Finlandiyalı Wärtsilä Türkiye’de Yatırımlarına Devam Ediyor

Finlandiyalı Wärtsilä Türkiye’de Yatırımlarına Devam Ediyor

19 Temmuz 2011 | HABERLER
86. Sayı (MAYIS - HAZİRAN 2011)
4.385 kez okundu

Kısaca şirketinizi tanıtarak faaliyet alanlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?Finlandiyalı Wärtsilä Türkiye’de Yatırımlarına Devam Ediyor

Wärtsilä Enpa Dış Tic.A.Ş., 1999 Aralık ayında, Wärtsilä Corporation ve 1991 yılından beri Türkiye’de Wärtsilä’nın temsilciliğini yürüten Enpa Dış.Tic. A.Ş. ortaklığı ile kurulmuştur.
 
Kurulduğu yıldan bu yana Wärtsilä Enpa, güç san- tralleri ve gemi makineleri sektöründe satış ve satış sonrası servis hizmetleriyle sektör lideri konumuna gelmiştir. Wärtsilä Enpa, Türkiye’de, Tuzla / İstanbul ve Aliağa / İzmir’de bulunan ofis ve atölyeleri ve 130 profesyonel çalışanıyla, tüm Wärtsilä ürünlerinin satış ve servis hizmeti konusunda tek yetkili firmasıdır.
 
Wärtsilä ürün yelpazesi içerisindeki ürünlerin hızlı ve verimli servis hizmetlerini, merkez ofis İstanbul Tuzla Tersaneler Bölgesi ve İzmir Aliağa Organize Sanayi Bölgesindeki atölyeleri ile sağlamaktadır.
 
Wärtsilä Enpa 2008’de açılan İzmir Aliağa’daki Servis Atölyesi ile Türkiye’nin batısında hızla çoğalan enerji santrallerine servis hizmeti sağlamanın yanı sıra, sahil boyunca sıralanmış limanlara uğrayan bir çok gemiye de servis hizmeti vermektedir. 
 
Son dönemde yaptığınız yeni projeler hakkında bilgi verebilir misiniz? Kısa vadede yapmayı planladığınız yeni projeler ve yatırımlar olacak mı?
Wärtsilä, Birleşik Isı ve Güç Santralleri pazarında lider tedarikçidir. Sabit yük, şebeke dengesi ve pik yükte güç üretimi sistemleri, endüstri için elektrik üretimi ve aynı zamanda petrol ve gaz sektörlerinde güç ihtiyacına yönelik çözümler sunar. 
Wärtsilä Güç Santrali çözümleri, sıvı yakıtlar, gaz yakıtlar ve yenilebilir yakıtlarla çalışabilen makinelere dayanmaktadır. Ürün arasında birden fazla yakıtla çalışabilme esnekliğine sahip makineler bulunmakta olup, bu tip makinelerin yakıt türleri arasında dönüşüm yapma olanağı da bulunmaktadır. Türkiye’de 2011 yılı itibariyle  Güç Santralleri Satışı toplam 320 makineyle 3000 MW gücü aşmıştır. 
 
Yeni yatırım olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kurulmakta olan enerji santrallerine daha verimli hizmet verebilmek amacıyla üçüncü atölyesini Gaziantep’te açmayı planlamaktadır.
 
Türkiye enerji pazarında aktif olan Finli bir firma olarak, Türk enerji pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Geniş kapsamlı olan bu sorunun yanıtını okuyucu tatmin edebilecek şekilde verebilmek zor. Birkaç yönüyle ele almak lazım:
 
a- Yatırımcı perspektifiyle bakarsak; konuyu bilen bilmeyen herkes enerji yatırımına giriyor. Eskiden kojenerasyon avantajını iyi algılayan tekstil, kimya, kağıt sektörü ve OSB’leri yatırım yapmışken; şimdi halıcısı, kürkçüsü, mobilyacısı, inşaatçısı vs. PMUM sağladığı tarifelerin getirilerine bakarak enerji yatırımına giriyor. Böyle bir durumda genelde kojenerasyon ihmal edilmiş oluyor.
 
Bu durum böyle devam ederse, arz fazlalığı oluşacak ve kıyasıya bir rekabet ortamı sonucunda birçok yatırımcı zor durumda kalacaktır.
 
b- EPDK yönüyle bakarsak; yapılan birçok müracaatın reel kriterler ile değerlendirilmediğini düşünüyorum. Örneğin İzmir Aliağa Bölgesi hem mevcut enerji yatırımları ile doldu taştı, hem de ÇED bakımından 1. derecede hassas bölge olmasına rağmen, hala lisans verilmekte olan ciddi boyutta projeler var. Bunların “A” kategori ÇED raporları alabilmelerine şaşırıyorum. Aliağa’nın yerleşim bölgesine yakın, deniz kenarında 1000MW kapasiteli kömür santralına lisans veriliyor. Bence bu çok ilginç.
 
c- TEİAŞ gözlüğü ile piyasaya bakarsak; ortalıkta “Yan Hizmetler Yönetmeliği”nin gereğini yerine getiremeyen EÜAŞ’a ya da özel sektöre bağlı birçok enerji santrali var. Bu santraller primer frekans reaktive yük kontrol ve Sekonder frekans vecibelerini yerine getiremiyor ya da kısmen yerine getiriyor. Bu durum şebeke sisteminde frekans kontrolünde ciddi zorluklara sebebiyet veriyor.
 
d- Yapılan yatırımların sisteme ve ülke genelinde sağladığı fayda ya da yarattığı zarar yönüyle bakarsak; bir kere kesinlikle yenilebilir enerji yatırımları ön  plana çıkarılmalıdır. Rüzgar, jeotermal, biyo enerji, solar öncelikli yatırımlar olmalıdır.
 
İkinci olarak PMUM sistemine uygun çalışabilen ülke coğrafyasında dağılmış direkt iletim hattına bağlanan 50-100MW aralığında; atık ısısından da kojenerasyon anlamında istifade edilen küçük doğalgaz santralleri kurulmalıdır.
 
Türkiye’nin elektriksel verimliliği teorik  olarak %55-60 aralığında olduğu iddia edilen 500-1000MW aralığındaki Baz Yük Santrallerine ihtiyacı yoktur. Yeterince Baz Yük Santrali kuruldu. Ayrıca bunlara ilave olarak nükleer santraller kurulacak, dolayısıyla 500-1000MW aralığındaki Doğalgaz Kombine Çevrim ya da ithal kömüre dayalı santral yatırımlarını azaltmak  gerekir düşüncesindeyim. Bu arada çevreye zarar vermeyen hidroelektrik santralleri yatırımlarına da devam etmeli diye düşünüyorum. Özellikle nehir tipi su tribünleri bu anlamda küçük kapasitelerde ülke coğrafyasında değişik bölgelerde yapılabilir ve yapılmaktadır zaten.
 
e- Türkiye enerji sektörüne genel anlamda bakarsak; Türkiye enerji sektörünü dalgalı bir havuza benzetiyorum. 24 saat dilimli cetvel örneğinde olduğu gibi; geçen günlerin, her bir saat diliminde değişik dalga boyu oluşuyor. Dalganın altında kalan stabil suyu baz yüke benzetiyorum.
 
Enerji  tüketim  ve üretim grafiğine bakacak olursak; ciddi farklılığın olduğu dikkatimizi çekecektir. Görünen o ki havuzun stabil olan su bölümüne, daha çok su katma gayretinde sektör. Yani 500MW ve üzeri Baz Yük Santrallerine ciddi bir yönelme var. Gerek doğalgaz, gerekse kömüre dayalı kombine çevrim santralarında 750MW -1000MW gibi kapasitelerde yatırım yapmak değişken saatlerdeki enerji tüketimine fayda sağlamadığı gibi, havuzda salınan bir dalgaya katkısı yoktur. Ayrıca havuzun taşmasına ya da kendilerinin dalgadan etkilenmelerine sebebiyet vereceklerdir.
 
Baz yük kapasite fazlalığı bu tür enerji santralarına ciddi zarar verecektir.Flexibility yani esneklik çok önemlidir. İleride kurulacak olan nükleer santrallerde bu zorluğun artması demektir. Bu nedenle, dalgaların üzerinde sörf yapabilen enerji santralleri kazançlı çıkacaktır diye düşünüyorum.
 
Diğer İskandinav ülkelerine nazaran Finlandiya’nın Türk enerji pazarına olan ilgisi daha yoğun. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Finlandiya’nın Türk enerji piyasasına ilgisi bu alanda diğer İskandinav ülkelerine nazaran daha ilerde olmasından kaynaklanıyor. Aynı zamanda Türkiye pazarına 90’lı yıllarda girmiş olmanın bir avantajı olsa gerek. Öte yandan Wartsila global bir firma. Borsaya açık olup, dünyanın her tarafından hissedarlara sahip. 
 
Sizce Finlandiyalı firmalar, Türk firmaları ile iş ilişkilerini geliştirme konusunda ne gibi avantajlara sahipler, rekabet üstünlükleri nelerdir?
Finlandiya senelerdir Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini desteklemiş bir ülkedir. Bu anlamda Avrupa Birliği’nde ciddi lobi faaliyetleri yürütülmüş ve Türkiye-Finlandiya İş Adamları Derneği, iki ülke arasındaki ticari ilişki açısından hep faal olmuştur.
 
Özellikle Finlandiya’nın Avrupa Birliği’ne başkanlık ettiği dönemde bu ön plana çıkmıştır. Finlandiyalı firmalar kaliteyi hep önde tutmuştur. Ayrıca satış sonrası hizmetlere ağırlık vermektedirler.
 

 

İlginizi çekebilir...

Bayram Trafiğinde Elektrikli Dönüşüm: Eşarj'da Şarjlanma Yüzde 63 Arttı

Ramazan Bayramı boyunca şehirler arası yolculukların yoğunlaşmasıyla birlikte elektrikli araçların şarjlanma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşan...
31 Mart 2026

Türkiye'nin Güneş Kurulu Gücü 12 Yılda 641 Kat Arttı

Türkiye'nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata e...
23 Mart 2026

Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW'a Yükseltti

Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgar Enerji Santrali'nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW'lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW...
23 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,828 sn