminyum bileşenlerden oluşmaktadır. Bu sistem, ürün tedariği ve sistem kurulumu konularında gerekli sertifika, kalite belgeleri ve yerli üretici belgelerin tamamına sahip olan Alkor Alüminyum firması ile çalışıldı.

Santral kurulumunda kullanılan tüm güneş panelleri ve invertörler IBC SOLAR markalı ve güvencemiz altındadırlar. Sistem kurulumu ve devreye alma aşamalarının tamamı, kurumumuzun fotovoltaik alanındaki 30 yılı aşan deneyimin desteği ile IBC SOLAR Türkiye ekipleri tarafından gerçekleştirildi. 200kWp kurulu güce sahip santralimiz dünya genelinde kabul gören tüm güvenlik, uzaktan izleme ve uzaktan müdahale özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır. Bir ilk olarak, mevcut yönetmeliklerde henüz adı geçmeyen, güneş enerjisi santrallerinde enerji üretiminin ve reaktif gücün kontrolünü sağlayan uzaktan müdahale sistemleri de Konya'daki santralimize entegre edilmiştir.

Türkiye enerji sektörünün genel gelişimini ve geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Güneş enerjisi özelinde neler söylemek istersiniz?

Dünyanın birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerinde kriz, küçülme ve buna bağlı geleceğe dönük soru işaretleri artarken, Türkiye'miz Çin'den sonra en hızlı gelişen ikinci ekonomi. Bu gelişmenin devamı ve sağlıklı işlemesi için özellikle dışa bağımlı girdi maliyetleri ile ilgili planlı, toplumla paylaşılan, herkesin katkıda bulunacağı politikaların yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle tüm yurtta enerji tasarrufu konusunda seferberlik seviyesinde bilinç yaratılmalı ki bu çok mühim bir noktadır.

Petrol ve doğal gaz konusunda dışa bağımlı bir ülkeyiz; bu durumda yerel enerji kaynağı olarak, elde edilirken insanların madenlerde öldüğü ve yakıldığında da çevreye büyük zarar verdiği bilinen yerli kömürü veya işler ters gittiğinde neler olabileceğini canlı yayınlarda seyrettiğimiz nükleer santral alternatifini düşünmek zorundayız.

Güneş enerjisi konusunda yatırımcı çevrelerinin bilinçlenmediği fakat faydalanabilecekleri uluslararası çapta geniş bir tecrübe birikimine ve Türkiye'nin belki de GES standartlarını aşan tek tesisine sahip olduğumuz için elimizde kendini sürekli güncelleyen bir bilgi hazinesi mevcüt. 

Güneş enerjisi özellikle Avrupa'da 30 senedir değişik şekillerde, farklı standartlarda, birçok uygulamalarda kullanılmış bir teknoloji. Bizim şu aşamada Türkiye olarak yapmamız gereken, en kısa zamanda ve en uygun maliyetli uygulamalarla Avrupa'nın bu bilgi ve tecrübe birikiminden faydalanmamızdır.

IBC SOLAR olarak çok güçlü bir Ar-Ge'ye sahibiz, tüm araştırmalarımızdan ve kurduğumuz tesisten elde ettiğimiz bilgi ve tecrübeleri toplumun farklı kesimleriyle ile paylaşıyoruz. Yeni bilgilere açık istekli öğrencilerle buluşmak için ilgili üniversite kulüplerinin düzenlediği etkinliklere katılıyor ve geleceğin mühendislerine bildiklerimizi aktarıyoruz. Farklı şehirlerden sanayi ve ticaret odaları ile de aynı şekilde temas kurarak fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bazı belediyelere, hazırlamak istedikleri GES dosyalarının sağlıklı verilerle düzenlenmeleri için de karşılıksız teknik bilgi transferi ile destek veriyoruz. Yatırım finansman desteği konularında bilgi talebinde bulunan bankalara da tüm bildiklerimizi aktararak yatırımcının desteklenmesi ve sektörde işlerin kolaylaşması için katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Mevcut potansiyeline rağmen güneş enerjisinde istenilen konumda olmayan Türkiye, sizce hangi aşamaları kaydetmelidir? 

IBC SOLAR olarak 2010 senesinden başlayarak Türkiye'de faaliyetlerimiz devam ediyor. Bugüne kadar hem yatırımcı hem de şu anda çok kısıtlandığını söylemek zorunda olduğumuz sektörümüz sadece maddi konularla meşgul. Türkiye'nin ortalama güneşlenme saati, ışınım değerleri, KW başına kaç m2, paneller hangi açıda konulmalı, vs, vs. Bunlar çoktan çözülmüş, uygulaması aşılmış konular, olaylara geriden bakıp yerinde saymanın bir anlamı yok. Adım atmalı, sıfırdan başlamak için uğraşmak yerine bu konuda uygulamalar yapmış deneyimlemiş olandan örnek almayı öğrenmeliyiz.

IBC SOLAR olarak GES teknolojisinin genel toplum tarafından doğru bir şekilde algılanmasının tüm maddi konulardan daha önemli olduğuna inanmaktayız. Konunun detayları bilinmeli ve paylaşılmalı, aksi takdirde kulaktan kulağa dolaşan bilgiler hiç kimsenin tahmin edemediği yanlış yönlere gidebiliyor.

Güneş enerjisinin Türkiye'mize sunduğu en önemli avantaj GES'lerin enerjiye ihtiyaç duyulan aynı mekana kurulabilmesidir. Diğer tüm enerji kaynakları, petrol türevli veya yenilenebilir kaynaklar, yapılacak tesisin mekan kısıtlamasına tabidir. Basit bir örnekle, rüzgar türbinini her yere koyamazsınız; rüzgarın bol estiği yere kurmak zorundasınız. Bu avantaj şu anda fazla konuşulmayan bir olguyu ortaya çıkarıyor. Türkiye'mizde enerji sektörü özelleşiyor. Üretim ve dağıtım konuları özelleşiyor, ancak elektrik iletim sistemi devletin elinde ve öyle de kalacak. Üretici her ne maliyetle üretip hangi fiyatla satarsa satsın, evimize gelen faturalardaki elektrik birim fiyatına rağmen faturaya eklenen iletim maliyetlerini ödemeye devam edeceğiz, ancak hala bunun farkında değiliz.

Türkiye'nin enerji üretim noktaları ile kullanım noktaları arasındaki iletim sisteminin mali yükü devletin üstünde ve bu yük devletin paraları ile yani bizim ödediğimiz vergiler ile karşılanmaktadır. GES'ler tam da bu noktada en doğru çözüm olarak ortaya çıkıyor. Elektrik tüketen herhangi bir yapının çatısına kurulacak GES'den elde edilen enerji kullanılırken hiçbir iletim kaybı olmaz ve ülkemizin iletim sistemine de fazladan bir yük ve maliyet bindirmez. 

Toplumun GES konusunda bilinçlenmesi için medya ve üniversiteler başta olmak üzere, değişik STK'lar, sanayi ve ticaret odaları vs. bu konularda toplantılar, yayınlar düzenlemeli ve toplumu bu konuda aydınlatmalıdırlar. Sektörden geniş katılımlı TV programları düzenlenerek her kesimden katılımcılar ile tüm detaylar konuşulmalı ve hem sektör hem de toplum bilinçlendirilmelidir.

Önümüzdeki 5 yıllık zaman diliminde Türkiye enerji piyasasında ne gibi gelişmelerin olacağını öngörüyorsunuz? 

Coğrafik ve politik konularda vazgeçilmez stratejik bir merkez olarak Türkiye gelişmeye devam edecektir. Biz büyümeye devam ederken muhteşem bir genç nesil yetişiyor. İş imkanlarının artırılması ve bu nesillere şimdiden enerji kaynakları konusunda çeşitlilik sunuluyor olması gerek. Aksi taktirde, bu nesiller bizden daha büyük politik sıkıntılara maruz kalacaklardır. 

Bu noktada, GES'lerin belki de en az konuşulan özelliği kaynağının hem bedelsiz, hem de şansımıza ülkemizde bol olmasıdır. Petrolümüz ve doğalgazımız yok diye dövüneceğimize, bedava, bol ve sınırsız olan ve teknolojisi başkaları tarafından senelerce kullanılıp sorunları çözülmüş olan GES'lerden en kısa zamanda ve en akıllıca şekilde yararlanmamız gerek, umudumuz bu yönde.

IBC SOLAR'ın yakın vadede gerçekleştirmeyi planladığı projeleri ve yatırımları var mıdır? 

Konya'daki tesisin kurulumu sonrasında sayısız kişi ve kuruluş bizimle temas kurdu. Tamamına yakını tesisimizi ziyaret ettiler ve elde ettiğimiz reel sonuçları görerek incelediler. Her ilgilinin yatırımı planladığı yer ile ilgili kapsamlı fizibilite çalışmaları yaptık ve analizleri onlar için değerlendirip raporlar halinde sunduk. Yukarıda bahsettiğimiz konularda kendilerine açıklayıcı bilgiler aktardık, bilinen bazı yanlışları düzelttik, yanlış yollara sürüklenmiş bazı yatırımcıların da zarar görmelerini önledik.

IBC SOLAR Türkiye olarak üniversitelere, STK'lara, sanayi ve ticaret odalarına, finans kuruluşlarına GES'i anlatmaya, kafalardaki soruların doğru yanıtlarını vermeye devam edeceğiz. Bunun sonucunda,  hazırladığımız yatırım fizibilite raporlarının onaylanmasıyla çok yoğun bir döneme de girebiliriz. Sektörün canlanması için ise sadece sis perdesinin arkasındaki güneşi görebilmeleri yeterli.

Gerekliliği tartışılan ve ne için istendiği hiç kimse tarafından anlaşılmayan ışınım ölçümlemesine bağımlı 1MW üstü GES lisans prosedürü toplam 600 MW sınırlama ile Haziran 2013'de yapılacaktır. Hani derler ya "sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer" diye, tüm bu prosedürlerin sebebinin rüzgar enerjisi yatırımları konusunda yaşanan bazı yanlışlıkların olduğu söylenmekte. Ancak GES'ler ile ilgili lisanslama prosedürü o kadar gereksiz zorlaştırıldı ki, Türkiye'nin önde gelen enerji yatırımcılarından birkaçı bu konudan uzak durma kararı bile aldılar ve tedirginlikleri de muhtemelen bu zorluklardan kaynaklanıyor.

Mevcüt durum, ülkemizin boşa harcadığı bir kaç seneye mal olacaktır. Önümüzdeki dönemlerde, özellikle 2020 ve sonrasında geriye bakıldığında şu anda harcadığımız günlerin aslında ne kadar kıymetli olduğunun farkına vararak boşuna zaman kaybettiğimize üzülüyor olacağımızdan korkuyorum. Umarım ilgili olan herkes kararlarını gözden geçirir ve var olan fırsatı fark ederek kazançlı bir yatırıma yönelirler.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Çok karmaşık konuları anlatmak ve anlayabilmek için en kısa cümleler en doğru çözümdür. Güneş enerjisi teknolojisi çözülmüş, uygulanmakta olan ve ülkemiz iklim şartları açısından da çok uygun bir teknolojidir. Yeni yetişen nesillerimizin bu konu hakkında en kısa zamanda bilinçlenmesi, eğitim görmesi ve uygulamalarda tecrübe kazanmaları gereklidir. Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleriyle sınırlı kalan güneş enerjisi teknolojisinin kullanımı yakın gelecekte tüm dünyada yaygınlaşacaktır. Gerekli adımları şimdiden atarsak, yeni nesil gençlerimiz dünyanın her coğrafyasında bu konudan hem para kazanabilirler hem de ülkemize döviz girdisi sağlayabilirler.

Enerji konusundaki dışa bağımlılığımız sadece ödenen maliyetler ve cari açıklarla ölçülemez. Politik olarak ödenen bazı bedelleri göz ardı etmememiz gerekir. GES'ler sayesinde ülke bazında sağlanabilecek asgari %5'lik enerji maliyeti düşüşü bile hem ekonomik hem de politik açıdan ülkemize büyük avantajlar sağlayacaktır.

GES'ler sayesinde şahıslar ve kurumlar bazında refah artışı sağlanabilir. Kurumlar daha düşük enerji faturaları sayesinde maliyetlerini düşürüp tüm pazarlarda daha rekabetçi konuma gelebilirler. Daha çok satar, daha çok yatırım yapar ve daha çok istihdam sağlarlar. Bireysel tüketiciler daha az elektrik bedeli öderken kullanmadıkları enerji fazlasını sisteme satarak para kazanırlar ve bununla ekonomiye katkıda bulunurlar.

Son olarak dergileriniz ile sektördeki bilgi akışına sağladığınız destek ve gerçekleştirdiğiniz faydalı etkinlikler için sizlere de teşekkür ederiz. Sektörümüzün gelişmesi için tüm paydaşlarımızla her türlü işbirliğine açık olduğumuzu, bu işin bencil hareket ederek değil sektörü ve ülkemizi düşünerek kazanca dönüştürülebileceğinin altını çizmek isterim.


 

İlginizi çekebilir...

Enerji Depolama Sistemlerinde Yangın Tehlikeleri

2023 yılı Haziran ayı sonu itibariyle, devrede olan santrallerin %54,8'ini yenilenebilir kaynaklardan elektrik üreten santraller oluşturdu....
18 Kasım 2024

Biyogaz Üretiminde Kullanılan Atıkların Özellikleri

Verimli biyogaz üretimi için hammaddelerdeki C/N oranının 20''30:1 arasında tutulması gerekir. Çünkü anaerobik mikrobiyal popülasyonlar karbon...
17 Temmuz 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

1,094 sn