E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

TTE Genel Müdürü Ferit Kalfaoğlu,Wind Prospect Türkiye Temsilcisi: “Rüzgar Enerjisi Yatırımları Önceden Detaylı Planlanmazsa Başarılı Olamaz”

TTE Genel Müdürü Ferit Kalfaoğlu,Wind Prospect Türkiye Temsilcisi: “Rüzgar Enerjisi Yatırımları Önceden Detaylı Planlanmazsa Başarılı Olamaz”

8 Mayıs 2012 Salı | SÖYLEŞİ
92. Sayı (MART 2012)
297 kez okundu

Wind Prospect ve TTE’nin kuruluş hikayelerinden bahsederek, hizmet verdiğiniz alanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Wind Prospect 1993 yılında kurulmuş olup; özellikle rüzgar enerjisi proje geliştirilmesi konusunda mühendislik ve müşavirlik hizmeti vermektedir. İngiltere, İrlanda, Fransa, Amerika, Kanada, Avustralya, Polonya ve Türkiye’de ofisleri bulunmaktadır. Bugüne kadar toplamı 35,000 MW’ı aşan projelerde çeşitli çalışmalarda bulunmuş ve uluslararası kabul gören akredite rapor hazırlamaya yetkili bir firmadır. Asıl ve tek işi rüzgar enerjisi olan Wind Prospect, bir rüzgar santralinin hayata geçmesi için gerekli olan mühendislik ve müşavirlik hizmetlerini A`dan Z`ye vermektedir. Özetleyecek olursak bu hizmetler:

? Rüzgar ölçüm direğinin kurulması için gerekli

çalışmaların yapılması,

? Toplanan rüzgar ölçüm verilerinin değerlendirilerek bankalar tarafından kabul gören raporların hazırlanması,

? Rüzgar santrali projeleri için bütün inşaat, elektrik

ve diğer detay projelerin hazırlanması,

? Türbin seçimi ve sözleşme görüşmelerinde müşavirlik hizmeti,

? Proje inşası sırasında kontrolörlük veya proje yönetimi hizmeti,

? Santrallerin devreye alınmasında müşavirlik hizmeti,

? Çalışan santrallerde monitoring – gözetim hizmetini kapsar.

TTE –Teknoloji Ticaret ve Mühendislik ise 2002 yılında beri yenilenebilir enerji projelerinde faaliyette bulunmaktadır. Özellikle yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesinde teknik değerlendirme ve gerekli mühendislik çalışmalarının yapılması konusunda hizmet vermektedir. Türk mühendisler ile birlikte bu tür projelerinin ön ve detaylı mühendislik çalışmalarını yapmaktadır. Aynı zamanda TTE; lisanssız elektrik üretimi ile müşterilerimize rüzgar santrali kurulumu hizmeti vermekteyiz. Bu konuda yaklaşık 3 yıla yakın süredir çalışmakta ve Vergnet türbinlerinin Türkiye temsilcisi olarak proje geliştirme hizmetlerimiz devam etmektedir.

TTE ile birlikte Wind Prospect, rüzgar santrali projelerinin değerlendirilmesinde ortak hareket etmekte ve yurt dışında edinilen deneyimi Türkiye’de kullanmaktayız.

Verdiğiniz hizmetler açısından düşünüldüğünde, sizi diğer firmalardan ayıran farklılıklar nelerdir?

Rüzgar santrallerinin teknik değerlendirmesini yapmak özel ihtisas gerektiren bir konudur. Bu iş alanında faaliyet gösteren firmaların sayısı fazla değildir. Biz Wind Prospect-TTE olarak, iş birlikteliği ile birlikte bir sinerji yaratmaktayız. Gerekli olan ön çalışmaların yapılması TTE mühendisleri tarafından gerçekleştirilmekte ve Wind Prospect mühendislerine her bir proje ile ilgili detaylı bilgi aktarılmaktadır. Biz her bir proje için özel bir çalışma gerçekleştirip İngiltere’deki çalışma arkadaşlarımıza proje ile ilgili detaylı bilgi aktarmaktayız. Ayrıca Türkiye koşullarını çok iyi bilmemizden dolayı projenin doğru geliştirilmesi için gerekli çalışma ve analizlerin yapılmasını sağlamaktayız. Özetle bizim sektörde faaliyet gösteren diğer firmalardan ayıran özelliğimiz, TTE çalışanlarının proje ile detaylı ilgilenmesi ve anında müşterilerimize geri dönebiliyor olmamızdır. Yatırımcıyla bu şekilde interaktif çalışma projelerin doğru geliştirilmesi için çok önemlidir.

Son dönem projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bugüne kadar dünyada toplamı 35,000 MW`i aşan projelerde çalışma yaptık. Türkiye’de ise rüzgar enerjisi sektörünün önünün açılması ile birlikte 2000 MW’a yakın projelerde hizmetlerimiz bulunmaktadır. Vermiş olduğumuz hizmetlerden memnun kalan müşterilerimiz, hem diğer projelerinde hem de projelerinin devamında ihtiyaç duydukları hizmetler için bizimle çalışmayı istemektedirler.

Lisanssız elektrik üretimi ile ilgili olarak da 10 kadar müşterimize proje geliştirme hizmeti vermekteyiz. Konu ile ilgili olarak müracaatlarımızı yapmış olup dağıtım firmalarından onay beklemekteyiz.

Türkiye’de enerji alanında faaliyet gösteren yatırımcıların karşılaştıkları yatırım ve finansman zorlukları sizce nelerdir?

Yatırımcılar projelerini iyi değerlendirmek zorundalar. Onlar için en önemli konulardan bir tanesi gelecekteki elektrik fiyatlarının ne olacağı konusudur. Bir yıllık projeksiyon yaparak bu proje karlı değil demek doğru değildir. Projeyi 20 yıl üzerinde değerlendirmek gereklidir. Projelerini değerlendirirken değişik danışmanlar ile çalışmaları ve değişik yorum almaları çok önemlidir.

En büyük zorluğu, elektrik üretim işini bir bütün olarak göremeyen yatırımcılar yaşamaktadır. RES ve GES yatırımları basit bütçeler ile başlayabileceğiniz ve planlama safhasında bazı maliyetlerden fedakarlık yaparak sürdürebileceğiniz yatırımlar değildir. Başladığınızda planlamanın her safhası için doğru şirket ile anlaşmanız, inşaat safhasına kadar oluşabilecek tüm harcamalardan haberdar olmanız ve en önemlisi işi uzmanları ile yapmanızdır. Sahayı seçmeden önce mülkiyet durumuna, sivil havacılık ve askeri radar etkileşimlerine, sit, arkeolojik sit, doğal sit, vs. gibi kısıtlamalara, trafo merkezinin kapasitesine, maden ruhsatlarına bakmak gibi sayabileceğimiz belki 40-50 aşamanın her birinin detaylı incelenmesi, uygun ölçüm sisteminin kurulması ve her ay düzenli bakımlarla ölçümün izlenerek sahanın potansiyelinin çok zaman kaybetmeden belirlenmesi ve geliştirmeye devam edip etmemek konusunda hızlı kararlar alınarak bir sonraki aşamada yapılacak masrafların boşa gitmemesi sağlanmalıdır.

Eğer tüm bunlar düzenli planlanırsa, aslında yatırıma başlandığında önünüzde teknik ve idari engeller kalmayacaktır. Ancak bunları hatalı yapmanız veya hatalı sürdürmeniz durumunda santral yerleşimleriniz sürekli değişir ve her defasında yeni kurum görüşleri ve lüzumsuz imar plan tadilatları ile uğraşmak hatta şebeke bağlantı hatlarınızı bile birçok kez revize etmek durumunda kalırsınız.

İşin gerçeği yatırım güçlüğü çektiğini söyleyen yatırımcılar aslında bu yatırımlarını belki de elde olmayan sebepler dolayısıyla veya tecrübesiz danışmanlık firmaları dolayısıyla bu safhaları eksik planlamış, hatta planlayamamış şirketlerdir diyebiliriz.

 

Finansman konusuna gelince, özellikle veri ölçüm sistemi iyi planlanmamış, eksik ölçümü olan ve dataları düzenli olmayan projelerin finansmanının güçleştiği bir döneme giriyoruz. Çünkü bankalar, son birkaç yıldır finanse ettikleri santrallerdeki verimliliklerin beklenenden daha düşük olduğunu gördü ve bunun kaynağının, özellikle ölçüm ve veri değerlendirmedeki eksiklikler olduğunu anladı. Türkiye gibi dağlık ve karmaşık topografyası olan ülkelerde standart olarak nerdeyse her 10 MW için bir ölçüm direği dikilirken ülkemizde 30-40 MW’lık sahalar tek ölçüm direği ile analiz edilmekte bu da nihai enerji raporundaki belirsizlik oranlarını yukarıya çekerek düşük sonuçlara neden olmaktadır. Finansör kuruluş ya borç vermeyi reddetmekte veyahut yüzde 30- 40 oranında öz kaynak konulmasını talep etmektedir.

 

Rüzgar enerjisi başta olmak üzere, Türkiye’yi yenilenebilir enerji alanında dünyanın neresinde görüyorsunuz?

Türkiye son 5 yılda yenilenebilir enerji sektöründe çok ciddi yol kat etti. Son 15 yılda rüzgar enerjisi kurulu gücü sadece 2000 MW civarında. Bizim çok daha hızlı bir şekilde bu sektördeki yatırımları hızlandırmamız gerekli. Müracaatların değerlendirilmesinin 4 yıl sürmesi normal bir değerlendirme süreci değildir. Gelecek 5 yılda rüzgar enerjisi kurulu kapasitesinin 12000 MW olması hedeflenmektedir. Eğer biz kurulu kapasitemizin yüzde 40’ını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayabilirsek, hem ülke ekonomisinde ciddi fayda sağlamış, hem de çevresel yönden ülkemizi korumuş oluruz.

 

Yenilenebilir enerji alanında, sizce Türkiye 2023 hedeflerini yakalayabilir mi? Bu konuda değerlendirmelerinizi paylaşabilir misiniz?

Bugün lisans almış olan projelerin hepsinin hayata geçeceği konusunda şüpheler vardır. Özellikle katkı paylı projelerin finansman bulmasında sıkıntılar yaşanabilir. Bankalar genellikle değerlendirmelerinde Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda garanti edilen fiyatı kabul ediyorlar. Bu da projelerin iç karlılığını ve geri ödeme sürelerini olumsuz etkilemektedir. Bunun yanında da gelişen teknoloji ve türbinlerin verimliliğinin artması ile daha önce finanse edilemez projeler de finanse edilebiliyor duruma geliyor. Dolayısıyla hangi projenin hayata geçip geçmeyeceğini zamanla göreceğiz. Bunda yatırımcının kararlılığı ve kredibilitesinin olması da etken olacaktır. Umuyorum ki eğer 2023 yılı yenilenebilir enerji hedeflerimize sapma olması durumda, yetkililer acilen tedbir alır ve alternatif planlar oluştururlar.

 

Firmanızın hedefleri arasında neler yer alıyor?

Biz yenilenebilir enerjiye inanıyoruz. Şu anda Wind Prospect ile birlikte Türkiye’deki projelerin yüzde 30’a yakın bölümünü değerlendirmekteyiz.

Yatırım güçlüğü çektiğini söyleyen yatırımcılar aslında bu yatırımlarını belki de elde olmayan sebepler dolayısıyla veya tecrübesiz danışmanlık firmaları dolayısıyla bu safhaları eksik planlamış, hatta planlayamamış şirketlerdir diyebiliriz.

Mühendislerimizin edindiği bu deneyim 500 kW altı lisanssız elektrik üretiminde kullanmayı hedeflemekteyiz. 500 kW rüzgar türbini yatırımlarının teknik ve finansal değerlendirmemizi kendimiz yapmaktayız. Ayrıca bu konu ile ilgili olarak gerekli bütün projelerin hazırlanma sürecini de yürütmekteyiz. Karşılaştığımız problemlerde Wind Propspet ile birlikte değerlendiriyor ve uygun çözüm yolunu bulmayı hedefliyoruz. Bizim için bilgi ve deneyim en önemli unsurlardır, bunu da müşterilerimize sunmayı arzuluyoruz.

 

Aynı zamanda TTE, BİAS Mühendislikle ortak Güneşevi firmasını kurdu. Burada hem güneş santrali projesi geliştirmek hem de konutların çatılarına kendi elektrik ihtiyacın karşılayacak sistem kurmayı planlıyoruz.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Umuyorum ki rüzgar santrali projeleri bir an önce hayata geçer. Bu konu ile ilgili yapılacak çok fazla iş var. Yakın zamanda santrallerin daha verimli çalışması için teknik değerlendirmeler yapılacaktır. Ayrıca 500 kW lisanssız elektrik üretimi projelerinin değerlendirme ve yatırım süreçleri hızlandırılmalıdır.

 

Yenilenebilir enerji yatırımlarının yararının, yakın gelecekte Türkiye’nin enerji açığının kapatılmasında ne kadar önemli olduğu daha da iyi anlaşılacaktır.


 


İlginizi çekebilir...

Friterm Enerji Sistemleri Satış Şefi Sinan Aydın: "Friterm Dünyanın Önde Gelen Üreticilerinden Birisi"

Friterm'in özellikle kuru soğutucu üretimi ile ülkemiz sınırlarını aşarak, dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi haline geldiğini ifade eden ...
22 Kasım 2019 Cuma

"Türkiye'de Lider Yenilenebilir Enerji Şirketi Olmayı Hedefliyoruz"

Enerji sektöründeki onuncu yılını kutlayan Borusan EnBW Enerji'nin Genel Müdürü Mehmet Acarla ile firmanın kurulduğu günden bu yana hataya geçirdi...
26 Eylül 2019 Perşembe

"Atıksu Atık Değil Önemli Bir Kaynaktır"

Türkiye'de yılda 5 milyar ton atıksuyun deşarj edildiğini ve bu miktarın 3 Sapanca Gölü'ne eşit seviyede olduğunu ifade eden Artemis Arıtım Ku...
26 Eylül 2019 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.