E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Küresel Isınmayla Mücadelede Çevre Dostu Soğutma

Küresel Isınmayla Mücadelede Çevre Dostu Soğutma

19 Temmuz 2019 Cuma | KONUK YAZAR
151. Sayı (Temmuz-Ağustos 2019)
110 kez okundu

Ülkemizde İklim değişikliği ile mücadelede soğutucu akışkanlarla ilgili uluslararası bir proje uygulamaya geçiyor. Bilindiği üzere tarlada üretilip evlerimize kadar gelen tüm gıda ürünlerinin soğuk odalarda, soğuk depolarda muhafaza edilerek güvenli bir şekilde korunmasındaki ilk amaç, gıda ürünlerindeki bakteri üreme hızının düşürülmesi ve gıdanın içindeki zararlı toksin maddelerin belli bir oranın altında tutulmasıdır. Ancak bu işlemler sayesinde sadece bakteri üreme hızı sınırlanabilirken ne yazık ki tam bir koruma da sağlanamamaktadır. Gıda ürünlerinin güvenlik koşullarına uygun olarak soğutulup saklanmasının insan sağlığına etkisi çok önemli olduğundan, bu soğuk zincirin tüm aşamalarını tamamlayacak güvenli bir gıda zincirinin kurulması da önemlidir.

Ancak bu zinciri oluşturan her aşama mutlaka doğaya ve çevreye dost olmalıdır. Bu zincirin ana elemanı olan soğutma sistemlerinin büyük bir çoğunluğu ise buhar sıkıştırmalı mekanik soğutma çevrimleri dediğimiz sistemlerdir. Bu sistemlerde de soğutucu akışkanlar kullanılır ki bunların çoğunluğu çevreye zararlı olduğu belirlenmiş olan freon gazlardan oluşur.
Günümüze kadar kullanılan bu soğutucu akışkanların küresel ısınmaya olumsuz etkisi ve ozon tabakasına zararının olduğu öğrenildikten sonra, öncelikle kullanımlarına çeşitli kısıtlamalar ve yasaklamalar getirildi. Dolayısıyla bunların yerine geçecek, çevreye zararı olmayan başka soğutucu akışkanların bulunması ve kullanımının desteklenmesi çok önemli bir konu olarak gündemdeki yerini aldı. Çok sayıda ve farklı çeşitlerde yeni soğutucu akışkan geliştirildiyse de var olan tesislerdeki soğutucu akışkanların yerine yeterli miktarda kullanımı bir türlü olası olamadı.

İşte tam da bu aşamada, ülkemizde küresel ısınmayla mücadelede düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip soğutucu akışkanların desteklenmesi ve uygulanmasının gerçekleştirilmesi için pilot etkinlikler ve uygulamaların yapılacağı bir proje gerçekleştirildi ve hayata geçirilmesi için de ilk adımlar atıldı. Bu proje, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü - UNIDO’nun gündeme getirdiği bir farkındalık projesi… Ülkemizde Soğutma Sanayi İş Adamları Derneği - SOSİAD aracılığıyla uygulanacak olan bu projeyle, İstanbul, Ankara ve İzmir'deki toplam 5 tesisin soğutma sistemlerindekullanılmakta olan, küresel ısınmaya yol açma potansiyeli yüksek, mevcut freon gazlı soğutucu akışkanların yerine, küresel ısınmaya etkisi olmayan, soğutucu akışkanların değişimi yapılacak. Bu değişim yapıldıktan sonra da her 15 günde bir, soğutma sisteminin ölçümleri yapılarak tesiste yarattığı enerji verimliliğinin hangi düzeyde gerçekleştiği belirlenecek. Böylece kullanılmış olan yeni soğutucu akışkanların eskisine kıyasla ne kadar verimli ve tasarruflu olup olmadıkları ortaya çıkarılacak. Sonuçlar olumluysa, o tesisin yeni sistemlere dönüşümü gerçekleştirilecek.

Bu da o tesisin işletme maliyetini düşürürken aynı zamanda gelişmiş gıda koruma sistemlerinin de kullanımı sağlanmış olacak. Sonuçta hem en verimli ve en iyi koruma sağlanacak hem de çevre ve insanlık için sürdürülebilir bir uygulama hayata geçirilmiş olacak. Ancak tüm bu karşılaştırmaların sağlıklı olarak yapılabilmesi, yani dönüşüm sonucunda ortaya çıkan değerlerin doğruluğunun kontrolü için, bulunan sonuçların kıyaslandığı referans değerlerinin ve ideal sistemin ne olduğunun tam olarak bilinmesi, tesislerde hangi ekipmanın kullanılacağı ve bu ekipmanın kimler tarafından kurulacağı hatta o yöredeki meteorolojik değerlerin ne olduğu gibi çok farklı kriterin de belirlenmiş olması gerekli. Belki de her şeyden önce soğuk oda standartlarının belirlenmesinin ve tanımlanmasının yanı sıra daha işin başında yeni bir ideal tesis kurup, var olan tesis ile karşılaştırmak, sonra da yapılan değişimin sonuçlarını daha doğru bir şekilde kıyaslamak öncelikli ve gerekli olabilir.

Yılsonuna kadar bitirilmesi hedeflenen bu projeyi, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da yakından izlemesi, ortaya çıkacak sonuçlara göre etkilerinin önemli olacağı düşüncesiyle T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da ülkemizdeki uygulamalar açısından konuyu önemsemesi gerektiği düşüncesindeyiz. Bu projenin gerçekte şimdiye kadar kullanılmış olan çevreye zararlı soğutucu akışkanlara uygun seçeneklerin başarılı bir şekilde kullanılması konusundaki çalışmalara destek olmak amacıyla oluşturulmuş
çok yararlı bir girişim olduğu da söylenebilir.


 


İlginizi çekebilir...

Yeni Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin Enerji Sektörüne Getirdikleri

Geçtiğimiz Mayıs ve Haziran ayları yenilenebilir enerji sektörü için birçok değişiklik/yenilik getirdi....
19 Temmuz 2019 Cuma

Çatı Alanlarının Üçte Biri Güneş Enerjisi Kurulumuna Uygun

Enerji tüketicilerinin aynı zamanda enerji yatırımcısı olmasının önünü açan aylık mahsuplaşma yönetmeliğini de içeren 'Elektrik Piyasasında Lisans...
19 Temmuz 2019 Cuma

"Güneş Enerjisinde Elde Ettiğimiz Başarıyı Destekleyen Her Adım Çok Önemli"

Güneş enerjisinde kısa sürede elde ettiğimiz büyük başarıyı sürdürülebilir hale getirmeliyiz....
19 Temmuz 2019 Cuma

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.