E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay: "Büyük Bir Potansiyele Sahibiz"

Schmid Pekintaş Enerji CEO'su Özhan Olcay: "Büyük Bir Potansiyele Sahibiz"

19 Temmuz 2019 Cuma | SÖYLEŞİ
151. Sayı (Temmuz-Ağustos 2019)
332 kez okundu

Schmid Pekintaş Enerji CEO’su Özhan Olcay, Türkiye’de çatıların güneş enerjisi üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan yeni mahsuplaşma düzenlemesinin de sektör için çok önemli olduğunun altını çizen Olcay, “Bu düzenlemeyle birlikte yatırımcıların elektrik kullanım bedelleri düşecek ve yatırımların geri dönüş süreleri daha verimli ve cazip bir hale gelecek” diyor...

Mayıs ayında yayınlanan aylık mahsuplaşma düzenlemesi konusundaki görüşleriniz nelerdir?

Ülke olarak petrol ya da doğalgaz kaynağımız bulunmuyor; fakat buna karşın yüksek seviyede güneş enerjisi potansiyeline sahip bir ülkeyiz. Ayrıca bu potansiyelin kullanılmasına engel olan, özellikle Arap ülkelerindeki gibi yüksek toz miktarı da ülkemiz için söz konusu değil... Güneş enerjisi pazarı 2013 yılından itibaren ülkemizde yaygınlaşmaya başladı ve 2017 yılında giderek büyüdü. Şu an 5.5 GW kurulu güç seviyesine ulaştı. Bu kapasiteyle birlikte ülkemizde ciddi oranda güneş enerjisi üretiminin gerçekleşmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkemizdeki güneş enerjisi potansiyeli ile kurulu güç oranı kıyaslandığında ise kullanımın yeterli seviyede olmadığı görülebilir. Almanya’nın en güneşli noktası, Türkiye’deki en güneşsiz nokta ile neredeyse aynı seviyede olmasına karşın, Almanya’da şu an da 50 GW’lık bir kapasite mevcut. Normal koşullarda bu durumun tersi olması, yani Türkiye’nin kurulu gücünün, Almanya’nın kurulu gücünden çok daha fazla olması gerekiyor. Şu an çatılarımız güneş enerjisi sistemleri için büyük bir potansiyele sahip; çünkü saha kurumları konusunda oldukça iyi bir mesafe kaydetmiş durumdayız. Önümüzdeki süreçte ülkemizde gizli potansiyel diyebileceğimiz “endüstriyel çatılara” yöneleceğiz. Geçtiğimiz ay yayınlanan lisansız enerji yönetmeliğinde yer alan aylık mahsuplaşma düzenlemesi, sektör için önem taşıyan bir konu. Mahsuplaşma, öz tüketim ihtiyacına yönelik çatılarda kurulan güneş enerji sistemlerinden elde edilen elektriğin, ihtiyaçtan fazla üretilmesi durumunda ulusal enerji şebekesine verilmesini, ihtiyaç duyduğunda da şebekeden elektriğinin alınmasını kapsıyor. Bu düzenlemeyle birlikte yatırımcıların elektrik kullanım bedelleri düşecek ve yatırımların geri dönüşüm süreleri daha verimli ve cazip bir hale gelecek.

Düzenleme yatırımlara ne şekilde yansıyacak?

Yatırımcıların bu konuya ilgisi net bir artış gösteriyor. Yapmış olduğumuz çalışmaları, hazırlamış olduğumuz projeleri, vermiş olduğumuz teklifleri geçmiş dönemle kıyasladığımızda dikkate değer bir yükselişin olduğunu ve bu yükselişin daha da artacağını söyleyebiliriz. Bu yatırımlar mevcut durumda sanayi çatıları için gündemde olan bir konu. Geri dönüş süreleri konutlar için daha uzun zaman dilimlerini kapsıyor ve tekil olmayan, apartman tarzındaki konutlarda insanların bir araya gelip, ortak bir fikirde buluşup, bu adımı atmaları için biraz daha zamana ihtiyaç olduğu düşüncesindeyiz. Sanayi yapılarında, depolama tesislerinde, hava alanlarında, lojistik santrallerde çok ciddi talep olduğunu ve bu talebin de artarak devam edeceğini tahmin ediyoruz.

Ülkemizdeki ekonomik konjonktür düşünüldüğünde güneş enerjisi sistemleri yatırımı zorluklar içeriyor. Bu konuyla ilgili finans kuruluşlarıyla gerçekleştirmiş olduğunuz çalışmalar bulunuyor mu?

Türkiye piyasasında çok ciddi seviyede nakit sıkıntısı yaşanıyor. Şirketler bu konuya büyük özen gösteriyorlar ve işletme sermayelerini zayıflatmamak adına, projeler için gerekli olan finansmanı tek seferde sağlamak yerine belirli bir süreye yaymayı tercih ediyorlar. Bu durumda dış finansmanın devreye girmesi gerekiyor. Türkiye’deki birçok finans kurumuyla
anlaşmalarımızı gerçekleştirdik. Bu kuruluşların teknik ekiplerince yapılan denetimler sonrasında, ürünlerin yerinde ve eksiksiz bir şekilde üretildiğini belirten ve bu ürünlerin alınması durumunda projenin daha kolay bir şekilde finanse edilmesini sağlayan “Beyaz Liste” diye tabir ettiğimiz kategoride yer alıyoruz. Böylece kredilerde ön yeterliliği geçme mekanizmasını oluşturmuş olduk. Dolayısıyla yatırımcılar bir kredi mekanizmasını işletmek istedikleri takdirde hem yenilenebilir enerjiye olan olumlu yaklaşımlar nedeniyle Türkiye’den
ve Avrupa’dan bu yönde çok ciddi fonların hazır durumda olması, hem de bu konuda ürün kalitemiz ve verdiğimiz bütünleşik hizmetin kabul edilebilir ve tercih edilebilir bir seviyede olması nedeniyle cazip imkanlara sahip olacaklar.

Yazının devamını okumak için tıklayın


 


İlginizi çekebilir...

"Atıksu Atık Değil Önemli Bir Kaynaktır"

Türkiye'de yılda 5 milyar ton atıksuyun deşarj edildiğini ve bu miktarın 3 Sapanca Gölü'ne eşit seviyede olduğunu ifade eden Artemis Arıtım Ku...
26 Eylül 2019 Perşembe

"Güneş Yatırımları için Uygun Finansman Koşulları Oluşturulmalı"

Lisanssız Elektrik Yönetmeliği'nde yapılan değişlikler sonrasında elektrik üretimi konusunda yeni bir sayfanın açılmış olduğunu söyleyen GENSED Ge...
19 Temmuz 2019 Cuma

"Arıtma Tesislerinde Dijital Devrim Yaşanacak"

Endüstriyel arıtma tesislerde dijitalleşme ve Endüstri 4.0 konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Artemis Arıtım Kurucu Ortağı Yüksek Çevre Mühen...
23 Mayıs 2019 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.