TRUMP'LA ENERJİ DÜNYAMIZI NELER BEKLİYOR?

TRUMP'LA ENERJİ DÜNYAMIZI NELER BEKLİYOR?

28 Kasım 2016 | HABERLER
130. Sayı (Kasım-Aralık 2016)
1.692 kez okundu

Seçim sonrası gelişmelerine bakılırsa, kendi çevresinin, özellikle seçim kampanyasındaki takımının, yönetimde, çekirdek kadroyu oluşturacağı anlaşılıyor. Daha dün arkadaşı, Michael Flynn’ı Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak ataması bu görüşümüzün ilk işaretidir. Bakanların kimler olacağını tahmin etmek bizim için çok da zor olmayacak. ABD’nin 1980 yılı seçimlerini hatırlayalım. Hollywood starı Ronald Reagan, önce Kaliforniya valisi olmuş, sonra da ABD Başkanı seçilmişti. Seçilir seçilmez de, valiyken çok iyi tanıdığı şirketlerin yöneticilerini kabinesine alarak başarıyı yakalamıştır. Trump’ın da aynen böyle yapacağı, çevresindeki güçlü insanlardan, büyük şirketlerin yönetiminde başarılı olanları kendi kabinesine alarak devleti büyük bir şirket gibi yönetme yoluna gidecektir. Kabinesine almayı düşündüğü ve görüşmek için ofisine çağırdığı, yakın çevresindeki isimlere baktığımızda bu kanaatimiz daha da güçlenmektedir.

Yardımcısı olarak seçtiği Michael Pence, kendisi gibi sivri dilli. Kendisini önce hristiyan, sonra muhafazakar ve en son cumhuriyetçi olarak tanımladı. Valilik yaptığı Indiana eyaletinde, vergileri düşürüp istihdamı arttırarak eyalet bütçesini kara geçirmesiyle tanınıyor. CIA Başkanı olarak atadığı Michael Pompeo kongrede istihbarat ve enerji komitelerinde çalışmış,” Amerikan Tüfek

Derneği”nin yaşam boyu onur üyesi, Twitter hesabından, bizim 15 Temmuz darbe girişimini kınayıp, Türk halkını kutlayan bir kongre üyesi. Adalet bakanı olacağına kesin gözüyle bakılan Jeff Sessions, en muhafazakar 5 Cumhuriyetçi arasında sayılıyor. Çevrecilerin ve Obama’nın sağlık programının,

Fethullah Gülen dosyalarının onun önüne geleceği varsayılıyor. Burada, Yassıada savunmalarında, görüşlerine başvurulan Pof. Hüseyin Nail Kubalı’nın güzel bir sözünü hatırladım: “Kurbağa’ya yetki vermişler ve istediğini yap demişler. O da etrafındaki bataklığı genişletmiş.”

Dileyelim ki, Trump da yetkisini, emlak imparatorluğunu genişletmek için değil, Ronald Reagan’ın yaptığı gibi ABD’yi daha büyük bir devlet yapmak için kullanır. Seçim kampanyasının başında Trump’ın belirli bir enerji politikası yoktu. Ekibinin kulağına fısıldadığı veya konuştuğu eyaletlerin müzmin sorunları haline gelmiş ve eyalet halkını bezdirmiş enerji sorunlarını, kürsüde biraz daha sivrilterek, dinleyicileri heyecanlandırmayı başarmıştır. Seçim konuşmaları sürecinde, Reuters ve Washington Post enerji ile ilgili çılgın fikirleri başlıklar şeklinde okuyucuların bilgilerine sunmuştur. İşte onlardan bazıları: “Trump administration is likely to be much friendlier towards oil, gas and coal producers and less receptive to arguments from Green Group. We will end the war on coal and on miners. Thus we will create countless more jobs in the process.” Yani Trump yönetiminin, petrol, gaz ve kömür üreticilerinin sorunlarına daha dostça yaklaşacağını ve Yeşiller’le ilgili tekliflere daha az ilgi göstereceğini anlıyoruz.

Bir başka konuşmasında: “Fracking will lead American energy independence. The really right way is to drill our own oil. Domestic oil&natural gas production could be increased.But Trump hasn’t introduced a specific plan.” Kaya gazı üretimi için hidrolik çatlatma, Amerika’nın enerjide dışarıya bağımsızlığının yolunu teşkil ediyor. ABD’de kaya gazı ve kaya petrolü projelerini teşvik ederek petrol ve doğalgaz üretimlerini arttıracağım.

“Trump is far less concerned about global warming and climate change than the current administration.” Yani Trump, küresel ısınma ve iklim değişikliği konularında şimdiki yönetim kadar kaygı duymamaktadır. “Trump has promised to overturn the Obama Administration’s Clean Power

Plan. Trump has also promissed overturn the Obama Administration war on coal and overturn unnecessary federal regulations on oil, gas and coal production.” Buradan, açıkça Obama yönetiminin kömürle savaş politikalarının ve petrol, kömür ve doğalgaz üretimini sınırlayan yönetmelik ve yasaları tamamen değiştireceği anlaşılıyor. “Trump thinks environmental regulations are killing the local coal industry.” Trump çevre ile ilgili yasal düzenlemelerin, yerli kömür üretim ve sanayini öldüreceğini söylüyor. “Trump thinks wind farms kill more than 1 million birds each year.”

Burada bir bakıma çevreci Trump’ı görüyoruz. Ama sadece doğal varlıkların korunmasını düşünen çevreci. Kuşları yaşatmak için rüzgar santrallerine dur diyebilecek bir çevreci. “Trump also called for a renewal of the keystone XL pipeline project a project that would bring canadian oil into the US. That means,Trump wants to stop importing oil from countries outside of North America.” Yani Trump, Kanada’nın dışında hiçbir ülkeden petrol almak istemiyor. Böyle bir politikanın kendilerini zora sokacağını iyi gören Suudi Arabistan, Trump’a, petrol ithalatını bloke etmeme uyarısında bulundu. Suudi Arabistan Petrol Bakanı Halid El Falih, Başkanlık seçim kampanyaları sırasında, Amerika’nın enerji bağımsızlığını tamamlama sözü veren Trump’ı uyardı. Böyle bir politikanın ABD ekonomisini risde atacağını belirten Falih, serbest ticaret anlaşmasından en çok yararlanan ülkenin ABD olduğuna dikkat çekti.

ABD’nin inşaat ve ticaret hayatının iç dinamiklerini çok iyi bilen bir Başkan geliyor. Emlak ve medya imparatorluklarını yürütürken, işine ve sosyal medyaya duygusal değil akılcı yaklaşımlar içinde olduğu ve olaylara daima kar gözlüğüyle baktığı, zarar eden projeleri kapattığı bir gerçek. Böyle bir başarılı iş adamı, ABD gibi dünyanın en büyük devletinin başına geçince, yabancı topraklarda macera aramak yerine, iç dinamikleri kullanarak, ekonomisini büyüten bir politika izleyeceği kanaatini veriyor. Suriye, Irak ve Afganistan gibi ülkelerdeki varlıklarını bıçak gibi kesmeyeceğini, uygulayacağı akıllı politikalarla bu ülkelerde “taraf” olmak yerine, “destekleyici” olma politikalarını benimseyeceğini düşünüyoruz. Bu suretle, bu ülkelerde devam etmekte olan savaşlarda, kendi seçtiği gruplara silah ve ekipman desteği vererek, hem kendi gücünü bu ülkelerde devam ettirmiş olacak, hem de, seçimlerde kendisine en büyük desteği veren silah tüccarlarına verdiği sözleri yerine getirmiş olacaktır.

Rusya’daki ABD enerji firmalarının oralarda, gelişmesi, genişlemesi ve Rus firmalarıyla ortaklık kurmaları konusunda, Rusya ile Obama dönemine nazaran, daha barışçı, samimi ve uzlaşmacı politikalar izlemesini bekliyoruz. Bu gerçeği çok iyi gören Rus halkı, Trump’ın zaferini

sokaklarda sabahlara kadar eğlenerek kutlamıştır. Trump’ın ABD’si, Obama’nın bir yıl önce yumuşattığı İran yaptırımlarını biraz daha sertleştireceğini düşünüyoruz. Daha bugünden ABD senatosu İran yaptırımlarını 10 yıl daha uzatma kararı verdi.

Obama yönetiminde çok sakin geçen AB-ABD ilişkilerinin (ticaret dahil) aynı yumuşaklıkla başlayacağını ve zamanla aşağıdaki konularda tartışmaların başlayacağını düşünüyoruz. ABD, tarihinde ilk defa, küresel ısınma ve iklim değişikliği önlemleri paketini içeren Paris COP21 İklim değişikliği anlaşmasının altına, 190 devletin yanında imza koymuştur. Fakat ABD, bir yıl sonra düzenlenen Marakesh konvansiyonu sırasında,

AB’ye ve ABD’ye asıl baskının Çin’den geldiğini fark etmiştir. Çin’in planı şudur: İklim değişikliği çerçeve anlaşması imzalanırsa, bu anlaşmada yer alan, sera gazlarının emisyon limitlerinin tutturulması tedbirleri, ABD sanayicilerin maliyetlerini arttıracak ve Çin, ABD ve AB’ye karşı rekabet üstünlüğü sürdürebilecektir. Bu gerçeği çok iyi gören Trump, ABD’nin imzasını geri çekmeyecek ama, emisyonla mücadele tedbirlerini yumuşatacaktır. Bir başka ifadeyle, Trump, Küresel ısınmaya katkısı dolayısıyla saç spreyini kullanmayacak, ama küresel ısınmaya karşı alınacak önlemler hususunda, diğer ülkelerden ne kadar baskı gelirse o kadar vaziyet alacak.

Ayrıca Paris İklim Değişikliği anlaşmasındaki hükümleri Trump ülkesi için tehlikeli buluyor. Çünkü bu anlaşma, yabancı bürokratlara, USD’nin nerede ve ne kadar enerji tükettiğinin kontrolü yetkisini veriyor. Trump, AB’nin enerjide Rusya’ya bağımlılığını kırmak için akla gelen her şeyi yapmaya hazır. Bunun bir yolu da AB’ye ucuz kaya gazı ve petrol satmaktan geçiyor. Daha iki ay önce, kaya gazı yüklü LNG tankerleri, Belçika’da Brugge LNG terminaline ve İskoçya’ya, kaya gazı boşalttı (yaklaşık toplam 0,3 Bcm). Ancak, AB’nin yıllık toplam 600.0 Bcm ihtiyacının yanında bu miktar devede kulak. Bununla beraber, ABD’den gelen kaya gazı rüzgarı bile LNG spot piyasasını %3,5 düşürdü.

ABD’nin Avrupa’ya daha çok kaya gazı gönderme politikası AB’nin hoşuna gittiği kadar ABD’nin de işine geliyor. Bu yolla, AB’nin Rus gazına bağımlılığını kırmaya çalışıyor. Seçimlerde Trump, daha çok kaya gazı için yeşil ışık yaktığına göre, gelecek aylarda, Avrupa’ya daha çok gaz gelecek anlamını taşıyor.

Trump ABD’yi, enerji üretimi yönünden kendine yeterli tutmak istiyor. Bu da, kömürde, gazda ve petrolde daha fazla üretim demektir. Bütün bu enerji kaynaklarında, ABD’nin daha fazla üretim yapacak rezerv ve tesisleri var. Bunu uygulamaya koyar ve özellikle petrol almazsa, dünyada petrolde arz fazlası oluşacak ve petrol fiyatları daha da düşecektir. Suudi Arabistan Petrol Bakanı Halid El Fatih’in sızlanması bu aşırı petrol arzı ile fiyatlarının düşeceği korkusundandır. Ayrıca OPEC’i seçimlerde kasten NOPEC diye telaffuz etmesi daha bugünden OPEC yetkililerini titretmeye başladı. Obama yönetimi, G.W. Bush’un saldırgan politikalarının aksine, tüm dünyada barışçı, daha soğukkanlı, saldırmaktan çok görüşerek çözüm bulma politikaları izlenmişti. Trump, Obama politikalarını ve diplomasisini pasif buluyor.

Buna rağmen, Trump’ın Türkiye için sert politikalar izleyeceğine ihtimal vermiyoruz. Trump’la doğabilecek yeni politikaları diplomatlara bırakarak enerji dünyamızın nasıl etkileneceğine bakalım.

Yukarıda, Trump’ın dünyayı nasıl etkileyebileceği bölümünü tartışırken, petrol fiyatlarının daha da düşebileceğini ön görmüştük. Bu gerçekleşirse, Türkiye buna en çok sevinen ülkelerin başında gelir. Doğalgazda da benzeri bir durum olur. Kaya gazı rüzgarı ile Avrupa’da görünen fiyat düşüşleri daha bugünden doğalgaz fiyatlarını aşağıya çekmiştir. Artık, Gazprom’un %10’luk fiyat indirimi hiçbir tüketiciyi memnun etmemektedir. Çünkü Avrupa’da ve spot piyasadaki gaz fiyatları, bu indirimli fiyatın çok altındadır. Bu durum da, cari açığımızın azalması yönünden sevindiricidir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin İran’la yapacağı gaz alım anlaşmasının uzatılma sürecinde ve İsrail’den getirilmesi planlanan gazın satın alma ve transit anlaşmalarında, elimizi çok güçlendirecektir.

Türkiye’de fiyatı ucuzlayan ve bollaşan gaz, gelecek yıllarda, Amerika’da olduğu gibi, ülkemizde de, kombine çevrim doğalgaz santrallarının yeniden gündeme gelmesini teşvik edecektir. Gaz santrallarının bu yeniden doğuşu ise, kömür santrallerinde, COP21 Paris

İklim Değişikliği anlaşmasıyla köşeye sıkışan yetkililerimize, emisyonlar yönünden rahat nefes alma imkanı sağlayacaktır.

SON SÖZ: Trump’ın seçim konuşmalarına bakarak yorumlayabildiğimiz veya görebildiğimiz olası enerji politikalarını hep birlikte izleyeceğiz. Ancak daha gerçekçi analizimizi, Trump’ın seçeceği isimlere ve onların ilk icraatlarına bakarak daha sağlıklı bir şekilde yapabileceğimizi söyleyebiliriz. Bize ayrılan bu bölümde inşallah, daha gerçekçi politikaları birlikte tartışırız. Trump politikalarının tüm Dünya’ya ve ülkemize, barış, huzur, dostluklar getirmesi dileğiyle…

Dostça ve Hoşça Kalın…


 

İlginizi çekebilir...

IEA Üyesi Ülkeler, Bugüne Kadarki En Büyük Petrol Stoku Salınımını Gerçekleştirecek

Acil durum stokları, her bir üye ülkenin ulusal koşullarına uygun bir zaman dilimi içinde piyasaya sunulacak ve bazı ülkeler tarafından ek acil durum ...
13 Mart 2026

Çukurova'da 1,1 Milyon Aboneyle Hava Kalitesine Güçlü Katkı

Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan 9 bin 697 kilometre şebekesiyle 49 ilçe ve beldede hizmet veren Aksa Çukurova Doğalgaz'ın abone...
5 Mart 2026

Euroshop 2026'da Yüzde 20 Enerji Tasarrufu Sağlayan Akıllı Camlar Tanıtıldı

Yorglass, 22-26 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenen EuroShop 2026 Fuarı'nda ticari soğutucu sektörüne yönelik yüksek performanslı çözümlerini...
27 Şubat 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,793 sn