
HESİAD tarafından geçtiğimiz ay Ankara’da düzenlenen ‘Hidroelektrik ile Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı’nın sonuç raporu yayınlandı. Raporun yönetici özetinin sonunda; ‘çalıştay çıktılarının, hidroelektrik enerjinin Türkiye için yalnızca bir üretim kaynağı değil, enerji arz güvenliği, iklim uyumu ve enerji dönüşümünün omurgası olduğunu açıkça ortaya koyduğu; ayrıca hidroelektrik sektörünün korunması, hibrit ve pompaj depolamalı çözümlerle güçlendirilmesi ve yerli teknolojiyle desteklenmesinin, ulusal enerji politikalarının stratejik önceliği olması gerektiği” mesajına yer verildi.
Son birkaç yıldır yaşanan ağır kuraklık koşullarından olumsuz etkilenen ve bu koşullarla mücadelede HES’lerin oynayabileceği kayda değer rolü ortaya koymayı amaçlayan hidroelektrik sektörü, 2025 yılında çevresel, fiziksel ve finansal sürdürülebilirlik konusundaki çabalarını yoğunlaştırmıştı. Bu amaçla 3 Aralık 2025’te Ankara DSİ Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen ‘HESİAD Hidroelektrik ile Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı’ da bu konuları kapsayan oturumlara ev sahipliği yapmıştı.
Çalıştay çerçevesinde açılış konuşmaları, 4 ana oturum ve yan salonlarda yapılan toplam 14 sunumda, su güvenliği, havza ve su yönetimi, kuraklıkla mücadele, HES’lerin kuraklık yönetiminde oynayabileceği yapıcı roller ve sektörün dirençliliğinin artırılmasının yanı sıra birçok başlık ele alınmıştı. Çalıştayın sonuç raporu ise kısa bir süre önce tamamlanarak yayınlandı. Çalıştaya dair yönetici özetinde aşağıdaki hususlar vurgulandı:
HİDROELEKTRİKLE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK ÇALIŞTAY RAPOR ÇIKTILARI
(SONUÇ, POLİTİKA VE EYLEM ODAKLI YÖNETİCİ ÖZETİ)
1. ÇALIŞTAYIN TEMEL MESAJI
Hidroelektrik enerji; Türkiye’nin enerji arz güvenliği, şebeke esnekliği, iklim uyumu ve enerji dönüşüm hedeflerinin merkezi bileşenidir. Kuraklık artık geçici bir risk değil, yapısal bir planlama konusudur. Artan GES/RES kapasitesi, hidroelektrik, hibrit sistemler ve pompaj HES’leri zorunlu kılmaktadır.
2. STRATEJİK TESPİTLER
2.1 Enerji Arz Güvenliği
• Hidroelektrik; baz yük, pik yük ve dengeleme fonksiyonlarını birlikte sağlayan tek yenilenebilir kaynaktır.
• GES/RES üretimindeki hızlı artış, sistemde esneklik ve depolama ihtiyacını kritik seviyeye taşımıştır.
2.2 Kuraklık ve Su Yönetimi
• Kuraklık, hidroelektrik üretimini ve tesislerin finansal sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir.
• Mevcut su kullanım hakkı düzenlemeleri, hidrolojik riskleri büyük ölçüde yatırımcıya yüklemektedir.
2.3 Hibrit Sistemler (HES + GES/RES)
• Hibrit sistemler, mevcut şebeke altyapısını kullanarak en hızlı ve düşük maliyetli kapasite artışı sağlamaktadır.
• HES+GES hibritleri teknik olarak uyumlu, ekonomik olarak etkindir.
2.4 Pompaj Depolamalı HES’ler
• Uzun süreli ve büyük ölçekli depolama için en olgun ve güvenilir teknoloji pompaj depolamalı HES’lerdir.
• Batarya depolama ile tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. (Sistemin depolama ihtiyacı noktasında kimyasal bataryalara bir alternatif değildir. Hidroelektrik santraller hızlı devreye girme kabiliyeti, geniş yük aralığı ve senkron makine karakteriyle şebekenin esneklik omurgası haline geliyor. Hidroelektriğin değer tanımı böylece yıllık GWh üretiminden, zamanlama ve tepki metriklerine doğru kayıyor. Stratejik değer, toplam enerjiden çok operasyonel çeviklikte; rampa hızı, yük bandı, response time ve kısmi yük kararlılığında ortaya çıkıyor.)
2.5 Yerlileştirme ve Rehabilitasyon
• Türkiye’de uzun yıllara dayanan tecrübe ve yatırımları ile yerli türbin tasarımı ve rehabilitasyon kapasitesi oluşmuştur; ancak sürdürülebilir ve ölçeklenebilir hale getirilmesi gerekmektedir.
• Büyük HES’lerde rehabilitasyon, arz güvenliği açısından stratejik yatırım niteliğindedir. Akıllı rehabilitasyon, kaskat işletme ve kamu–özel iş birliği, hidroelektriği düşük hidroloji çağında yeniden stratejik bir sistem varlığına dönüştürmek durumundadır.; enerji miktarını, sistem güvenilirliğini ve yan hizmet gelirlerini birlikte artıracak HES’lerin sistem içerisinden tekrar kurgulanmasına ihtiyaç var.
3. POLİTİKA ÇIKTILARI
3.1 Kuraklık Politikaları
• Kuraklığın mücbir sebep/afet kapsamında ele alınması
• Kurak dönemlerde HES’ler için geçici mali ve piyasa destek mekanizmaları
3.2 Piyasa ve Tarife Düzenlemeleri
• Bahar dönemine özgü̈ HES üretimi için dönemsel fiyatlama mekanizmaları
• Sistem kullanım bedellerinin üretimle ilişkilendirilmesi
3.3 Hibrit ve Depolama Mevzuatı
• HES hibrit projelerine pozitif ayrımcılık
• Yüzer GES ve hibrit yönetmeliklerinin hızla tamamlanması
• Pompaj depolamalı HES’ler için özel lisanslama ve gelir modeli
3.4 Yerlileştirme ve Sanayi Politikası
• Yerli tasarım ve üretimi teşvik eden uzun vadeli kamu alım ve destek modelleri
• Ulusal hidroelektrik teknik veri ve standart altyapısının oluşturulması
4. EYLEM MADDELERİ
Kısa Vadeli (0-12 Ay)
• Hibrit ve yüzer GES mevzuatının yürürlüğe alınması
• Pompaj depolamalı HES’ler için özel çalışma grubu (ETKB–DSİ–EPDK–TEİAŞ- EPİAŞ)
• Kuraklık nedeniyle zorlanan HES’ler için geçici mali düzenlemeler
Orta Vadeli (1-3 Yıl)
• Öncelikli pompaj depolamalı HES projelerinin lisanslanması
• Büyük HES’lerde rehabilitasyon programlarının hızlandırılması
• Yerli türbin ve ekipmanlarda tasarım ve seri üretim altyapısının oluşturulması
Uzun Vadeli (3-10 Yıl)
• Ulusal pompaj depolamalı HES portföyünün hayata geçirilmesi
• Hidroelektrikte dijitalleşme ve yapay zekaÌ‚ tabanlı işletme optimizasyonu
• Türkiye’nin hidroelektrik teknolojilerinde bölgesel merkez haline gelmesi
GENEL SONUÇ:
Çalıştay çıktıları; hidroelektrik enerjinin Türkiye için yalnızca bir üretim kaynağı değil, enerji arz güvenliği, iklim uyumu ve enerji dönüşümünün omurgası olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Hidroelektrik sektörünün korunması, hibrit ve pompaj depolamalı çözümlerle güçlendirilmesi ve yerli teknolojiyle desteklenmesi, ulusal enerji politikalarının stratejik önceliği olmalıdır.