Biyogaz Tesislerinde, Tehlike Riskleri ve Korunma Önlemleri

Biyogaz Tesislerinde, Tehlike Riskleri ve Korunma Önlemleri

17 Şubat 2026 | KONUK YAZAR
59 kez okundu

Sezer ASLAN
Yangın, Acil Durumlar Eğitim Uzmanı
Yangın Risk Analizi, Danışman, NFPA Member

Amasya'nın Suluova ilçesinde biyogaz tesisinde gazdan zehirlenerek hastaneye kaldırılan 3 işçi hayatını kaybetti. Suluova Besi Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) faaliyet gösteren biyogaz tesisinde 3 işçinin gazdan zehirlendiği ihbarı üzerine bölgeye AFAD, acil sağlık ve itfaiye ekipleri yönlendirildi. Yaşanan olayda hastaneye kaldırılan üç kişi, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu yazımızda Biyogazın tanımı, kullanım alanları, tehlikeleri, insan sağlığına olan zararları ve üretim tesislerinde alınması gereken önlemlerin neler olacağı konularında bilgiler verilecektir.

Peki Biyogaz nedir? Biyogaz en yaygın olarak biyometan olarak da bilinir. Bazen bataklık gazı, kanalizasyon gazı olarak da adlandırılmaktadır. Biyogaz, organik maddenin parçalanması sonucu ortaya çıkan, doğal olarak oluşan ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Biyogaz başta hayvan gübreleri ve bitki artıkları olmak üzere, her türlü organik materyalin havasız koşullarda fermantasyonu sonucu elde edilen, bileşiminde metan ve karbondioksit olan bir gaz karışımıdır. Diğer bir anlamada Biyogaz, organik maddelerin anaerobik sindirimi sonucu üretilen yanıcı bir gazdır Biyogaz yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır.

Çevreye, toprağa, su kaynaklarına ve canlılara zarar vermez. Tam anlamıyla çevreci bir sistemdir. Tarımsal faaliyetler için kaliteli gübre üretimi bakımından oldukça faydalıdır. Türkiye'de toplam 106 adet biyogaz tesisi bulunmaktadır.

Biyogaz yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak kabul edilir ve yakıt olarak kullanılabilir. Biyogaz metan açısından zengin bir yakıttır. Fosil yakıtlardan sağlanan enerji her geçen gün azalmaya devam etmektedir. Bu sebepten dolayı biyogaz enerji kaynağı gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde en çok tercih edilen enerji kaynaklarından birisi de biyogazdır. Organik atıklara ulaşmak son derece kolay ve düşük maliyetli olması sebebiyle biyogaza talep gün geçtikçe artmaktadır.

Biyogaz tesislerinde, özellikle gaz tankları ve sindirim ünitelerinin bulunduğu alanda sürekli olarak patlayıcı bir atmosfer mevcuttur. Bu nedenle, bu tesisler tehlikeli alanlar olarak sınıflandırılmalıdır. Şu anda, patlayıcı atmosferlere yönelik ekipman ve koruma sistemleri konusunda referans noktası ATEX Direktifi 94/9/EC ve ATEX Direktifi 99/92/EC'dir. Biyogaz yanıcı, oldukça zehirli ve potansiyel olarak patlayıcıdır. Biyogazın diğer tehlikeli bileşenleri, düşük konsantrasyonlarda bile öldürücü olabilen boğucu karbon dioksit ve toksik hidrojen sülfürdür.

Biyogazın yoğunluğu karbondioksit içeriğinden, atmosferik basınçtan ve sıcaklıktan etkilenir. Gübre anaerobik olarak sindirildiğinde, üretilen biyogaz öncelikle metan ve karbondioksitten, daha az miktarda ise hidrojen sülfit, amonyak ve diğer gazlardan oluşur. Bu gazların her birinin güvenlik sorunları vardır. Genel olarak biyogaz riskleri arasında patlama, boğulma, hastalık ve hidrojen sülfür zehirlenmesi yer alır.

Biyogaz fosil yakıtları olan petrol ve kömür gibi çevreyi kirletmez. Tamamen çevre dostu bir enerji kaynağıdır. Kullanım amacı ısınma ve ısı elde etmektir. Endüstriyel kullanımda ise farklı atık türlerinin yakılması ve farklı kullanım teknikleri ile sıvı ve katı gazlar üretilmektedir. Üretilen biyokütle yakıtları sayesinde elektrik ve ısı üretimi sağlanır. Biyogazın Kullanım Alanları;

• Isıtma sistemlerinde ısı üretiminde

• Sanayi sistemlerinde ve elektrik üretiminde

• Motorlarda yakıt ve yan ürün olarak

• Kojenerasyon tesislerinde ısı ve enerji üretilmesi için ve

• Seracılıkta ve tarımsal faaliyet alanlarında kullanılmaktadır.

Oksijensiz' bakterilerden veya 'anaerobik sindirimden' üretilen biyogaz veya biyometan, güvenli ve iyi düzenlenmiş ortamlarda üretildiğinde insan sağlığına zarar vermez. Anaerobik sindirim, bataklıklarda ve bataklıklarda milyarlarca yıldır ve ineklerin midesinde binlerce yıldır doğal olarak gerçekleşmektedir. Biyogaz safsızlıkları farklı halk sağlığı sorunlarına (akciğer felci, astım, solunum hastalıkları ve ölümler gibi) ve çevresel etkilere (küresel ısınma, iklim değişikliği ve bunların kuraklık, sel, yetersiz beslenme ve diğer felaketler gibi dolaylı etkileri gibi) neden olabilir.

Peki Amasya’da bulunan Biyogaz üretim tesislerinde ölümler neden gerçekleşti. Biyogazın gazının ana bileşenleri Metan (CHâ‚„):%45-60 Karbondioksit (COâ‚‚):%40-60,Azot (Nâ‚‚): %2-5,Oksijen (Oâ‚‚):%0,1-1,Diğer İz Gazlar: %0,1-1 Metan, çöp gazının yaklaşık %50'sini oluşturur ve milyonlarca evin ısıtılmasında kullanılan doğal gazda da bulunan aynı ana bileşendir. Bu metan içeriği, çöp gazına enerji değeri kazandırır ve onu fosil yakıtlara yenilenebilir bir alternatif haline getirir. Metan toksik değildir ve sınırlı miktarlarda solunduğunda tehlike oluşturmaz; ancak büyük miktarlarda doğal gazın veya metanın havanın yerini almasına izin verilirse oksijen eksikliği boğulmaya neden olabilir.

Metan ayrıca yer seviyesindeki ozona ve solunum sorunlarına, kalp hastalığına, kansere ve felce neden olan veya bunları kötüleştiren küçük parçacıklardan oluşan kirliliğe katkıda bulunarak sağlığımıza da zarar verir. Görülüyor ki tesiste çalışan işçiler maalesef uzun süre metan gazına maruz kalmışlar ve oksijen yetersizliğinden ve beyin hücrelerinin oksijensiz kalmasından dolayı ölümleri gerçekleşmiştir. İnsan vücudu için en iyi bilinen zehirli gazlar arasında karbon monoksit, klor, nitrojen dioksit ve fosgen bulunmaktadır.

Biyogaz tesislerinde, acil durum müdahale planlaması ve eğitimi, personelin acil bir durumda müdahale etmeye hazır olmasını sağlamak için çok önemlidir. Bu nedenle, düzenli güvenlik tatbikatları yapmak ve personele uygun güvenlik prosedürleri konusunda eğitim vermek hayati önem taşır. Bu durumlar, solunum maskeleri ve koruyucu gözlükler gibi kişisel koruyucu ekipmanların yanı sıra uygun havalandırma ve yangın söndürme sistemlerinin kullanımını gerektirebilir ve operatörler potansiyel güvenlik tehlikelerini belirleme ve gerekirse hızlı hareket etme konusunda eğitilmelidir.

Biyogaz tehlikelerinden korunmak için kişisel koruyucu teçhizat olarak tam yüz maskeleriyle göz, işitme ve tam vücut korumasına ihtiyaçları var. Ortam zehirli gazlar içerebileceğinden, tam yüz maskeli temiz hava solunum setleri ve işitme koruması kulak tıkaçları ve kulaklıkları kullanılmalıdır. Acil müdahale teçhizatları olarak yangın söndürücüler, solunum cihazları ve ilk yardım setleri de dahil olmak üzere acil durum ekipmanlarını, tehlike alanının dışında, kolayca erişilebilir yerlere yerleştirilmelidir.

Bu yerler, düşük ışık koşullarında bile görünür kalacak şekilde, yüksek görünümlü işaretlerle açıkça belirtilmeli. Biyogaz tesisleri için metanın yüksek yanıcılığı nedeniyle, yangın ve gaz güvenlik sistemleri yasal uyumluluk ve operasyonel güvenlik açısından hayati önem taşımaktadır. Biyogaz Yangın Söndürme Sisteminin Çalışma Prensibi Bir biyogaz yangın söndürme sistemi tipik olarak bir algılama sistemi, bir kontrol sistemi ve bir söndürme sistemi de dahil olmak üzere birkaç temel bileşenden oluşur.

Algılama sistemi, biyogazın depolandığı veya taşındığı alana yerleştirilen sensörlerden oluşur. Bu sensörler biyogaz seviyesini ve herhangi bir sızıntının varlığını izler. Bir sızıntı tespit edildiğinde, kontrol sistemine bir sinyal gönderilir ve bu da söndürme sistemini hemen devreye sokar. Biyogaz Yangın Söndürme Sisteminin birçok faydası vardır. Başlıca faydalarından biri, biyogaz yangınlarını hızla tespit edip söndürebilmeleri ve böylece can ve mal kaybı riskini azaltmalarıdır.

Ayrıca, bazı söndürme sistemleri, yerleşim alanları veya endüstriyel tesisler gibi insanların bulunduğu alanlarda güvenle kullanılabilir. Biyogaz yangın söndürme sistemlerinin kurulumu ve bakımı da nispeten kolaydır, bu da onları küçük ölçekli biyogaz tesisleri için erişilebilir kılar. Sonuç olarak, biyogaz yangın söndürme sistemleri, insanları ve mülkleri biyogazın potansiyel tehlikelerinden korumak için kritik öneme sahiptir.Yangınla mücadelede; Uygun kişisel koruyucu ekipman ve gaz dedektörü (CH4, CO2, H2S, vb.) kullanmalı, kullanıma hazır bulundurulmalı, dikkat edilmelidir. Sahaya yaklaşırken rüzgar yönü, güvenli mesafe korunmalı, ateşleme kıvılcımlarının oluşması önlenmeli (örneğin elektrik anahtarları!) ve sahadaki yetkiliye danışılmalıdır.

Sonuç Olarak : Biyogaz üretimiyle ilgili ciddi sağlık riskleri göz önüne alındığında, biyogaz üretimi yapan şirketlerin ve bu alanda çalışan çalışanların güvenlik ve sağlık önlemlerine öncelik vermesi çok önemlidir. Zararlı gazlara maruz kalmayı önemli ölçüde azaltabilecek çeşitli stratejiler şunlardır:

Doğru Havalandırma: Biyogaz üretim ve depolama alanlarının iyi havalandırıldığından emin olunmalı. Bu, metan ve hidrojen sülfür gibi zararlı gazların kapalı alanlarda birikmesini önler.

İzleme ve Tespit: Metan, hidrojen sülfit ve diğer gazların seviyelerini izlemek için biyogaz tesislerine gaz dedektörleri ve alarmlar kurulmalı. Bu cihazlar, çalışanları zararlı seviyelere ulaşmadan önce tehlikeli gaz konsantrasyonlarına karşı uyarabilir.

Kişisel Koruyucu Ekipman (KKD): Çalışanlar, özellikle zehirli gaza maruz kalmanın muhtemel olduğu alanlarda, solunum cihazları veya solunum aparatları da dahil olmak üzere KKD giymelidir.

Düzenli Eğitim ve Acil Durum Protokolleri: Tüm çalışanlara gaz sızıntılarının tespiti, uygun tahliye prosedürleri ve acil durum ekipmanının kullanımı konusunda düzenli eğitim verilmesi şarttır.

Gaz sızıntısı durumunda herkesin ne yapacağını bilmesini sağlamak hayat kurtarabilir. Düzenli bakım ve yanıcı malzemeleri güvenli bir mesafede tutmak, tehlikeleri önlemenin anahtarıdır.


 

İlginizi çekebilir...

Yeşil Enerji ve Çevre Dostu Üretim Teknolojileri

Dünya genelinde yaşanan hızlı nüfus artışı, sanayileşme ve şehirleşme süreci, enerji talebinde büyük bir artışa neden olmuştur....
25 Temmuz 2025

Enerji Sektöründe CE Belgesi Kullanımı: CE Etiketi Ürününüze Ne Katar?

Avrupa pazarına açılmak isteyen enerji teknolojileri üreticileri için CE işareti artık yalnızca bir formalite değil, teknik uygunluk, ürün güvenliği v...
23 Temmuz 2025

Homo-Sapiens'ten Robo-Sapiens'e Enerji Devrimi

İlk insanoğlu dogmatik içgüdüleri ile ateşi kullanmaya başladığında enerjinin dönüşüm ve korunum yasalarının da temellerini bir nevi atmış bulunmaktad...
14 Aralık 2023

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,547 sn