Türkiye, Rüzgardan Hidrojen Üretiminde Avantajlı Konumda

Türkiye, Rüzgardan Hidrojen Üretiminde Avantajlı Konumda

16 Temmuz 2021 | HABERLER
2.214 kez okundu

Siemens Gamesa CEO’su Ebru Çiçekliyurt AA muhabirine Türkiye’nin hidrojen enerjisi üretimiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Çiçekliyurt, “Son dönemde enerji sektöründe hidrojenin yenilenebilir enerji kullanılarak geniş ölçekte üretilebileceğinin farkına varıldı. Rüzgar kurulu gücümüz 10 bin megavata ulaşmış durumda. Türkiye’nin özellikle büyüyen rüzgar enerjisi altyapısıyla, hidrojen teknolojilerinin benimsenip hayata geçirilmesinde öncü ülkelerden olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Çiçekliyurt, temiz enerji kaynakları kullanılarak üretilen hidrojenin "yeşil hidrojen" olarak adlandırıldığını belirterek, "Hidrojen karbondan arındırılmış sürdürülebilir bir küresel ekonominin oluşturulması için önemli bir anahtar. Bu noktada Türkiye'nin, özellikle büyüyen rüzgar enerjisi altyapısıyla, hidrojen teknolojilerinin benimsenip hayata geçirilmesinde öncü ülkelerden olabileceğini düşünüyoruz. Hidrojenin bir endüstri ham maddesi ve yakıt olarak kullanımı aslında yeni bir şey değil. Yeni olan, hidrojenin yenilenebilir enerji kullanılarak geniş ölçekte üretilebileceğinin farkına varılmış olması." diye konuştu.

Hidrojenin, çelik ve kimya endüstrileri, deniz taşımacılığı, uzun mesafeli kara yolu taşımacılığı ve havacılık gibi elektrikli hale getirilmesi zor sektörlerin karbondan arındırılmasına yardımcı olmak için büyük bir potansiyel taşıdığına dikkati çeken Çiçekliyurt, şöyle devam etti: "2019 yılında küresel hidrojen talebi 75 milyon ton oldu. Bu da küresel doğal gaz tüketiminin yüzde 6'sına ve kömür tüketiminin de yüzde 2'sine denk geliyor. Bu emisyonlar tek başına bir ülkeden gelseydi, Avrupa'nın en büyük ikinci emisyon kaynağı ve en yüksek emisyona sahip olan Almanya'ya yakın olurdu. Hidrojen talebinin 2050 yılına kadar her yıl yüzde 7 artması bekleniyor ve hidrojen, yenilenebilir enerji kullanılarak üretilmedikçe küresel iklim değişikliğinin önüne geçmek ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak çok zor olacak. Bugün tüm dünyada üretilen hidrojen toplamının yaklaşık yüzde 98'i fosil yakıtlar kullanılarak, yani karbon emisyonuna neden olan doğal gaz ve kömürle üretiliyor. Emisyonlar ancak hidrojen üretmek için yenilenebilir enerji kullanılırsa ortadan kaldırılabilir. İşte tam da burada rüzgar enerjisi için müthiş bir potansiyel görüyoruz."

Çiçekliyurt, hidrojen üretiminde, çevreyi kirleten fosil yakıtlar yerine yenilenebilir kaynakların getirilmesi için bugünkü talep seviyesinde 820 gigavatlık rüzgar üretim kapasitesi gerektiğini ifade ederek, "Bu da şu anda dünya çapındaki kurulu rüzgar gücünün yüzde 26'sı kadar üzerinde. Yapılan pek çok araştırma, 2050 yılına kadar yeşil hidrojene yönelik önemli bir geçişle hidrojen talebinin yaklaşık 500 milyon tona çıkacağını gösteriyor. Beklenen büyüme için 3000 ila 6000 gigavat arasında ilave yenilenebilir kapasite gerekecek olması, rüzgar enerjisi alanındaki muazzam büyüme potansiyelinin altını çiziyor." diye konuştu.

Yeşil hidrojen teknolojilerinin orta ve uzun vadede olgunlaşması sonrasında, Türkiye'de de hızlı bir şekilde adapte edilebileceğini belirten Çiçekliyurt, şunları kaydetti: "Ülkemiz son yıllarda rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarıyla önemli bir ilerleme kaydetti. Rüzgar kurulu gücümüz 10 bin megavata yaklaşmış durumda. Bu yenilenebilir enerji altyapısının hidrojen enerjisi üretimi için kullanılmasıyla Türkiye de hidrojen ekonomisi içinde yerini alacaktır. Burada, mevcut rüzgar sahaları elektroliz teknolojisiyle birleştirilerek hidrojen üretim sahalarına dönüştürülebilir. Üretilen hidrojen depolanarak ulaşım ve sanayi sektörlerindeki kullanıcılara satılabilir. Yüksek rüzgarlı dönemlerde, enerji fazlası hidrojene dönüştürülerek depolanabilir ve taşınabilir. Böylelikle, enerji ihtiyacı olan başka bölgelere iletilebilir veya farklı ülkelere ihraç edilebilir. Süresi dolan tarife garantili rüzgar sahası sahipleri yatırımlarını hidrojen üretim sahalarına çevirebilirler. Bu ve benzeri uygulamalarla yeni iş imkanları da doğacaktır. Aynı zamanda, hidrokarbon bağımlılığı kademeli olarak azaltılacaktır ve enerji güvenliği iyileştirilecektir."

Kaynak AA



 

İlginizi çekebilir...

ASUNIM ve Astronergy Arasında 100 MWp'lik Stratejik İş Birliği

Güneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX Istanbul kapsamında, ASUNIM ile Astronergy arasında toplam 100 MWp kurulu güce...
21 Nisan 2026

OEDAŞ Akıllı Şebeke Yatırımlarıyla Geleceğe Hazırlanıyor

Elektrik dağıtım faaliyetlerinde yüksek verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirliği esas alan OEDAŞ, bu kapsamda akıllı şebeke yatırımları ve bakım...
21 Nisan 2026

BEDAŞ, "BeSTAR" Programı ile Genç Mühendisleri Sektöre Hazırlıyor

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ve sektörde örnek uygulamalar arasında gösterilen BeSTAR Yeni Nesil Mü...
21 Nisan 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,453 sn