
Sulama Sorunu Kaçak Elektrik Olarak Yansıyor
Escon Enerj, CEO'su Onur Ünlü: "Doğru Kojenerasyon Tasarımı Maksimum Verimlilik Sağlar"
Küresel Batarya Pazarları Hızla Büyüyor ve Tedarik Riskleri de Artıyor
MWM, Yüksek Verimli TCG 4170 V20 R ile Güç Üretim Portföyünü Genişletiyor
|
23. Dünya Enerji Kongresinden Sonra Rusya ile Enerji İlişkilerimiz: Nerde Kalmıştık?![]()
Dergimizin bir yıl önceki 122. sayısı yayınlanırken, Rus uçağının düşürülmesi olayı henüz sıcaklığını koruyordu. Siyasi gerginlik tavan yapmıştı ve yaklaşan kışın yarattığı, gazsız kalma korkusu, büyük şehirlerimizi sarmıştı. Bu endişeler paniğe dönüşmek üzereydi. O günlerde, korku ve paniğe yer olmadığını halkımıza şu cümlelerle anlatmaya çalışmıştım:
“Rusya gazı keser mi?
Rusya Enerji Bakanı Yardımcısı Anatoli Yanovski’nin Türkiye’ye doğalgaz sevkiyatında sıkıntı olmadığını ve sevkiyatın, sözleşmedeki yükümlülüklere uygun bir şekilde devam ettiğini belirtmesi rahatlatıcı olmuştur.
Rus Enerji Bakanı yardımcısının rahatlatıcı beyanlarına güvenelim mi?
Herhangi bir çılgın kararın sosyo-ekonomik tablomuzu ne kadar etkileyeceğine bakalım. Doğalgaz sözleşmeleri Rusya’ya, ispatlanabilir force-majoz durumlarının oluşmasında, (kompresör arızası, sabotaj, toprak kaymaları v.s.) gaz sevkiyatını kesme hakkı vermektedir. Ancak bu hakkın kötü maksatlarla(abuse) kullanılmaması şartıyla.
Hiçbir devlet adamı, Türkiye gibi büyük bir ülkede, perestroika’dan beri geçen 25 yıl içindeki kazanımlarını, nefrete dönüştürme kararı vermez. Böyle bir karar ancak, çılgınlık hali veya akıl kayması gibi büyük travmalardan sonra çıkabilir.’’
Öngörülerimizin hepsi doğru çıktı. Ne Rusya gazı kesti, ne de Türkiye Akkuyu Nükleer Projesini durdurdu. Her iki taraf da liderlerinin eşref saatlerinin beklentisi içindeydi. Beklenen oldu. Türkiye, Rusya’ya zeytin dalı uzattı. Rusya hemen kabul etti ve geçen bir yıl içinde oluşan buzlar erimeye başladı.
9-13 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Dünya Enerji Konseyi’nin 23. Kongresi yapıldı. Bu konferansa Rusya, Venezuella ve Türkiye Cumhurbaşkanları veya Devlet başkanları seviyesinde katıldı. Konferansının ağır topu ve en mutlusu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’di. Nasıl sevinmesin ki, Türkiye’nin uzattığı zeytin dalıyla kayıpları, birer birer kazanıma dönüştürüyordu.
· “Türk Akımı Projesi yeniden canlanıyordu. Boruların, çapları güzergâhları, yıllık kapasiteleri inşaat programları protokole bağlanıyordu.
· Bir yıldır duraklayan, 20 milyar dolarlık Akkuyu Nükleer Projesi, kaldığı yerden davam edecekti.
· BOTAŞ’ın 2 yıldan beri beklediği, uluslararası hakem kararına ne gerek vardı? Rusya Enerji Bakanı, gaz fiyatını zaten önemli ölçüde indiriyordu.
· Yıllık 500 milyon dolarlık sebze ve meyve ithalini(Türkiye’den) serbest bırakıyordu.
· Vizeler kademeli olarak(önce iş adamları, sonra turistler) kalkıyordu.
· Hatta Türkiye, kendi hava sahasını savunacak füze sistemin ihalesine, Rusya’nın da girmesine olanak tanıyordu. Yani Rusya, ihaleyi kazanırsa, Türkiye’nin hava savunma sisteminin tesisi, Rusya’ya emanet edilebilecekti.
İki ülke liderinin, 1 saat 40 dakika süren toplantısından sonra, Rusya Devlet Başkanı Putin’le, Türkiye Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan’ın müşterek basın toplantısında, Putin’in sevinçten dudaklarını ısırdığı gözden kaçmıyordu. Belki de içinden geçiriyordu: İnanılmayacak kadar güzel.
Anlaşmalar Devletimize hayırlı uğurlu olmasını dilerken, şimdi bu anlaşmaların Türkiye’nin enerji politikalarını nasıl etkileyeceğinin analizini yapmaya çalışalım.
Türk Akımı Projesinin Canlanmasında Ülkemizin menfaati var mı?
Doğalgaz ihtiyacımızın %57’sini Rusya’dan sağlıyoruz. İran’la arbitration süreci içindeyiz. Hakem kararı aleyhimize sonuçlanırsa, belki de İran’dan gaz alamayacağız. Bu da, Rus gazına bağımlılığımızı daha da artıracak. Doğalgaz gibi, süper stratejik bir enerji kaynağında, Rusya’ya bu ölçüde bağımlı olmak, bütün dizginleri Rusya’ya verme anlamına gelir. Bağımlılığımız arttıkça, fiyat pazarlık gücü de azalır. Bu proje, Ukrayna’dan geçen transbalkan ilave hattından bu güne kadar gelen yaklaşık 14 Bcm gazı, bize doğrudan verecek. Ayrıca Avrupa’nın güneyinden AB’ye gaz arzı sağlayacak. Bize ilave bir gaz arzı yapmayacak. Rusya, Türk Akımı Projesiyle Avrupa’ya doğrudan satış avantajını kullanmak istiyor. Bunun ilk ayağını Rusya Kuzey Akımı Projesi ile atmıştı. Güneyden Türk Akımı Projesiyle Rusya, Avrupa’yı kıskıvrak bağlamış olacak. Bu bağlamda Türk Akımı Projesi, Rusya’nın, topraklarımızdan Avrupa’ya çevrilmiş bir gaz terminali gibi olacak. Bu terminalin kurulmasında işbirliği yaptığımız için biz, AB’yi biraz daha karşımıza alacağız. Ayrıca dostumuz, müttefikimiz ve kardeşimiz Azerbaycan’ın, SOCAR marifetiyle geliştirdiği TANAP’a rakip olacak böyle bir projeyi (Türk Akımı), kendi ellerimizle yaratmış olacağız.
Rusya ile barışma hediyesi olarak bu kadar büyük ve riskli bir sorumluluk yüklenmemize gerek var mıydı?
Akkuyu Nükleer Santralı bize ne sağlayacak?
24 Kasım 2015 tarihli uçak krizinden sonra, krizin iki ülke arasındaki ilişkilerine en somut yansıması iki dev projenin üzerinde olmuştu. Bunlardan birincisinin, yani Türk Akımı Projesinin durumunu yukarıda tartıştık. İkincisi olan Akkuyu Nükleer Güç Santralı’da taraflar arasındaki gerilimden payını almıştı. Akkuyu’nun geleceği konusunda, her iki taraf da resmi anlamda bir karar alamazken çalışmalar durmuş ve ilerleme, ilk anlaşmada açıklanan takvimin gerisine düşmüştü.
Türkiye 50 yıldır nükleer teknolojiden uzak duruyor. Halbuki nükleer enerji avantajlarından yararlanmamız için, bu enerjinin barışçı maksatlarla kullanılması teknolojilerini biran önce öğrenmemiz, sonra da kullanmamız lazım. Ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon’un vurguladığı gibi, Paris İklim Değişikliği Anlaşmasının başarısı, ancak nükleer enerjinin kullanılmasına bağlıdır. Ancak Rusya’nın kuracağı nükleer enerji santralı (4800 MW) bize pahalıya mal olacağı düşüncesindeyim.
Pahalılık, Yap- Sahip ol-İşlet (BOO) modelinin getirdiği, çok yüksek elektrik satın alma fiyatlarından kaynaklanıyordu.
Hükümetimizin vermiş olduğu rakamlara göre bu santral bize 20 milyar dolara mal olacaktır. Ancak bundan 16 yıl önce, nükleer santral ihalesinde çıkan en yüksek fiyat bile, Akkuyu santral maliyetinin yarısından bile daha ucuzdu. Yapılması planlanan ikinci ve üçüncü nükleer enerji santrallarımızın fiyatları açıklandığında, birinci santralın (Akkuyu) bize ne kadar pahalıya mal olacağı daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca bu proje, aynen Türk Akımında olduğu gibi, Türkiye’nin Rusya’ya bağımlılığını arttıracak ve enerji diplomasisi için manevra alanımızı daraltacaktır.
Bu konuda son sözümüz: nükleer enerjiye evet, fiyatına hayır.
Doğalgaz fiyatının ucuzlaması
BOTAŞ’ın 2 yıldan beri yürüttüğü ve üzerinde anlaşma sağlanamadığı için hakeme gidildiği fiyat indirimi konusu hallolmuş gibi gözüküyor. Ancak, henüz fiyat açıklanmadığı için, yeni fiyatın Avrupa’da, mesela Brugge gaz piyasasına göre nerede olduğunu görmeden bir yorumda bulunmamız doğru olmaz. Amerikan kaya gazı tankerlerinin Avrupa’ya gaz (LNG) teslimine başladığı bu günlerde Avrupa’da oluşacak yeni gaz piyasasını beklemek ve imzaları ondan sonra atmak lazımdı diye düşünüyorum. Diyelim ki Rusya’nın İhsan’da! bulunduğu yeni gaz fiyatıyla (yeni gaz fiyatı henüz açıklanmadığı için İhsan’ın! büyüklüğünü henüz bilmiyoruz). Türkiye’de gaz ucuzluğu ve bolluğu yarattınız. Oluşacak gaz arzı konusunda kömürcülerin durumu ne olacak?
Doğalgaz Dergisinin, sanayide kullanılan yakıtların maliyet karşılaştırma tablosuna göre (198 sayılı ekim ayı tablosu), yerli linyitin 1000 Kcal fiyatı bugün bile doğalgazdan, %50 daha pahalı. Anlaşmadan sonra daha da ucuzlayacak doğalgaz fiyatları ile, Hükümetin linyit üretimine yeni teşvikler getirmesi gerekecektir ve bu da T.C. Hazinesine dayanılmaz yükler getirecektir. Esasen bugün yapılan desteklerle yaratılan yerli kömür piyasası, özelleştirme sürecine ve serbest enerji piyasası gelişmesine çok ters düşen, devletçi bir politikadır. Hükümetimizin bu gibi teşvikleri düzeltecek yeni politikalar geliştirmesi elzemdir. İlginizi çekebilir... Çukurova'da 1,1 Milyon Aboneyle Hava Kalitesine Güçlü KatkıAdana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan 9 bin 697 kilometre şebekesiyle 49 ilçe ve beldede hizmet veren Aksa Çukurova Doğalgaz'ın abone... Euroshop 2026'da Yüzde 20 Enerji Tasarrufu Sağlayan Akıllı Camlar TanıtıldıYorglass, 22-26 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenen EuroShop 2026 Fuarı'nda ticari soğutucu sektörüne yönelik yüksek performanslı çözümlerini... Dünya Enerji Konseyi Türkiye, Genç Enerji Liderleri (YEL'26) Programı'nın Açılış Buluşmasını GerçekleştirdiDünya Enerji Konseyi Türkiye, enerji sektörünün geleceğinde söz sahibi olacak genç profesyonelleri bir araya getiren Genç Enerji Liderleri (YEL'26... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.