E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ERALP KAZAN VE ENERJİ TEKNOLOJİLERİ
ALARKO
ERYAP BONUS
VIESSMANN
FRİTERM

"Enerjide Alternatif Çözüm: Bölgesel Isıtma"

"Enerjide Alternatif Çözüm: Bölgesel Isıtma"

24 Ekim 2018 Çarşamba / 14:43 | SÖYLEŞİ
145. Sayı (Ekim 2018)

Bölgesel ısıtma sistemleri üzerine sohbet gerçekleştirdiğimiz Danfoss İş Geliştirme ve İran, Azerbaycan Satış Müdürü Murat Erdoğan ülkemizin bu konuda birçok avantaja sahip olduğunu vurguluyor. Erdoğan, doğalgaz çevrim santrali, çöp yakma santrali, endüstriyel tesisler gibi atık ısı üreten ve jeotermal, ısı pompası, güneş enerjisi gibi sistemlerle desteklenen bölgesel ısıtma sistemlerinin, enerji maliyetlerinin arttığı bu dönemde birincil ısıtma çözümü olarak daha sık karşımıza çıkacağını söyleyerek konu ile ilgili dergimize bilgiler verdi.

Bölgesel ısıtmanın ülkemizde önemi ve yaygınlaşması konusundaki görüşleriniz nelerdir? Bu konuda ne tür çalışmalar yapılıyor?

Ülkemiz konumu itibariyle bazı alanlarda şanslı. Özellikle bölgesel ısıtma ile ülkemizin tanışmasında, jeotermal kaynaklara sahip olmasının etkisinin de olduğunu söyleyebiliriz. Alternatif ısıtma kaynağı arayışı ülkemizin kaderi, çünkü enerjide de dışa bağımlı bir ülkeyiz ve enerjiyi tasarruflu kullanmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin gelirlerinin önemli bir kısmı enerji için dış kaynaklara akıyor. Bu yüzden bunu minimize etmek gerekiyor. Bunun bilincinde olan hükümet de bu konudaki çalışmaları destekleyecek etkinliklerde bulunmaya çalışıyordu. Tabi ki farklı bakanlıkların farklı hamleleri vardı. Artık geçtiğimiz iki sene içerisinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı topyekûn bir hareket başlatmayı hedefledi. İlk başta bunu destekleyebilecek adımları kendisi atmak, bununla ilgili bir yol haritası hazırlamak, kanun tasarısı ile bunu destekleyip, devletin diğer organlarını da hızlandırıp, bölgesel ısıtma ile ülkeyi donatmak ve alternatif ısıtma kaynakları ile bölgesel ısıtmanın kaynağını şekillendirmek istiyordu.

Bana göre bu yolda ciddi adımlar attı. Biz de bu alanda gelecek üretim planlaması yoğun olan bir firma olarak, sektörel ihtiyacın bölgesel ısıtma olduğuna ve bunun dünyayı daha verimli bir alana çevireceğine inandığımızdan bu alana yatırımlar yapıyoruz. Fabrika alanlarımızı bu üretime odaklıyoruz. Ülkemizi bu yöne hazırlamaya çalışıyoruz. Ülkemizi bununla ilgili bir pazar haline getirme hedefimiz var ve bu konuda bakanlıkla da görüştük.

Ülkemizde bölgesel ısıtmaya ihtiyaç var. Bölgesel ısıtma jeotermal kaynakla birlikte kullanılan ve bilinen bir yöntem. Burada edinilmiş tecrübeler ve bir seviyeye gelmiş ekip çok fazla. Bunların başında İzmir, Afyon, Simav ve adını daha saymadığımız birçok jeotermal uygulamada bölgesel ısıtma çalışıyor. Bunlar verimli ve verimsiz uygulamalar adı altında nitelendirilebilir.
Bölgesel ısıtma konusunda bazı Avrupa ülkelerinden, kaynak arayışı ve kaynağın işletme modeli anlamında ülke olarak tecrübemiz çok fazla. Tek sıkıntımız bunu bir merkezden yönetemiyor oluşumuzdu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda yaptığı çalışma bir kültür oturtma çalışması ve biz de bunu destekliyoruz. Bakanlık ekipleri ile yakın bir şekilde çalışıyoruz. Birkaç yıldır Danimarka Enerji Ajansı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yoğun bir ilişki içerisindeydi. Bu ilişkiden edindikleri tecrübe ile 2023 kalkınma planı içerisinde bir aksiyon planı yayınladılar. Bu kitabın içerisinde bölgesel ısıtmaya ithafen; “Eğer yeni bir yerleşim alanı yapılacaksa; TOKİ idaresindeyse bu alan içinde öncelikle bölgesel ısıtma değerlendirilmeli. Bunun da kaynağı olarak yenilenebilir enerji kaynakları fizibilite edilerek değerlendirilmelidir” deniliyor. Bunun için maddi bir kaynak ihtiyacı var ise İller Bankası adres gösteriliyor. Tabi bunlar devletin farklı kurumları. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı olmayan kurumlar. Bu yüzden bir yasa tasarısına ihtiyaç var aslında. Bu yasa tasarısının şekillendirilebilmesi için de bu yılın Haziran ayında, Danimarka Enerji Ajansı ile bir çalışma başlatıldı. Sözleşme imzalandı. Bu kanun tasarısı ne kadar süre içerisinde meclise gelir de kabul edilebilir bilmiyoruz. Ama ben eminim ki bu yıl olmasa da önümüzdeki yıl bu çalışma gerçekleşecek. Biz de bu doğrultuda temellerimizi atıyoruz.

Devletin kurumlarının da hükümetin siyasi kanadının da yönlendirmesi ve devletin yatırım kanallarının bu alandaki şekillendirmeleri başladı. Onlar da bu alanda tecrübe etmek istiyorlar. Bizim gibi bu alanda tecrübesi olan birkaç tane firma ile bir araya gelerek bilgi almaya çalışıyorlar. Bizim ürün portföyümüz çok geniş olduğu için ihtiyacın çoğunu karşılayabilen bir firmayız. Boru ve boru üstü ekipmanlar dışında bina tarafındaki bütün ekipmanları temin edebilir durumdayız. Bu işin hidronik tarafında biz varız. Bu sebeple de yakın ilişki içinde olmamız, tasarım tarafında da birlikte çalışmamız gerekiyor.


Soma’daki bölgesel ısıtma projeniz hakkında biraz bilgi alabilir miyiz? Burada ne tür avantajlar ve zorluklar ortaya çıktı?


Soma bölgesi ısıtma projesi şu an işleyen çok büyük bir proje. Bu proje için Manisa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yaklaşık 5 yıldır birlikte çalışıyoruz. Bunun ilk 3 yılı yatırımlar ile geçti ve hala da yatırımlar devam ediyor. Örnek verecek olursak, şu an nihai tüketicinin kW/saat doğalgaz maliyeti ek giderleri ile birlikte 0,24 TL diyebilirim. Biz Soma bölgesel ısıtma projesinde Manisa Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız çalışmada belediyenin kullanıcılara fatura ettiği birim fiyatın 0,06 TL kW/saat olduğunu gördük. Yani nereden bakarsanız bakın fiyat 1/4’e düşüyor. Bunu daha da verimli bir hale getirmeye çalışıyoruz.

Enerji verimli sistemler dediğiniz zaman aslında olaya iki tarafından bakmak lazım. Birincisi enerjiyi verimli tüketmek lazım ki bunun da çeşitli yolları var. Örneğin; bina enerji tüketiminin azaltılması. İkincisi ise bina performansının artırılması. Bina performansını artırmanız, bina enerji tüketimini düşüreceğiniz anlamına gelmiyor. Kullanıcıların ihtiyaçlarını, konfor sıcaklıklarını da optimize ediyor olmanız gerekiyor veya kullanıcılara konfor sıcaklıklarını kontrol edecek opsiyonlar tanıyor olmamız lazım. Bu ne demek? Bir radyatör sistemi varsa, burada termostatik radyatör vanasının kullanılması gerekliliği anlamına gelir. Döşemeden ısıtma sistemi varsa, burada oda bazında sistemin kontrolünün sağlanması gerekir. Bir binadan söz ediyorsak, cephe izolasyonlarının veya katlar arası ısı yalıtımlarının, hatta oda yerleşimlerinin, buna göre planlanıyor olması gerek. Bunlar bina tarafındaki enerji performansını ve enerji verimliliğini artırmamızı sağlayacak önlemlerdir.

Arka planda bir de enerjiyi verimli taşımak gerekir. Bu tarafta da biz; binaların ihtiyaçları olan kütle ısıyı tek bir merkezde üretip, bunu verimli bir şekilde binalara taşıyıp, tekrar geri dönüşünde de mümkün olduğunca fazla enerjiyi binalara bırakıp, dönüş suyu sıcaklığını minimumda tutup, sistemleri optimize edip, pompa yükünü düşürüp, enerji kayıplarını azaltıp, başarılı sistemler kurmayı hedefliyoruz.

Soma’daki ısı teshin merkezinde ağırlıklı olarak kömür kazanları kullanılıyordu. Aslında burası güzel bir örnek. Çünkü Soma’da kömür madenleri var ve maliyeti düşük bir yakıt olan kömüre rağmen insanları bir şekilde ikna edip doğalgaza ve hatta bölgesel ısıtmaya geçirebilmek büyük bir başarı. Tabi ki bu başarının da nedenleri var. Öncelikle kullandığınız yakıt kaynağınızın yarattığı sorunlar var ki bunların başında bu yakıt yandığında şehrinize büyük bir kirlilik getiriyor. Ayrıca her seferinde o kömürü binanıza taşıyorsunuz. Binanızdaki kömür kazanlarını kontrol edecek birisini barındırıyorsunuz veya siz kendiniz uğraşıyorsunuz. İşte tam bu sırada belediye gelip size kömür kazanınızı küçük kompakt bir kazanla değiştirmeyi öneriyor. Daha az işletme maliyeti ve sıfır kirlilik önerisinde bulunuyor.

Dönüşüm maliyetini hesaplarsak; yıllık olarak konut için 1500 metreküp doğalgaz harcadığınızı varsayalım. Kütahya için doğalgaz birim fiyatı 1.23 TL/m3 olarak hesaplarsak yıllık yaklaşık 1.900 TL gideriniz var. Birisi gelip size “1.900 TL yerine 500 TL ödeyeceksiniz, yıllık kazancınız 1400 TL olacak” diyor. Bu sisteme geçtiğinizde size 2 senede yatırım maliyetinizi amorti etmeyi vaat ediyor.

Halk bu bedellere ve fırsatlara baktığı zaman bir anda inanılmaz bir taleple bizlere geldi. Belediye de bu talebin bu kadar büyük olacağını beklemiyordu. Çünkü şehir engebeli bir yapıya sahip, doğalgaz altyapı çalışmaları da zaten bitmiş durumda olduğu için gelen bu yoğun talebi karşılamak çok zordu. Neyse ki ana yapı ilk aşamada gelen yükleri karşılayacak kapasitedeydi. Daha sonra büyütmeye gidildi. 2. kısım ısı teshin merkezi için daha büyük, daha modern bir yapı kurgulandı. Ana ısı kaynağı olan kömürle çalışan enerji üretim santralinde de ciddi bir imalat büyüklüğüne gidildi. Talep büyüyünce belediye altyapı çalışmalarını, biz de yeni cihazları yetiştirememeye başladık. Sonra iş düzene girdi. Daha planlı gitmemiz gerektiğini fark ettik.

Altyapılar şehrin ihtiyacını karşılayabilecek şekilde sağlandı. Şu an bazı binalarda cihaz olmasa bile bina girişlerine altyapı taşınmış birçok alan var. Tabi belediyenin bunun için bir finansman kaynağına ihtiyacı var. Belediyenin kendi tarafında yatırımının geri ödemesi 4-6 yılı buluyor. Dolayısıyla belediyenin de ciddi bir kaynağa ihtiyacı oluyor. Soma’da kömür madenleri olması sebebi ile eski ama çok büyük bir kömür santrali var. Bu santral buhar çevrimi ile elektrik üretimi yapıyor. Bu santral son buhar çevriminde atık ısıyı bir baca ile soğutarak buharın yoğuşmasını sağlıyordu. Biz buradaki baca atık ısısını alıyoruz, herhangi bir ek eşanjör grubu da kullanmayıp doğrudan ısı teshin merkezine ve buradan da büyük bir pompa grubu ile tüm şehre dağıtıyoruz.

Şu an sistemin tasarım sıcaklığı 110 0C gidiş, 50 0C dönüş. Bu tip sistemlerde delta t’yi ne kadar çok açarsanız, boru çapı imalatlarınızı o kadar küçültür ve pompa debilerini de o kadar düşürürsünüz. Bu çok büyük bir işletmesel avantaj sağlar. Bahsettiğimiz Soma örneğinde 600 m3/saat'lik ve 16 barlık 5 tane pompa var. Şu anki pompa verilerine baktığımız zaman her bir motor 400 kW yük çekecek kapasitede olup, şu an bu motorlar yaklaşık 200 kW ile çalışıyor, yani bir bu kadar daha alanı ısıtabilecek kapasiteye sahip.

Bizim kullandığımız bina altı istasyonlarımızın çok büyük bir avantajı var, hidronik balanslamayı da yapıyor. Büyük bir bölgesel ısıtma sistemi dediğiniz zaman suyla çalışan büyük bir mekanik tesisat sisteminden bahsediyorsunuz. Bu sistemin hidronik balanslamasını da sağlıyor olmak çok önemli. Bizim bina tarafındaki ve bölgesel ısıtmadaki tecrübemiz hidronik sistemin kontrolünün sağlanması alanında olduğu için burada çok büyük avantajlarımız var.

Bir bina altı istasyonunun içinde ekipmanları tutan cihazın ana konstrüksiyonu, giriş tarafında kontrolü sağlayabilecek motorlu ve basınçtan bağımsız çalışabilen vanalar, vana gövdeleri ve motorlar, eşanjör grubu ürün gruplarının bulunduğu primer grup ekipmanları var. Sekonder tarafta sensör gruplarının, gidiş kolektör gruplarının, pompa gruplarının yer aldığı ikincil devrenin yine aynı konstrüksüyon üzerine oturtulduğu ve bütün bunların, sensör, motor ve kalorimetre gruplarının bağlandığı primer ve sekonder ana kontrolörü var.

Bu ana kontrolör şunu sağlıyor; tek bir noktada bütün dışa bakan kompanizasyonu, mevsimsel farkları iç oda sıcaklıklarına bağlı olarak, gidiş suyu sıcaklıklarını ve gerekirse geri dönüş suyu sıcaklıklarını ayarlayabilecek bir altyapıda sunuyor. Bu aslında bir kazan ekipmanının, primer ve sekonder devre tarafındaki ekipmanlarının da birlikte kontrol edildiği bir uygulamaya denk. Profesyonel bir kazan uygulamasında ne yapıyorsanız bina altı istasyonunda da bunu yapıyorsunuz. Tek farkı brülör yok, onun yerine ana ısı kaynağımız su.

Bizim burada sağladığımız bir avantaj daha var. Öyle bir yapı düşünün ki dairelerinizde kalorimetreleriniz var. O kalorimetre gruplarını da bina altı istasyonunda topluyorsunuz. Gerekirse bazı noktalarda oda sıcaklığını alabiliyorsunuz. Dışarıya koyduğunuz dış hava sıcaklık sensörümüz var. içeride gidiş ve dönüş tarafında çoklu sensör gruplarımız var. Bu bahsettiğim noktaların hepsini tek bir merkezden ana bir bilgisayar sisteminden kontrol edebiliyorsunuz. Aynı zamanda tüketicilerin tüketim miktarlarını tek bir bilgisayardan toplayıp, faturalandırıp, kullanıcılara gönderebiliyorsunuz.

Bina altı istasyonlarında kalorimetrelerle birlikte bunların hepsini birbiri ile haberleştiriyoruz, Kullanıcılardan gelen şikâyetleri çözmede, onların ne kadar yük tükettiği, giriş ve dönüş sıcaklıklarının ne olduğu gibi verileri sistemden tek noktadan bakarak, çözüm için kullanabiliyoruz. Bölgesel ısıtma sistemlerinin kurulu olduğu bölgelerde son kullanıcıya su veya doğalgaz gönderen bir kurum haline geliyorsunuz. Dolayısıyla müşteri hizmetleri departmanınızın da bu alanda güçlü olması lazım. Kullanıcıların ihtiyaçlarına anlık cevap verebilmeniz, sürekli istasyonları gözlemlemeniz, izlenen istasyonlarda herhangi bir ihtiyaç varsa oraya ekipleri yönlendirebilmeyi sağlayacak otomasyon altyapısına sahip olmanız lazım ve biz bunların hepsine sahibiz. Otomasyon ve yazılım tarafında firmamızın ciddi bir tecrübesi olduğuna inanıyoruz.

Artık bölgesel ısıtma sistemleri; belediyeler ve/veya belediyelerin yönlendirmesi ile kurulmuş özelleştirilmiş şirketler tarafından yönetiliyor. Afyon jeotermal, İzmir jeotermal çok güzel yönetilen, ciddi vergi rekortmeni şirketlerdir. Bu anlamda baktığınız zaman, milli kaynaklarımızı dışa aktarmıyoruz, kendi içimizde kullanıyoruz. Ayrıca son kullanıcının cebinden çıkan, bir anlamda dışarıya verilen parayı yeniden kullanıcının cebinde bırakıyoruz ki bunun da ekonomiye katkısını ayrıca düşünmek lazım. Çok ciddi kaynakları olan bir ülkeyiz ama bu kaynakları enerjiye transfer etmekte zorlanan bir ülkeyiz. Bu da ciddi bir mühendisliği, doğru planlamayı gerektiriyor. Buna ağırlık verdiğimiz sürece bu endüstri ülkemizde çok hızlı bir şekilde gelişecek ve çevre ülkelere malzeme tedariki yapan bir ülke konumuna geleceğiz. 


 


İlginizi çekebilir...

"Mini YEKA'lar Güneş Pazarını Canlandırır"

IBC Solar Türkiye CEO'su Hakan Daltaban ile Türkiye'deki güneş enerjisi pazarını ve IBC Solar Türkiye'nin faaliyetlerini konuştuk. Türkiy...
17 Eylül 2018 Pazartesi / 14:53

'DWPA ile Türkiye Rüzgar Pazarında Bir İlk'

Türkiye rüzgar enerjisi alanında son yıllarda önemli ilerleme kaydetti. Türbinler ise çoğu Avrupa merkezli üreticiler tarafından tedarik ediliyor....
19 Temmuz 2018 Perşembe / 10:51

'Solar Kiremit ile Çatılarda Devrim Yapacağız'

Uzun yıllar çatı sektöründe faaliyet gösteren ve EDS Solar ile Türkiye'de enerji sektörüne adım atan Gül Çatı Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Temi...
19 Temmuz 2018 Perşembe / 10:26